Basın Açıklamaları

Halepçeler Yaşanmasın

16 Mart 1988’de Halepçe’de yapılan katliamla ilgili MAZLUMDER İstanbul Şubesi basın danışmanı Abdullah KÜÇÜKAYTEKİN aşağıdaki açıklamayı yapmıştır.

Irak ordusunun, 21 yıl önce, 16 Mart 1988’de helikopter ve uçaklardan atılan kimyasal gazlarla gerçekleştirdiği Halepçe Katliamı’nda Kürt halkından binlerce insan korkunç şekilde yaşamını yitirmişti.

Halepçe katliamı olarak tarihe geçen bu olayda, çoğu çocuk, kadın ve yaşlı olmak üzere 6.357 kişinin zehirlenerek ya da yanarak ölmüştü, 14.765 kişi ağır derecede yaralanmış, on binlerce insan yeni saldırılar olabileceği korkusuyla yerlerini terk etmişlerdi. Dünya sağlık Örgütü’nün (WHO) raporuna göre atılan kimyasal silahlar günümüze kadar 43.753 ölümüne, 61.200 kişinin sakat kalmasına sebep olmuştur. Bunun yanı sıra Halepçe’de özürlü doğum oranının Hiroşima ve Nagazaki’den 4–5 kat daha fazla olduğu iddia edilmektedir.

Elbette Halepçe katliamı dünya zulüm tarihinin ne ilk ne de son vakıasıdır. Tarihte, zalim diktatörler kendilerini güçlü hissettikleri her dönemde Halepçe benzeri katliamlara girişmişlerdir. Cezayir, Hama, Ruanda, Bosna, Irak, Afganistan, Filistin, Keşmir gibi ülkelerde yaşanan ve dünyanın birçok coğrafyasında devam eden katliamlar bunun örneklerindendir. Bütün bu olaylarda işletilmeyen uluslar arası hukuk ilke ve pratikleri ancak batılı emperyalist devletlerin işine geldiği zamanlarda ve olaylarda gündem edilmiştir.

Yakın çağda yaşanan bütün bu katliamların arkasında hep emperyalist güçler olmuştur. Saddam’ı bu anlamda her türlü emelleri için rahatlıkla kullanan ABD, önce kendi halkına karşı kıyımlar yapması için silah desteği sağladı daha sonra İran-Irak savaşı ile birçok masumun ölümüne sebep oldu. Ancak tarih, zulümle abad olunmayacağını birçok vakıada gösterdiği gibi burada da gösterdi. Nitekim Saddam ve Miloseviç gibi caniler kendi döktükleri kanda bizzat destekleyicilerinin ve hamilerinin elleriyle boğuldular.

MAZLUMDER, binlerce masum insanın öldüğü, tarihin en vahşi cinayetlerinden birisi olan Halepçe katliamı sorumlularını lanetlerken, bu zulümde en önemli payın katliama seyirci kalan ya da destek veren devletler ve uluslar arası kuruluşlarda olduğunu bir kez daha ifade eder.

Yeryüzünde adaletin tesisi, yeni katliamların tekrarlanmaması, toplumların kardeşçe ve sahip oldukları haklarla yaşayabilmesi için vicdan sahibi insanların seslerini yükseltmeleri ve zulme karşı durmaları gerekmektedir.

MAZLUMDER İstanbul Şubesi