'Bu toprakların silah sesine değil, fabrikalardaki makine sesine ihtiyacı vardır' diyen Başbakan bölgedeki KİT'leri silahların mı susturduğunu sanıyor Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Tunceli ziyareti sırasında, "Çatışmanın, gerilimin olduğu yerde sadece acı, göz yaşı ve sefalet vardır. Bu toprakların silah sesine değil, fabrikalardaki makine sesine ihtiyacı vardır" dedi. Hükümet gerçekten bölgede fabrikalar kurdu da birileri elinden mi tuttu? sorusu ister istemez hemen akla geliyor. Oysa başbakanın partisinin hükümeti döneminde Tekel fabrikaları gibi yılların kurumlarının kapısına kilit vurulup, makinelerinin susturulduğu herkesin malumudur.
Mermi sıkmaya katkı!
Özelleştirme süreci ile birlikte az çok bölge için istihdam olanağı yaratan bütün kamu işletmeleri bir bir kapanmakta. Nerede TEKEL, maden işletmeleri, EKB kurumları, Sümerbank işletmeleri?
Henüz kapatılmayanlar da şeker fabrikaları gibi önümüzdeki yıllarda susturulmak üzere sırasını beklemekte. Oysa Gaziantep dışında doğru dürüst fabrikası bulunmayan, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde KİT'ler hayati bir öneme sahip.
İş olanağı yaratma, açlık ve yoksulluğu azaltma, göçü engelleme konusunda önemli bir işleve sahip kamusal işletmelerin kapısına kimse silah zoruyla kilit vurmadı. Bizzat şimdi ki hükümet ve öncellerinin anlayış ve politikalarının bir sonucu olarak atıl bırakıldılar.
Bölgeye yatırım teşviki altında aktarılan kaynakların da sadece birilerine 'rant' kapısı olmasının öteye geçmediğini sağır sultan bile biliyor. Asıl sebebi olmasa bile, Kürt sorunun bir parçası olarak ekonomik yoksunluğun da, bölgede duyulan silah seslerinin bir nedeni olduğu gözardı edilebilir mi? Sorunu çözme konusunda siyasi irade göstermeyen iktidar partilerinin, üstüne üstlük, KİT'leri kapatarak, bölge insanını yoksunluluğa iterek sıkılan mermilerde artışa yol açmamış mıdır?
Başbakan açtıkları
Bölge tarımının devri iktidarlarında gerilediğini başbakan da bilmektedir her halde. Elbette tarıma dayalı sanayinin de gerilediğini... Açılışını yaptığı birkaç tekstil fabrikasında da sadece insanların sendikasız köle koşullarında, çoğunda asgari ücret dahi almadan çalıştırıldığını da...
Uygulamaya bakınca başbakanın sadece demagoji yaptığı rahatlıkla söylenebilir. Makine seslerinin yükselmesi için bölge yıllardır 'pozitif ayrımcılık' bekliyor. Başbakan ve hükümetler duymazdan geliyor. Elbette silah seslerinin susmasını ve barışın gelmesini de... Başbakan onu da duymazdan geliyor.
Bölgede susturulan işletmeler
TEKEL
Malatya, Batman, Bitlis, Muş, Diyarbakır tekel tütün işleme fabrikaları
EKB
Özelleştirme kararı verildiğinde Et Balık Kurumu'nun Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde 17 adet kombinası vardı. Bu işletmeler bir bir kapatıldı.
Yem sanayii
Bölgedeki Yem Sanayi'lerinin tümünün kapısına kilit vuruldu. EKB'lerle birlikte bu durum bölgedeki hayvancılığı olumsuz etkiledi.
Maden işletmeleri
Hekimhan Madenleri, Ergani Bakır İşletmesi, Elazığ Ferrokrom İşletmesi, Doğu Linyit, Güneydoğu Anadolu Asfalt ve Linyit işletmesi
Sümerbank
Adıyaman, Diyarbakır, Erzincan, Malatya, Van...
Deri
Van Deri Kundura Fabrikası özelleştirme kapsamında kapandı.
Gübre
Bölgedeki tek ve ülkedeki 4 gübre fabrikasından biri olan Elazığ Gübre Sanayi A.Ş.
Çimento
Ergani, Kars, Van çimento
fabrikaları özelleştirilmesinin ardından istihdam oldukça azaldı.
Kömür işletmeleri
Kamuya ait kömür ocağı artık bulunmuyor.
Köy Hizmetleri
Bütün birimleri kapatıldı...
Evrensel