Basın Açıklamaları

CUMHURİYET TEN KOVULAN BAŞÖRTÜLÜLER!

Cumhuriyetin ilan edilişinin 85. yıldönümü dolayısıyla, Ayvalık, Niğde ve Manisa''da düzenlenen kutlama törenlerinden medyaya yansıyan skandal görüntüler, ne yazık ki, her yıl tekrarlanan birbirinin kopyası bıktırıcı haber niteliği taşımaktadır.

Skandal niteliğindeki bu haberler, 85 yıl sonra, cumhur'un hala özgür olamadığını, cumhuriyet'ten dışlandığını, aşağılandığını ve hala düşman olarak görüldüğüne işaret etmektedir. Cumhuriyet kutlamalarında, cumhur'un inanç ve değerleri hakarete uğramış, açıkça reddedilmiştir. Görüntüler, maalesef bu konuda, hiçbir şüpheye yer bırakmamaktadır. Halk çoğunluğunun özgür iradesiyle oluşan sivil yönetimi içine sindiremeyip "başörtülü eş sendromu"na yakalanan kimi çevreler, hızını alamayarak cumhuriyet kutlamalarını her zaman olduğu gibi bu yılda başörtülü kadınları aşağılama gösterisine dönüştürmüşlerdir.
Başörtülü kadınların tüm vatandaşlık haklarını çiğnemek pahasına, kasıtlı olarak yapıldığı ve vatan sathına yayıldığı izlenimi veren bu tür birbirini tekrarlayan protestoların, çoğunlukla, Cumhuriyeti sahiplenme iddiası taşıyan asker tarafından yapılıyor olmasının hangi maksada hizmet ettiği anlaşılmamakla beraber bunun kamuoyu tarafından hoş karşılanmadığı, "inanç düşmanlığı" olarak anlaşıldığı
hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
Bu nedenle, "laik rejim"i koruma adı altında, "başörtüsü" gerekçe gösterilerek Anadolu Kadınına karşı sergilenen aşağılama çabalarının tahrik niteliği taşıdığı ve toplumun tahammül sınırlarını açıkça zorladığı görülmektedir. Devleti "temsil" gücüyle yapılan bu tür muamelelerin yanlışlığı, insafsızlığı ve art niyetliliği ortadadır.
Asker yada sivil makamların, yaptıkları bu eylemlerle ülkeye zarar verdikleri, devlet-millet bütünleşmesine engel oldukları kesindir. Bu zevatın, demokratik hak ve hürriyetlerin kullanımına yardımcı olmak yerine, güya "kanunların emrettiğini yapmak" gibi kabulü mümkün olmayan mazeretlere sığınıyor olmalarının toplum nezdinde hiçbir değeri bulunmamaktadır. Bu çevrelerin, toplumun inanç esaslarını "laik rejim"e yönelik tehdit, kendi anti demokratik tutumlarını ise "Cumhuriyet'e bekçilik" olarak gösterme kurnazlığının toplumsal
geleceğimiz üzerinde yarattığı tehlike maalesef sanılandan daha büyüktür.
Kişisel tercih ve inanç özgürlüğü ilkelerine aykırı bu tür baskıcı davranışlarla, toplumun gerildiği ve sabırların taşma noktasına getirildiği muhakkaktır. Hak ve hürriyetlerin "vatan" toprağında yaşanmasına imkan vermeyen yasakçı zihniyet ürünü bu tür dayatmalar, çaresizlik ve kırılganlığı artırmaktan başka bir işe yaramamaktadır.
Halbuki, bu durumun yol açacağı potansiyel tehlikelerin vebalini taşımaya, ne asker nede sivil hiç devlet görevlisinin güç yetiremeyeceği açıktır.
İdeolojik devletin inançlarımızla çatışan soğuk yüzünün, toplumla inatlaşmasına derhal son verilmeli, bu güne kadar yapıla gelen yanlışlıklardan dolayı da toplumdan derhal özür dilenmelidir.
Genelde siyaset kurumu, özelde siyasi iktidar bunun açık bir işareti olarak din ve vicdan hürriyetinin en somut belirtisi olan ibadet hürriyeti ile ilgili başörtüsü serbestliğini en geniş şekilde sağlayacak yeni bir anayasanın hazırlanmasına derhal başlamalıdır.
Aksi halde, milletten aldığı emaneti, millete derhal iade etmelidir. Toplum; siyasetin labirentli yollarında dolaştırılmaktan yorgun düşmüş, mazeret dinlemek yerine, siyasetten ve siyasi iktidardan kesin
çözüm beklemektedir.
Sivil katılıma açık madalya törenlerinde, cumhuriyet resepsiyonlarında ve diğer ortamlarda, insan hak ve hürriyetlerinin hiçe sayılarak, başörtülü kadınlara karşı cinsiyet ve inanç ayırımcılığı suçu işleyen sivil yada askeri sorumlular hakkında rütbe ve makamına bakılmaksızın gerekli soruşturmalar hemen başlatılmalıdır. O kadar ki; hiçbir organ yada makam, bir daha, bu tür bir hak ihlaline cesaret edememelidir.

Değerli basın mensupları,

Bu vesileyle,

1. Niğde'de resmi geçit sırasında, sivil katılımı temsil eden üç bayan araç sürücüsünün sırf başörtülü oldukları için tören alanından kovulmuş olmalarını,

2. Balıkesir'in Ayvalık ilçesinde, cumhuriyet koşusu gibi tamamen sivil katılıma açık bir yarışmada derece elde eden lisanslı bir sporcunun, sırf başörtülü olduğu için hak ettiği madalyanın garnizon komutanı tarafından verilmemiş olmasını,

3. Manisa'da verilen cumhuriyet resepsiyonunun, başörtülü eşlerin katılımından dolayı "protesto" niyetiyle topluca terk edilmiş olunmasını,


İnsan hak ve hürriyetleri adına şiddetle kınıyor, herkesi topluma karşı saygılı olmaya ve "doğru yerde" durmaya davet ediyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Hasan ÜNAL
MAZLUMDER Bursa Şube Başkanı