
MAZLUMDER İstanbul Şubesi Kırklareli’nde bulunan “Gaziosmanpaşa Yabancı Kabul Ve Barındırma Merkezi”nde 18 Eylül 2009 tarihinde çıkan yangın sonrası yaşananlar ile ilgili aşağıdaki açıklamayı yapmıştır.
MÜLTECİLERE İNSANCA MUAMELE EDİLMELİDİR!
Kırklareli’nin Kavaklı beldesinde bulunan “Gaziosmanpaşa Yabancı Kabul Ve Barındırma Merkezi”nde 18 Eylül 2009 tarihinde çıkan yangın sonrası yaşanlar, Türkiye’de mültecilere olan yaklaşımın bir kez daha sorgulanması gerektiğini ortaya koymaktadır.
Geçen yıl, kampta yaşanan olay sonucu isyan çıkmış ve bir mülteci hayatını kaybetmiş, MAZLUMDER olarak olayları yerinde inceleyip 01 Temmuz 2008’de sorunlara yönelik çözüm önerileri içeren bir rapor yayınlamıştık.
( Rapor İçin Tıklayın )
Fakat yayınlanan rapor üzerinden çok geçmeden, 5 Eylül 2008 tarihinde kampta ölüm orucuna başlayan mültecilerin olduğu haberi alınmıştır. MAZLUMDER İstanbul Şube Hukuki Yardım Merkezi olarak, tekrar Kampa gidilmiş, mülteciler dinlenerek daha kapsamlı bir rapor hazırlanıp kamuoyuyla paylaşılmıştır.
( Rapor İçin Tıklayın )
Olay günü (18 Eylül 2009) MAZLUMDER’i telefonla arayarak bilgi veren mültecilerin anlatımlarına göre;
Saat 15:00 sularında bir odada yangın çıkmış, bunun üzerine kampta tutulan yaklaşık 200 kişi dışarıda bir araya getirilmiştir.
Olay yerine, itfaiye ve ambulanstan önce çevik kuvvet polisi çağrılmış, yangın söndürüldükten sonra, polis mültecilerin odasına dönmelerine izin vermemiş, tüm odalar aranmıştır. Yangından etkilenen 2 kişinin tedavisi ambulansta yapılmış, Saat 21:00 sularında kadar mülteciler sayım ve arama gerekçesiyle dışarıda soğukta bekletilmişlerdir. Odasına giden bazı mülteciler, arama sonrası eşyaların zarar gördüğünü belirterek polis memurlarına itiraz etmişlerdir. Bunun üzerine, polis memurları itiraz edenlere karşı döverek ve biber gazı kullanılarak şiddet uygulanmıştır. Aralarında hamile bir kadın ve 15 yaşında erkek bir çocuğun da bulunduğu 5 kişi feci şekilde dövülmüşlerdir. Yaralıların tedavisi olay yerine gelen ambulansta yapılmıştır.
Göçmen ve mülteciler, önümüzdeki birkaç günde, çoğu kişinin zorla sınır dışı edileceği endişesini taşımaktadır. Olaylardan sonra kampı aramamız sonucu, bilgi verilemeyeceği ifade edilmiştir.
Kampta daha önce farklı tarihlerde değişik sorunlar, isyan ve ölüm orucu olayları yaşanmıştır. Temel sorun, mülteci ve yabancıların insan yerine konulmamasıdır. Özellikle, Birleşmiş Milletlere Mülteciler Yüksek Komiserliğinde kayıtlı olan ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde davası devam eden mültecilerin üçüncü bir ülkeye yerleştirilmelerine ve çıkış yapmalarına izin verilmemesi ve serbest ikamet hakkı verilmemesi ve kampta hukuka aykırı olarak gözaltında tutulmaları en önemli sorundur. Kamptaki temizlik ve sağlık ile yemek durumu da sürekli yaşanan sorunlardır. Bu temel insani sorunların giderilmemesi halinde sıkıntıların devam edeceği kuşkusuzdur.
Yapılması gereken öncelikle göçmen ve mültecilere, insanca muamele etmek, insan yerine koymak, ilgili Türk Hukuku ve Uluslararası Hukuk yükümlülüklerini yerine getirmektir. Özellikle kanunsuz biçimde aylarca ve yıllarca, polis nezaretinde tutma hukuksuzluğuna son verilmelidir. Gözaltında tutulan mülteciler devletin emanetindedirler. Bu nedenle meydana gelecek her türlü sorunun birinci derece sorumlusu devlet olacaktır.
Mevcut durum, mültecilere yönelik uygulamalarda, hem insani, hem de hukuki açıdan geriye gidişin fotoğrafıdır.
MAZLUMDER olarak, zulümden kaçan insanların, suçlu sayılarak polis nezaretinde tutulması uygulamasına ve insanlık dışı ve onur kırıcı muamelelere son verilmesini talep ediyor; Türkiye’ye sığınmış bu kişilere, içinde bulundukları zor durum dikkate alınarak bir yandan insanca ve merhametle yaklaşılması gerektiğini, diğer yandan hukuka aykırı uygulamalardan özenle kaçınılması gerektiğini vurguluyoruz. MAZLUMDER, hukuka aykırı davranan, işkence ve insanlıkdışı muamelede yapan görevliler hakkında gerekli disiplin ve cezai işlemlerin yapılması konusunda takipçi olacaktır.
MAZLUMDER İstanbul Şubesi