
MAZLUMDER İstanbul Şubesi, farklı meslek gruplarının Türkiye'de birçok alanda hak ihlalleri ile ilgili yaşadıkları sıkıntıları dile getirmek, bu kesimlerin özgürlük özlemlerini ortaya koymak amacıyla bir kitapçık hazırladı.
Aşağıda metni olan bu kitapçığı, MAZLUMDER İstanbul Şubesi'nden ücretsiz olarak temin edebilirsiniz.
BİR ŞEY DİYECEĞİM
Ben Bir Öğretmenim
Diyorum ki!
İçinde bulunduğumuz toplumsal gerginliğin hayatıma ve öğrencilerime yansıdığını hissediyorum. Ülkemde yaşanan olağanüstülükler sınıfımdaki gencecik yüreklere tedirginlik olarak yansıyor. Kimi zaman ders anlatmak yerine bu endişelerin ürünü sorularını cevaplamak durumunda kalıyorum. Bu kargaşa içinde gençler ileriyi göremiyor. Mevcut durum eğitim sistemini sekteye uğratıyor. Öğrencilerimin özgürlüğüne sahip çıkmalıyım.
Ben Bir Kadınım
Diyorum ki!
Kadının cinsel obje olarak nitelendiği, ikinci sınıf insan muamelesi gördüğü ve şiddete maruz kaldığı bir ortamda sağlıklı nesillerin yetişemeyeceğine inanıyorum. Teoride var olan eşitliğin ve haklardan yararlanabilirliğin, pratikte uygulanmadığına şahit oluyoruz.
Bir anne olarak da; çocuğumun özgür bir ortamda güven içinde yetişmesi en büyük arzumdu. Ancak içine çekilmeye çalışıldığımız kaos ortamı, çocuğumun geleceğine dair umutlarımı yok ediyor. Bir anne olarak geleceğe umutla bakabilmeyi istiyorum. Bunun için kendimin, çocuklarımın ve ailemin özgürlüğüne sahip çıkmalıyım.
Ben Bir İşadamıyım
Diyorum ki!
Ülkemin istikrarı iş hayatımı da etkiliyor. Geleceğe bakan insanlar olarak, daha fazla yatırım yapmak, daha çok insanımızı istihdam etmek istiyoruz. Puslu bir havada iş yapmaktan bıktık. Ne zaman ufkumuz açılmaya başlasa, ne zaman refaha doğru bir adım atılsa engellere şahit oluyoruz. Artık yeter, yarınlarımıza gölge etmeyin. İş dünyası özgürlüklere sahip çıkmalı.
Ben Bir Gazeteciyim
Diyorum ki!
Haber hazırlarken içim kararıyor. Hayata gülümseyerek bakmak, özgürlük şarkılarına hayatımda daha fazla yer vermek, insanıma ve beni izleyen dünyaya, okuyucularıma güzellikleri anlatmak isterim. Ancak, sık sık yaşanan olumsuzluklar, birilerinin bizi demokrasi yalanları ile kandırdığını ortaya koyuyor. Gazeteciler olarak özgürlük için çaba göstermeliyiz.
Ben Bir Yazarım
Diyorum ki!
Ülkemin adını yazdıklarımla dünyaya duyuran, bundan gurur duyan bir yazarım. Ne var ki yazdıklarım dünya çapında iltifata mazhar olurken, kendi ülkemde yazdıklarımdan ötürü yargılanıyor ve hatta hüküm giyiyorum. Düşünce ve ifade özgürlüğü önündeki setlerin bir an evvel kaldırılmasını istiyorum. Özgürlük bedel gerektirir, hepimiz bu bedeli göze alarak özgürlüklerimize sahip çıkmalıyız.
Ben Bir Akademisyenim
Diyorum ki!
