Basın Açıklamaları

SIVIL DÜŞÜNCEYE BASKI KABUL EDILEMEZ

Türk Silahlı kuvvetlerine karşı Psikolojik bir hareket yürütüldüğünden bahisle, TSK’nın görev ve sorumluluklarını yerine getirme kararlılığını, sivilleri muhatap alarak “tehdit tonuyla” hatırlatması oldukça manidardır.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ Trabzon’da Deniz kuvvetlerine ait bir savaş gemisinde yaptığı basın açıklamasında;

Türk Silahlı kuvvetlerine karşı Psikolojik bir hareket yürütüldüğünden bahisle, TSK’nın görev ve sorumluluklarını yerine getirme kararlılığını, sivilleri muhatap alarak “tehdit tonuyla” hatırlatması oldukça manidardır.

Genelkurmay Başkanı, elinde silah bulunan bir gücün başındadır ve bu güç adına konuştuğunu söylemektedir. Dolayısıyla beyanlarının salt “düşünce açıklaması” kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu beyanlar, halkı ve halkın seçtikleri idarecileri yine halkın askerleri ile hizaya getirme çağrıştıran beyanlardır

Tüm Türkiye’nin şaşkınlık içerisinde seyrettiği son dönem gelişmeler ve özellikle de Deniz kuvvetleri içindeki bir cunta tarafından hazırlandığı kesinleşen “Kafes Eylem Planı”nı görmezden gelen bir üslupla yapılan bu açıklama, hem hukuk dışı hem de sivil alana açık bir müdahaledir.

Hak ve özgürlüklerin var olduğundan bahsedilen devletlerde, Silahlı Kuvvetlerin sivil alanla ilgili kamuoyuna açıklama yapması hukuk dışıdır. Askeri vesayeti besleyen “tehdit tonlu” açıklamalar yapılmamalıdır. Silahlı kuvvetlerin, akademisyenlerin ve basın mensuplarının en genel ifadeyle sivillerin, neyi düşünüp neyi düşünmemesi gerektiği konusu ve bu konuda bir savaş gemisinde yol gösterici ve sert bir üslupla uyarılarda bulunması, düşünce ve ifade özgürlüğü ile basın özgürlüğüne müdahaledir.

Türkiye’deki modern ve post modern askeri darbelerin, sivillere muhtıraların, askeri harcamaların, JİTEM ve psikolojik harp dairesi faaliyetlerinin, Dağlıca, 33 asker ve diğer olaylardaki kusurların, kafes eylem planı, millete komplo planları, Lahikaların, yer altından çıkan silahların, suikast planları ve diğer onlarca hukuk dışı faaliyetlerin hesaplarının verilmesi gerekir.

Kâğıt parçası” ve “Boru” gibi hafife alan beyanlar ve suç işlediği gerekçesiyle tutuklu yargılanan personelin açığa alınmaması hatta ordudan uzaklaştırılmayıp üst rütbelere terfi ettirilmeleri ile Genel Kurmay Başkanının özellikle seçtiğini belirttiği savaş firkateyninde yaptığı açıklama birlikte düşünülürse, TSK mensuplarının işlediği iddia edilen suçlarla ilgili etkin bir soruşturmadan bahsedilemeyeceği açıktır.

25 yılda ölen onca vatan evladına, harcandığı iddia edilen 300 milyar dolara rağmen bitirilemeyen bu savaşın sebep ve Saiklerinde değil, bu sebep ve Saikleri ortaya koymaya çalışan “sivil” ve “ortak akıl”ın üzerine yapılan bu tehdit tonlu açıklamalar kabul edilemez.

Türkiye Cumhuriyeti Silahlı kuvvetleri kutsal olmayıp, mensuplarının da suçtan azade olabileceği söylenemez. Hesap verebilir ve şeffaf olmayan yapılar elbette ki eleştiriye açık olmalıdır. TSK mensuplarının işlediği iddia edilen suçlarla ilgili etkin soruşturma ve faillerin yargılanarak cezalandırılmaları gerekir. Hiç birimizin kaybedilen seneler, tüketilen birikimler ve sönen hayatlarla, söndürülen ocakları görmezden gelmek gibi bir lüksü olamaz. Bedel, ortak ödeniyorsa, sorunların çözümü için geliştirilen tekniklerde birlikte düşünülmelidir. Bölge vurgusu yaparak ayrımcılık yapmak ve Türkiye’nin tamamına yayılmış etnik farklılıkların “kardeşçe yaşam”ını görmezden gelmek doğru değildir.

Kim olursa olsun zalime karşı ve mazlumdan yana” ilkesini benimseyen “Mazlumder”, düşünce açıklamanın bir insan hakkı olduğunu bilir ve düşünce özgürlüğünü savunur. Ama düşünce özgürlüğü olarak nitelendirilemeyecek, hukuku dikkate almayan, tehdit çağrıştıran açıklamaların da karşısında olmayı bir görev bilir.

Hesap verebilirliğin ve şeffaflığın oluşmadığı durumlarda, hesap soranların varlığı hem gerekli hem de ahlaki bir zorunluluktur. Bu sebeple de toplumsal kalitenin artması adına hesap soran sivillerin tehdit değil takdir edilmesi gerekmektedir.


insan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği