Basın Açıklamaları

DİYARBAKIR ŞUBE: BARIŞ İÇİN, FARKLILIKLARA EVET, KATLİAMLARA HAYIR!

Halepçe Katilamı ile ilgili MAZLUMDER Diyarbakır Şubesi Başkanı Av. Selahattin Çoban 16.03.2010 Tarihinde yazılı bir basın açıklaması yaptı.
BARIŞ İÇİN, FARKLILIKLARA EVET, KATLİAMLARA HAYIR!

İran- Irak savaşının 8. yılında "enfal operasyunu" kapsamında gerçekleştirilen Halepçe katliamında büyük çoğunluğu kürt olan binlerce insan yaşamını yitirmiştir. 16 mart 1988'de gerçekleştirilen katliam sırasında İran sınırına yakın bir bölgede bulunan Halepçeliler helikopterlerden ve uçaklardan atılan kimyasal gazlardan kendilerini kurtaramamışlardır. Saldırılarda en az 5 bin sivil ölmüş, 10 binden fazla sivil yaralanmıştır.

Bu olay ile bir kez daha biyolojik ve kimyasal silahların üretimi, bulundurulması ve askeri operasyonlarda kullanılması ile ilgili sözleşmelere uyulmamıştır. 1974 tarihli B.M. Olağanüstü ve Silahlı Çatışma Hallerinde Kadınların ve Çocukların Korunmasına dair bildirinin 2. maddesi,1925 tarihli Cenevre Protokolü, 1949 tarihli Cenevre Sözleşmesi ve Uluslar arası insancıl hukuk ilkeleri çok açık bir şekilde ihlal edilmiş, savunmasız kadınlar ve çocuklar dahil bütün sivil nüfusun ağır kayıplara uğramasına yol açılmıştır.

Dünya kamuoyu bu olayı kınarken, Irak diktatörü Saddam Hüseyin'e bu silahları veren güçler ölüm sessizliğine bürünmüşlerdir. Ölüm sessizliğine bürünen ve "sessizlik ideolojisini" yaratan bu çevreler bilmelidirler ki bir gün kendilerini mazlumların gözyaşlarında boğulur halde bulacaklardır. Medeniyet götürme adı altında insanlığa çektirilen acılar bugün çoğunlukla "insan haklarını koruma ve mazlumları kurtarma" ya da "demokrasiyi temin etme" adı altında gerçekleştirilir. Dünyada mazlumların yaratıcıları, insan haklarını ihlal edenler emperyalist diktatörlerin kendileridir. Bu diktatörler Hiroşima'da, Nagasaki'de, Halepçe'de, Felluce'de ve Ramadi'de insan hak ve özgürlüklerini tüm dünyanın gözleri önünde hem de en acımasız bir şekilde hiçe saydılar.

Halepçe katliamı bölgesel bir olay değildir. Halepçe zencilere, Kızılderililere ve Aborjinlere karşı işlenen toplumsal cinayetlerin Kürt halkı üzerindeki uzantısıdır. Dönemin Irak başkanı Saddam Hüseyin'in ırkçı ve haksız siyasetine muhalif olan bölge halkı, o güne kadar bir çok kere yapıldığı gibi inkar edilmişliğin en vahşi biçimine maruz kalmış ve toptan yok edilme girişimi ile yüz yüze gelmişlerdir

Farklıyı yok sayma ve yok bilme onu yok etme istencine dönüşürse insan yeryüzünün en tehlikeli ve vahşi varlığı haline gelir. Farklı olanı yok saya saya onun tüm varlık koşullarının kökten ve tamamen temizlenmesi için gözünü kırpmadan katliamlar, soykırımlar düzenler. Hemen güney sınırımızın öte tarafında bundan tam 22 yıl önce farklı olmanın ve kalmanın bedelinin çok ağır ödendiği korkunç bir insanlık trajedisine tanıklık etmişizdir.

Biz, MAZLUMDER olarak; binlerce insanın yaşam hakkının ihlal edildiği Halepçe katliamının 22. yıldönümünde bir kez daha adı ister Halepçe olsun ister başka bir şey olsun insanlığa bu acıları yaşatanları kınıyoruz. İnsanların barışa ve özgürlüğe olan özlemlerinin ancak ve sadece birbirlerine tahammül gösterebilecekleri bir ahlak bilinci ile temin edilebileceğini biliyor ve yine bu vesile ile bu tür anlamlı günlerin bu bilinç inşamıza katkılar sağlamasını temenni ediyoruz. . Aksi halde bu ne ilk ne de son Halepçe olacaktır.

MAZLUMDER DİYARBAKIR ŞUBE BAŞKANI

Av. Selahattin ÇOBAN