<!--[if gte mso 9]><xml>
<input width="686" type="image" height="600" src="/webimage/1969272_10152220173018695_1583429334_n.jpg" />KANLI BİR DERENİN HİKAYESİDİR, ZİLAN!
Bilindiği gibi, aydınlanma döneminde batıdaki ilkel dini yapılanmanın engizisyon zulüm çarklarından kurtulmanın tek çaresi, ulusların kendi geleceklerini tayin etmek olarak görülmüştü. Zulüm cenderesinin çarklarının arasından ancak bu yöntemle sıyrılabilineceği felsefesiyle birlikte batıdan doğuya doğru esen ulus rüzgarı en çok Osmanlıyı etkiledi ve bunun neticesinde kendisine bağlı ulusları “tekçilik ütopyası”yla sindirmeye ve imha etmeye yöneldi. Osmanlı dönemindeki sindirmelerin veya toplumsal mühendislikle eritmenin devamında cumhuriyetin hemen sonrasında, İttihat ve Terakki organizesi, Kürtlere yönelik tamamı insan hakları ihlali ve vahşet yüklü olan katliamlar başlattı bunlardan biri Gelîyê Zilan katliamıdır. Silahsız ve masum insanlar en vahşi yöntemlerle katledildiler. Olayın kısa özeti…
13 Temmuz 1930’da Van’ın Erciş ilçesinin Zilan Vadisine sığınan Kürtlere yönelik dönemin Kolordu Komutanı Salih Paşa komutanlığında operasyon düzenlendi. Havadan bombalanan bölge on binlerce asker tarafından kuşatıldıktan sonra, uzun zamana yayılan katliam yapıldı. Toplam 44 köyün ateşe verildiği katliamda yaklaşık 15 bin kişi de Çeme Gürçeme Vadisinde birbirine bağlanarak toplu bir şekilde vahşice katledildiler.
Katliamın yaşandığı dönemde Hasanabdal, Aks, Şahbazar, Doğancı, Tendürek, Çakırbey, Yılanlık, Harbuz, Babazeng, Kömür, Şor, Şorik, Mürşid, Mescidli, Karakilis, Kündük, Zorava, Aryutin, Hallacköy, Koşköprü, Kuruçem, Mülk, Yekmal, Kilise, Gask, Aşağı Partaş, Yukarı Partaş, Binesi, Bonizi, Pelexlu, Keix, Söğütlü, Miğara, Kardoğan, Kelle, Hostekar, Suvarköy, Kızılkilise, Ziyaret, Hiraşem, Komik, Şeytanova, Birhan ve Yukarı Koçköprü köyleri ateşe verildi.
O dönemin yarı resmi gazetesi olan Cumhuriyet Gazetesi 16 Temmuz 1930 sayısında Zilan Deresi’ndeki katliamı manşetten şöyle veriyordu:
“Karaköse Ağrı eteklerinde eşkıyaya katılan köyler, yakılarak ahalisi Erciş’e sevk ve orada iskan olunmuştur. Zilan harekatında imha edilen eşkıya miktarı 15 binden fazladır. Yalnız bir müfreze önünde düşüp ölenler bin kişi olduğu tahmin edilmektedir. Zilan Deresi’nde sıvışan beş şaki teslim olmuştur. Buradaki harp pek müthiş bir tarzda cereyan etmiştir. Zilan Deresi cesetlerle dolmuştur.”
Katliamdan sonra “Askeri Yasak Bölge” ilan edilen vadinin bir bölümüne bir süre sonra Devlet Üretme Çiftliği kuruldu. Ardından Afganistan’dan gelen göçmenler yerleştirildi. Vadinin bir kısmında hala sadece Kırgızların bulunduğu köyler vardır. Fakat katliamın yapıldığı Zilan Deresi yıllarca Kürtlere yasak kaldı. Katliamın üzerinden 84 yıl geçti; ancak katliamda katledilenlerin yakınları bölgenin yıllarca “Askeri Yasak Bölge” olduğunu belirterek, buranın açık müze haline getirilmesini istiyorlar.
Cumhuriyet dönemindeki yüzlerce katliamdan biri olan Erciş Zilan katliamının uzun süre tartışılması ve katledilenlerle ilgili anma yapılması da yasaktı. Bölgede katledilen binlerce insan hala bir mezara sahip değildir. Katledilenlerin yakınları ve Kürtler bölgede katliamı simgeleyen bir anıt yapmak ve katliamla ilgili belgelerin açığa çıkmasını istemektedirler.
Bununla ilgili kahraman diye lanse edilen katillerin gıyabında da olsa yargılanıp tarihe katil diye tescillenip, geçirilmesini istemektedirler.
Katliamdan sonra İsmet İnönü’nün Atatürk’e sunmuş olduğu “Şark Raporu” çerçevesinde, Erciş’te Kürtleri asimile etmek ve baskı altına almak için gizli projeler hayata geçirildi. Yatılı bölge okulları asimilasyonun hizmetine sunuldu. Bölgeye yerleştirilen Türkmenlere her türlü imkan tanındı. Bütün resmi kurumlara Kürtlerin geçişi engellendi.
Bu projeler Erciş, Adilcevaz, Tatvan ve Bitlis’te ağır şekilde uygulandı.
Zilan Katliamı önceki katliamların planlı bir devamı olmakla birlikte, sonradan yapılacak olan Dersim katliamının da habercisiydi.
MAZLUMDER Van Şubesi Olarak, bu katliamı yapan zihniyeti lanetliyoruz. Katillerin, hiç olmasa tarihe isimlerinin katil olarak geçmesini, gasp edilen arazilerin maktul ailelerine geri verilmesini, devletin katliama maruz kalan Kürtlerden özür dilemesini talep ediyoruz. İşlenen bu ve benzeri diğer insanlık suçlarının, katliamlarının, soy kırımlarının araştırılıp, adil bir mahkemede yargılanması için bir “Araştırma Komsiyonu’nun kurulmasının kaçınılmaz olduğunu belirtir, geçmişte yaşanan bu büyük vahşetin bir kez daha yaşanmaması için toplumu duyarlı olmaya çağırıyoruz.
VAN MAZLUMDER ŞUBESİ
Adına Yakup Aslan
<!--[if gte mso 9]><xml>
<input width="600" type="image" height="672" src="/webimage/Yeni Resim.bmp" /></p>
<input width="800" type="image" height="533" src="/webimage/Zilanmassacre.jpg" /></p>
<input width="600" type="image" height="788" src="/webimage/zilan-suc-degil_1.jpg" /></p>