Gazze'nin siyonistler tarafından işgal edilmesinin yıldönümünde bölgeye gönderilen İHH yardım konvoyunun bölgeye sokulmaması ile ilgili olarak İsrail zülmü ve Mısır'ın izlediği barbar politikalar, aralarında MAZLUMDER Bursa Şubesininde yer aldığı Bursa Filistinle Dayanışma Platformu üyeleri tarafından protesto edildi. Gazze konvoyuyla yapılan canlı bağlantının dikkat çektiği protestoda, platform adına açıklamayı İHH Bursa Şube Başkanı Hüseyin Kaptan yaptı. Gazze cıhadı ve Gazzeye gönderilen konvoy için yapılan dua sonrasında Gazzeye Bursa'dan yola çıkacak olan yardım heyeti tanıtıldı. katılımın yüksek olduğu gözlenen eylem olaysız sona erdi.
Gazze'deki Siyonist katliamın yıldönümünde, Türkiye'nin birçok yerinde olduğu gibi Bursa'da da meydandayız.
Bilindiği üzere İsrail 2008 kışında Gazze'de insanlık dışı vahşi bir abluka hareketi başlatmış; kitle imha silahlarıyla çoluk çocuk, genç yaşlı demeden Filistinli kardeşlerimizi katletmişti. Siyonist çete geleneği olan bu zulüm, yüzyılın başından beri devam etmekte ve o tarihlerden bu yana mazlum Filistin halkı, küresel emperyalizmin zulmüne maruz kalmaktadır.
Batı emperyalizminin ileri karakolu olan İsrail 'in sığındığı küresel terör devleti olan ABD'nin Afganistan ve Irak işgalinde olduğu gibi Filistin işgalinden de sorumlu olduğu muhakkaktır. Dünyadaki sömürü mekanizmasını sürdürmek isteyen emperyalist güçlerin Filistin işgaline devamlılık kazandırmak istedikleri çok iyi bilinmektedir. Aynı zamanda AB güçlerinin de bu işgali meşru gören, insan hakları açısından hiçbir değer ifade etmediğini gösteren kararları, Müslüman dünya tarafından dikkatle gözlemlenmektedir.
Bununla birlikte asıl üzerinde düşünülmesi gereken husus Müslüman dünyanın yöneticilerinin gösterdikleri işbirlikçi tutumdur. Bu işbirlikçi yöneticilerin en azılısı olan Hüsnü Mübarek'in, İHH önderliğinde İngiltere'den başlayarak Gazze'ye gönderilmek üzere yola çıkartılan gıda ve ilaç konvoyunu bugün itibariyle Gazze'ye sokmaması, söylediklerimizin en büyük göstergesi ve ispatıdır. Bir başka çarpıcı örnek de Filistin devlet başkanı Mahmut Abbas'ın Gazze saldırılarını kınayan birleşmiş milletler kararını engelliyor olmasıdır. Ayrıca Suudi ve Ürdün zalim yönetimlerinin, ABD önderliğinde, mazlum ve mahzun yemen halkına aylardır sürdürdüğü saldırılar da bu tür işbirlikçiliklere gösterilmesi gereken son örnektir.
Türkiye Başbakanın gerek bugün takındığı tutum ve gerekse Konya'daki İsrail askeri uçaklarının eğitim uçuşlarının durdurma kararı olumlu bir özellik taşısa da bu tutumun sürdürülebilmesi açısından Siyonist elçiliğin kapatılması, ekonomik ve askeri anlaşmaların iptal edilmesi gibi hususlar, bu coğrafyadaki Müslümanların en temel taleplerindendir.
Bütün imkânsızlıklara rağmen, Gazze'deki direniş, gerek saldırıların olduğu dönemde; gerekse şu anda ambargolara rağmen, onurlu Müslümanlar tarafından sürdürülmektedir. Özellikle Mescid-i Aksa'nın korunması ve buna bağlı olarak işgalin kırılması için; başta Hamas ve İslami Cihad olmak üzere bu direnişi sürdüren kardeşlerimizle beraber, tüm yeryüzünde zalimlere karşı direnen tüm direnişçileri buradan selamlıyor, bütün gücümüzle onların yanında olduğumuzu haykırıyoruz.
Biz Bursalı Müslümanlar olarak diyoruz ki Filistin işgali bitene, Siyonist İsrail bu coğrafyadan silinene kadar Filistin halkının yanında olmaya devam edeceğiz. Biz biliyoruz ki Filistin'in ve Filistin halkının kurtuluşu; ABD emperyalizminin sonu ve tüm dünyada zulmün ortadan kalkması demektir. Bunu gerçekleştirecek olanlar; direniş onurunu yüklenmiş Müslümanlardır. Zafer de ancak direnenlerindir.
"Şüphesiz ki Allah kendi yolunda, tuğlaları birbirine kenetlenmiş binalar gibi saf halinde savaşanları sever.(SAFF/4)"
Bursa Filistin'le Dayanışma Platformu