SEÇİM SÜRECİ VE SONRASINDA KAMUOYUNU SAĞDUYUYA VE YETKİLİLERİ DE SORUMLULUKLARINI YERİNE GETİRMEYE DAVET EDİYORUZ!
Bilindiği gibi; seçim sürecinde birçoğu HDP'ye olmak üzere AK Parti, CHP, HÜDAPAR ve MHP’ye 200'den fazla saldırının gerçekleştirildiği; bu saldırılarda silahların kullanıldığı ve bombaların patlatıldığı, çok sayıda kişinin yaralandığı veya hayatını kaybettiği gözlenmiştir. Özellikle, yaralanma, yakma ve can kayıplarının da yaşandığı Erzurum ve Diyarbakır olaylarının organize halde ve seçimi sabote etmeye yönelik saldırılar olduğu tarafımızdan değerlendirilmektedir.
Aynı şekilde bu süreçte MAZLUMDER olarak aşağıda yer alan olayların da yaşandığını müşahede ettik.
Bunlar:
-Mersin, Adana, Samsun, İstanbul ve benzeri illerde yaşanan bombalama ve linç hadiseleri.
- 29 Mayısta, Şırnak İli İdil İlçesi Xanike/Kozluca Köyünde HDP ve HÜDAPAR mensupları arasında yaşanan siyasi gerilim neticesinde, 2 HÜDAPAR mensubunun öldürülmesi ve bazı HDP mensuplarının yaralanması.
- 31 Mayısta, Urfa Bağımsız milletvekili adayı İbrahim Halil Göğüş elleri ve ayakları kelepçeli ve gözleri bağlı yaralı halde terk edilmiş bir biçimde bulunması.
- 03 Haziranda, Bingöl ili Karlıova ilçesinde HDP’ye ait seçim aracının silahlı saldırıya uğraması ve araç şoförünün hunharca katledilmesi.
- 04 Haziranda, HDP'nin Erzurum mitinginde, minibüs şoförünün darp edilmesi, aracının ateşe verilmesi, yanan aracın içerisine şoförün atılması ve diri diri yakılmak istenmesi, görevlilerden bazılarının olaya duyarsız kalmasının basına yansıması. Yine Erzurum mitingi öncesi meydana gelen olaylarda 17 civarında kişinin yaralanması.
- 5 Haziran 2015 tarihinde HDP’nin Diyarbakır mitingi esnasında patlamaların meydana gelmesi, ölüm ve yaralanmaların yaşanması.
Diyarbakır’daki olayda bombaların patlamasını takiben yaşanılan panikle birlikte güvenlik görevlilerinin, rastgele gaz sıkması üzücü bulunmuştur.
Bütün bu hadiseler, seçim gününe dair toplumda artan bir endişenin oluşmasına sebep olmuştur. Toplumda, barışı ve tahammül kültürünü yerleştirmek tüm siyasal aktörlerin ortak sorumluluğunu gerektirir.
Özellikle bu gergin havayı dağıtmak, sağduyuya çağırmak ve olası provokasyonları önlemek siyasal iktidarın asli görevidir.
Toplumdaki her bir bireyi, partiyi ve kurumu, benzer olayların yaşanmaması için; toplumu gerecek, kutuplaştıracak söylem ve eylemlerden uzak durmaya ve siyaseti medeni bir zeminde icra etmeye davet ediyoruz.
MAZLUMDER olarak:
- Siyasi tercihleri ve faaliyetleri ne olursa olsun kişilerin yaşam hakları kutsaldır. Bu hakların ihlal edilmesine yönelik yapılan saldırıları ve bu saldırıları gerçekleştiren failleri kınıyoruz.
Sonuç olarak, bu elim olayların yaşanmaması için adli ve idari makamları sözü edilen olayların faillerini ortaya çıkarmakla birlikte, olaylarda kastı bulunan, kusuru olan ve hatta ihmali sözkonusu olanların en kısa zamanda etkin bir şekilde soruşturularak, yargı önüne çıkarılmalarını talep ediyoruz.
Bu vesileyle Diyarbakır’daki patlamada ve daha önceki olaylarda hayatını yitirenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır ve yaralılara acil şifa diliyoruz.
Van MAZLUMDER şubesi adına
Yakup Aslan