200 yıldır bağımsızlığı ve özgürlüğü için mücadele eden Çeçen halkının savaşı bitmedi. Çeçen Halkı, coğrafi ve tarihi anlamda Rusya ile sürekli mücadele etmiş ve yüzlerce yıl sürmüş savaşlara tanıklık etmiştir. 1999 Rus işgaliyle başlayan son Çeçenistan savaşından bugüne dek yaşanan süreçte, 250.000 insan ölmüş ve yüz binlerce Çeçen “mülteci” durumuna düşmüştür. 500.000 Çeçen halen açlık sınırında yaşamaktadır. Anne ve çocuk ölümlerinin çok yüksek olduğu ülkede çocukların % 40’ı hasta ve sakat olarak doğmaktadır. İşgalin ve yaşanmakta olan savaşın etkileri Çeçenistan ve Kafkasya’da halen yoğun olarak hissedilmektedir.
Faili meçhuller ve yargısız infazlarla yeniden gündeme gelen Çeçenistan’da, geçtiğimiz günlerde silahlı bir grubun Rus insan hakları savunucusu Arbi Kaçukayev’i Moskova’dan kaçırarak Çeçenistan’ın başkenti Grozni’ye zorla götürdüğüne dair haberler basında geniş yer bulmuştur. Son yıllarda, Çeçenistan sorununu gündeme getiren insan hakları savunucularına dönük bu tür eylemlerde artış gözlenmektedir. Anna Politkovskaya, Natalya Estemirova, Sarema Sadulayeva ve eşi de Çeçenistan’daki insan hakları ihlallerine karşı seslerini yükselttikleri için öldürülmüşlerdir.
Faili meçhuller ve yargısız infazlarla yeniden gündeme gelen Çeçenistan’da son yıllarda, keyfi gözaltılar, işkence ve kötü muameleler, zorla adam kaçırma, sayıları binlerle ifade edilen yargısız infazlar ve insan hakları aktivistlerine uygulanan Rus ve Çeçen hükümetlerinin baskılarının devam etmekte olduğunu izlemekteyiz. Kadirov muhalifi Çeçenlerin Türkiye dâhil birçok ülkede maruz kaldıkları infazlar da henüz aydınlatılamamıştır.
Bu olaylar üzerine, Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü, “Kadirov ve Putin yönetimlerinin bu tür infazların arkasında olduğu yönünde ciddi bulgular olduğunu” açıklamışlardır. Memorial İnsan Hakları Merkezi ise Çeçenistan’daki bürolarını Kadirov’un bu tür baskılarından dolayı kapatmak zorunda kalmıştır.
Gerek Çeçenistan’da gerekse Rusya’da bu tür ihlaller karşısında yasal süreçler işlememektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Rusya’nın bölgede işlediği suçlarla ilgili önüne gelen 100’den fazla davada Rusya’yı suçlu bulmuş ve tazminata mahkûm etmiştir. İşlenen insanlık suçları, uluslararası mahkemeler ve mekanizmalarca dikkate alınarak dava konusu edilmelidir.
Rus ve Çeçen kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen kayıp etmeler, yargısız infazlar, tecavüzü de içeren işkence ve diğer ihlallerle ilgili kapsamlı ve tarafsız soruşturmalar yürütülmesi ve sorumluların adalet önüne çıkarılarak adil yargılanmaları için Sivil Toplum Örgütleri olarak çağrıda bulunuyoruz.
Çeçenistan'da sivillerin ortadan kaybolmasının insanlığa karşı işlenen suç boyutuna ulaştığından, sivil toplum örgütleri ve dünya kamuoyu duruma acilen müdahale etmelidir. Bu gün sadece Çeçen halkına karşı değil aynı zamanda bütün özgürlük yanlısı Kafkas halklarına karşı da suç işleniyor. Rusya’nın ve Kadirov yönetiminin Çeçen ve Kafkas halkına uyguladığı bu insanlık dışı uygulamaları bütün dünya toplumlarınca kınanmalıdır. Biz tüm dünya toplumlarından bu olayı kınamalarını ve bu duruma son verilmesi için Rusya ve Kadirov hükümetine baskı yapılmasını talep ediyor, hükümeti ve tüm Müslüman kamuoyunu bu konuda duyarlı olmaya davet ediyoruz.
Bizler, bölgede çalışmalar yapan insan hakları aktivistleriyle ilgili endişemizi bir kez daha ifade ediyoruz. İnsanlığa karşı işlenen suçların son bulması, ancak Kadirov’un ülke içinde ve dışında işlediği bu tür suçlarla ilgili -Rusya yönetimini de kapsayacak şekilde- uluslararası yaptırım mekanizmalarının duruma müdahalesi ile mümkün olabilir. Dezenformasyon çabalarına son verilmesi, ülkedeki bağımsız insan hakları örgütlerinin çalışmaları önündeki her türlü engelin acilen kaldırılması, Çeçenistan için hayati önem taşımaktadır.
MAZLUMDER, İHH, TGTV