Erzurum Aziziye 2 Nolu Ceza İnfaz Kurumu'nda;
- Türkçe dışında bir dil konuşulmasının yasaklandığı,
- Durumun şikayet edildiği kurum savcılığının şikayeti önemsemediği ve başsavcılıkla görüşme talebinin reddedildiği,
- CTE Genel Müdürlüğüne ve CİMER’e yazılan yazılara ise dönüş yapılmadığı,
- Bir mahkuma sırf Kürtçe konuşması sebebiyle disiplin cezası verildiğine yönelik iddialar derneğimize ulaşmıştır.
Cezaevleri, devletin gözetimi altındaki alanlardır ve burada hukukun yerine kişisel görüşlerin hâkim olması kabul edilemez. Bir mahpusun veya personelin anadilinde konuşması, hiçbir güvenlik gerekçesiyle topyekûn yasaklanamaz. Söz konusu iddialar, Anayasal hakların ve insan onurunun açık ihlali niteliğindedir.
MAZLUMDER olarak iddialar ile ilgili idari ve adli tahkikat yürütülmesi ve neticesi hakkında kamuoyunun bilgilendirilmesi için Adalet Bakanlığı ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünden talepte bulunulmuştur.
Başvuru metnimiz:
T.C Adalet Bakanlığı
Ceza Ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü
Erzurum Aziziye 2 Nolu Ceza İnfaz Kurumu müdürünün kurum personeli ile yaptığı toplantılarda Türkçe dili dışında bir dil konuşulmasını yasakladığı, personelin böyle bir yasak konulamayacağına yönelik itirazlarına ise sert karşılık verdiği, bu durumun şikayet edildiği kurum savcılığının şikayeti önemsemediği, başsavcılıkla görüşme talebinin reddedildiği, CTE Genel Müdürlüğüne ve CİMER’e yazılan yazılara ise dönüş yapılmadığı, müdürlüğün yasağına itiraz eden personele karşı tepkisel bakışların olduğu, zarar görme endişesi nedeniyle birtakım personelin dışarı çıkarken kaygılandığı, kurum müdürünün şikayetiyle bazı personele yönelik başlatılan soruşturmalarda tahkikat görevlilerinin taraflı davrandığı, bir mahkuma sırf Kürtçe konuşması sebebiyle disiplin cezası verildiğine yönelik iddialar derneğimize ulaşmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve taraf olunan uluslararası sözleşmeler, hiç kimsenin dili, ırkı veya etnik kökeni nedeniyle ayrımcılığa maruz bırakılamayacağını kural altına almaktadır. Cezaevleri, devletin gözetimi altındaki alanlardır ve burada hukukun yerine kişisel görüşlerin hakim olması kabul edilemez. Bir mahpusun veya personelin anadilinde konuşması, hiçbir güvenlik gerekçesiyle topyekûn yasaklanamaz. Söz konusu iddialar, yalnızca bir yönetim zafiyeti değil, aynı zamanda Anayasal hakların ve insan onurunun açık ihlali niteliğindedir.
MAZLUMDER olarak:
İddialar ile ilgili idari ve adli tahkikat yürütülmesini ve neticesi hakkında kamuoyunun ve tarafımızın bilgilendirilmesini talep ederiz.