BASIN AÇIKLAMASI
ÖZGÜR EĞİTİME ENGEL TEVHİDİ TEDRİSAT KANUNU KALDIRILMALIDIR
Yeni bir eğitim - öğretim yılı başladı. Ama eğitim sistemi açısından yeni bir dönem hâlâ açılabilmiş değil. Aradan geçen onlarca yıla rağmen 1924-1925 arası her yıl tekrarlanıyor.
Türkiye Cumhuriyetinde kurulduğu günden bu yana geçen zaman zarfında çok şey değişti, fakat eğitim sistemine şeklini veren ruh hep aynı kaldı. Öyle ki bu ruh, değiştirilmesi teklif dahi edilmesin diye “devrim kanunu” kılıfı altında 1982 darbe anayasasında koruma altına alındı.
Ama özgür bireyler, özgür zihinler için özgür eğitim zorunluluktur. Özgür eğitimin gerçekleşebilmesi için “Tevhid-i Tedrisat Kanunu” kaldırılmalıdır.
Bu kanun, ülkedeki toplumsal, kültürel ve dini farklılıkları, eğitim sisteminde yok saymaktadır. Devlet, eğitimi zorunlu tutmakta, bu yolla toplum mühendisliği yapma hakkını kendinde görebilmektedir.
Cumhuriyet kurulduğu günden bugüne aktörler değişse de, eğitim sistemine biçilen bu rol hiç değişmemiştir. Başta öğretim programları ve ders kitapları olmak üzere, tüm faaliyetlerin genel amacı, her bireyi devletin küçük bir prototipine dönüştürmek olmuştur. Böylece tüm toplum, adeta tek tip bir zihniyete büründürülmek istenmiştir.
Bu anlayış artık değişmelidir. Mevcut eğitim sistemi, toplumun gerisinde kalmıştır. Toplumun, ailelerin, bireylerin, çocukların ihtiyaçlarını karşılamaktan uzaktır.
İlkeleri ve değerleri merkeze alan yeni bir eğitim sisteminin inşası kaçınılmazdır. Bunun içinde, yasakçı, inkârcı, ayrımcı ve ötekileştirici temeller üzerine kurulmuş mevcut eğitim anlayışı değişmeli, bu anlayışın yasal dayanağını oluşturan “Tevhid-i Tedrisat Kanunu” ve aynı içerikteki eğitimi şekillendiren tüm temel kanunlar kaldırılmalıdır.
Bu vesile ile,
-Zorunlu eğitim anlayışından vazgeçilmeli, hiç kimse gönüllülük esasına dayalı olması gereken eğitim gibi bir sürece devlet eliyle zorlanmamalıdır.
-Millî Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda, ortaokul ve lise öğrencilerinin kılık ve kıyafetlerini düzenleyen yönetmeliğe göre başörtüsü hâlâ yasaktır. Yönetmeliğin kılık ve kıyafet sınırlamalarıyla ilgili dördüncü maddesinde yer alan “başı açık” ibaresi yönetmelikten derhal çıkarılmalıdır.
-Devlet ya da özel ayrımına gidilmeksizin, anadilde eğitim hakkı tanınmalıdır.
-Öğretim programlarından ve ders kitaplarından insan haklarına aykırı içerikler çıkarılmalı, seçmeli dersler arasında zorunlu tercihler yaptırılması uygulamasından vazgeçilmelidir.
-Öğretmenler ve öğrenciler, resmi bayramlara, törenlere, kutlamalara ve programlara katılmak zorunda tutulmamalı, Bu etkinliklere katılmamayı disiplin suçu sayan yönetmelikler kaldırılmalıdır.
MAZLUMDER, özgür zihinler, özgür bireyler ve özgür toplum için tek tipleştirici eğitim sistemine hayır derken, eğitimde yeni bir dönemin gerçekten başlamasını temenni etmekte, bunun için eğitim sendikalarını, sivil toplum örgütlerini, öğretmenleri, öğrencileri, velileri ve tüm duyarlı insanları birlikte mücadele etmeye davet etmektedir.
Derviş ARGUN
MAZLUMDER Konya Şube Başkanı