Basın Açıklamaları

DİNİ HASSASİYETLERE SAYGI GÖSTERMEK GEREKİR

MAZLUMDER Diyarbakır Şube yönetim kurulu üyesi Av. Mustafa SARIHAN, Mardin İli Midyat İlçesi HABSNAS (Mercimekli ) köyünde Kanal D 'de yayınlanan "Bir Bulut Olsam" adlı dizide sergilenen dini hassasiyetlere karşı yapılan hoşgörüsüz tutum ve davranışlara ilişkin bir basın açıklaması yapmıştır.
DİNİ HASSASİYETLERE SAYGI GÖSTERMEK GEREKİR

26.05.2009

Mardin ili Midyat ilçesi HASBNAS( Mercimekli ) köyünde Kanal D' de şu sıralarda da gösterimi devam eden "Bir Bulut Olsam" adlı dizide mor Loozor ( Deyr Qeyım) manastırının film sahnesi için ahıra çevrilerek içinde "cinsel içerikli" sahnelerin yayınlanması bu ülkede diğer din ve inançlara mensup insanların "dini hassasiyetleri'ne" karşı ne kadar yanlı ve hoşgörüsüz olunduğunu açıkça göstermektedir.

İş bu sahneden sonra dahi Sami Mıhellemi Dinler, Diller ve Medeniyetler Arası Diyalog Derneği ve bölgede bulunan diğer sivil toplum örgütleri tarafından gerekli başvurular ve protestolar yapılmasına rağmen Kanal D de bu dizi halen yayınlanmakla birlikte hiçbir şekilde özür dilenme gereği hissedilmemiştir. Oysa hatadan dönmek ve incinmiş insanlardan özür dileyebilmekte bir erdemdir.

Ayrıca 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun "İbadethanelere Ve Mezarlıklara Zarar Verme" başlıklı 153. maddesi - (1) İbadethanelere, bunların eklentilerine, buralardaki eşyaya, mezarlara, bunların üzerindeki yapılara, mezarlıklardaki tesislere, mezarlıkların korunmasına yönelik olarak yapılan yapılara yıkmak, bozmak veya kırmak suretiyle zarar veren kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Birinci fıkrada belirtilen yerleri ve yapıları kirleten kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.(3) Birinci ve ikinci fıkralardaki fiillerin, ilgili dinî inanışı benimseyen toplum kesimini tahkir maksadıyla işlenmesi hâlinde, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır." denilmesine rağmen bu girişimler ihbar kabul edilip yargı makamlarınca bu güne kadar bir işlem yapılmamış olması anlaşılır ve kabul edilir bir durum değildir.

Yaşanılan olay, hatırlanacak olursa daha önce 2005 yılında Danimarka'da yapılan ve hiçbir şekilde ifade Özgürlüğü ile bağdaşmayacak karikatür krizini aklımıza getirmektedir O dönemde çoğunluğu Müslüman dinine mensup olan insanların yaşadığı bir çok ülkede ve ülkemizde defalarca yürüyüşler düzenlenmiş, protestolar yapılmış, bununla da kalmayıp bu husus çeşitli görsel ve işitsel medyada çokça yer almıştır. Bu dönemde yapılan faaliyetler neticesinde gerekli olan haklı tepkiler gösterilmiştir.

Ancak bu gün yaşanan buna benzer olarak kabul edilmesi gereken ve Türkiye'nin ulusal ölçekli bir kanalında yayınlanan tamamen umursamaz ve hoyratça sergilenen bu tutum ve davranışlar karşısında gereken tepkinin gösterilmemesi, çoğunluğunun Müslüman inancına mensup olduğu yaşadığımız bu ülkede, dini inançları dolayısıyla çoğunluğun dinine gösterilmesini istediğimiz saygı ve hoşgörüyü, ülkemizde yaşayan ve dini inançları farklı olan insanlara göstermek konusunda pek istekli ve duyarlı olmadığımız görülmektedir. Aynı fiil çoğunluğun dininin veya inancının ibadethanesinde yapılmış olsa tepkisizlik ve umursamazlık bu seviyede olur muydu?

Bu ülkede hemen herkes "kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi başkalarına da yapma" sözünü bilir ve bunu söylerken de ne kadar önemli ve değerli bir söz olduğu şeklinde değerlendirmeler yapar.

Tüm bu nedenlerle MAZLUMDER olarak;Bu dizide yapılan dini inançlara karşı hoşgörüsüzlük örneğini kınamaktayız. Kaygı verici bu durumun giderilebilmesi için muhataplarından özür dilenmesini ve bu tür konularda daha hassas davranılması gerektiğini belirtmekteyiz.

MAZLUMDER Diyarbakır Şubesi Basın Bürosu