Basın Açıklamaları

Türkiye-İsrail Anlaşması İçerdiği Tuzaklı Hükümleriyle Kabul Edilebilir Değildir

MAZLUMDER Dış İlişkiler Komitesi, Türkiye-İsrail anlaşması üzerine bir açıklama yayınlayarak rahatsızlığını ifade etti.

İsrail'in Akdeniz'in uluslararası sularında Mavi Marmara ve beraberindeki yardım filosuna dönük korsanlığı ve katliamından sonrası Türkiye ile kopan ilişkilerinin düzetilmesi için ABD arabuluculuğuyla yürütülen süreç 6 yıl aradan sonra beklenen barış(!) ile sonuçlandı. 

Türkiye bu süreçte barış için üç şart ileri sürmüştü, özür, tazminat ve Gazze ablukasının kaldırılması.

1- Özür şartının, Obama'nın 3 yıl önce İsrail'i ziyareti sırasında, o günlerde başbakan olan Erdoğan'ı kendi telefonundan arayarak İsrail başbakanı Natenyahu ile görüştürmesi sırasında sözlü olarak yerine getirildiği bildirildi. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığı, o günlerde konuyu kamuya duyururken, İsrail tarafının tazminat ve adem-i mesuliyeti karşılığında özür konusunun çözüldüğünü resmi sitesinde açıkladı. MAZLUMDER'in o gün ısrarlı sorularına karşın adem-i mesuliyetin mahiyet ve kapsamı açıklanmadığı gibi halen de tatmin edici bir cevap verilmiş değildir.

2- Tazminat, sadece hayatını kaybedenlerin yakınlarına değil aynı zamanda yaralananlara, uzuv kaybedenlere, kısa bir süre de olsa hürriyeti kısıtlananlara, gemilerdeki hasara ve mal kaybında bulunan yolculara da mutlaka tatmin edici miktarda ödenmelidir. 

3- Abluka konusunun ise, Gazze'nin ihtiyaç duyduğu malzemelerin Türkiye tarafından İsrail'in Aşdot limanı üzerinden Gazze'ye sevki ile halledildiği ifade edildi. Bu haliyle sevkiyatın Gazze'deki zor yaşam şartlarını bir az olsun hafifleteceği açık olmasına rağmen, Filistin devletinin resmen bir parçası olan Gazze'ye yardımın İsrail üzerinden yapılmasının kabulü Filistin'in egemenlik haklarının ihlali demek olduğu kadar fiili bir durum olan ablukanın da resmi bir durum olan ambargo olarak Türkiye tarafından tanınması anlamına gelmektedir. Yapılması gereken, Gazze limanının ve havaalanın onarılması ve yardımların doğrudan Filistin yönetimine tesliminin sağlanmasıdır. İsrailli failler için ceza yargılamasının düşürülecek olması ve bunun bir uluslararası anlaşma formatına getirilerek TBMM'den geçirilecek olması ise Anayasa 90. maddeye açıkça aykırılık arz etmektedir.

Yukarıda tek tek saydığımız sakıncalar açısından İsrail ile varılan anlaşma meşruiyeti olmayan bir anlaşmadır ve TBMM'de reddedilmelidir. İsrail’in OECD üyeliği ve NATO karargahında daimi ofis açma talebine dönük yıllardır süren Türkiye vetosunun son yıllarda tek tek kaldırılarak İşgalciye sağlanan kritik destekler zinciri ile düşünüldüğünde varılan son anlaşmanın bölgede işgalin ve İsrail merkezli katliamların kalıcılaşması açısından tarihi bir vebal olduğu açıkça ortadadır. 

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

MAZLUMDER Dış İlişkiler Komitesi