Ülkemde üniversitelerin durumu hiç iç açıcı bir görüntü arz etmemektedir. Akademisyenlerimizin uluslararası alanda yayınlanmış bilimsel makaleleri yok denecek kadar azdır. Akademisyenler bilimden çok siyasete dahil olmuş, maalesef üniversiteleri ilim üretme merkezi olmaktan çıkarmıştır. Ben, üniversitelerin tekrar esas amacı olan bilim üretme ve öğretme merkezleri haline gelmesini istiyorum. Akademisyenlerin kendi alanları dışında, müdahil olmaması gereken alanlarda ülkeyi kaosa sürükleme girişimlerini yanlış buluyorum. Özgürlüğün bu olmadığını düşünüyor, gerçek manada özgürlüklere sahip çıkmayı önemsiyorum.
Ben Bir İşçiyim
Diyorum ki!
Hayatın yükünü sırtında hisseden ve her gün çalışmaktan bedeni bitkin düşen bir insan olarak, yapılan haksızlıklara dayanamıyorum. Emeğimin karşılığını adil bir şekilde alamadığım gibi sosyal güvenceden de yoksun bırakılıyorum. Haklarımız üzerinden siyaset yapıyorlar. Bize demokrasi dediler, seçim dediler; inandık ve oy verdik. Bir işçi olarak oyumun değerli olduğunu düşünüyor ve ona sahip çıkıyorum. Bizi sandık başına götürdükten sonra, attığımız oyun bir anlamı olmadığını hissettirmeye hiç kimsenin hakkı yok. Eğer birisi demokrasiden söz ediyor ve beni sandığa çağırıyorsa, kimse kusura bakmasın artık güven duyamıyorum.
Ben Bir Emekliyim
Diyorum ki!
İnsanların acısını kendi acım, sevincini kendi sevincim yaptım. Hepimizin adalet, hukuk, insan haklarına saygılı bir toplumda yaşaması için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadım. Birçok arkadaşım ekonomik sıkıntılar içerisinde hayata veda etti. Ben demokrasi hikâyesinin yıllardır gerçeğe dönüşmesi için bekledim. Ama yine olmadı. Torunlarım adına çok üzgünüm. Bizden sonraki nesillerin özgürlüğü için bugünden bir şeyler yapmalı, özgürlüğümüze sahip çıkmalıyız.
Ben Bir Siyasetçiyim
Diyorum ki!
Sorunlara çözüm önerileri bulmak için çalıştım, çalışmaya da devam ediyorum. Yıllardır inandığım değerler üzerinden mücadele verdim. Gerçek demokrasinin yerleşmesi ve dertlerimize çözüm olması için çabalayıp durdum. Siyasete sık sık müdahale eden güçler ve özgürlük düşmanları, ülkemizin gelişim sürecine sürekli darbe indirdi. Bütün bunlara rağmen bizler halkımızın özgürlük beklentisine cevap vermeye devam etmeliyiz.
Ben Bir Yargı Mensubuyum
Diyorum ki!
Üniversite hayatıma başladığım günden bu yana, bana hukukun üstünlüğü ve adaletin önemi öğretildi. İnsanlığın yükselen değerinin hukuk olması gerektiğine inandım hep. Ülkemin kanun devleti değil, hukuk devleti olmasını istedim ve bunun gerçekleşmesi için yıllarımı verdim. Yasama, yürütme ve yargının bağımsız ama birbiri ile koordinasyon içinde hizmet etmesi gerektiğine inandım. Ama nedense bu inancım hep inanç olarak kaldı, hayatta karşılığını çok az görebildim. Buna rağmen hukukun ve adaletin temini için mücadeleye devam edeceğim.
Ben Bir Köylüyüm
Diyorum ki!
Tarım ve hayvancılıkla ülkeme faydalı olmaya çalışıyorum. Seçim zamanlarında, bir vatandaş olarak görevimi yerine getirdim. Sandığa gidip oyumu kullandım. Devlet büyüklerimizin vaat ettikleri şekilde ülkemizi kalkındıracaklarını hayal ediyordum. Benim oyumun ve demokrasinin de bir anlamının kalmadığını anladım. Artık ülkemde bir şeylerin değişmesini istiyorum.
Ben Bir Üniversiteliyim
Diyorum ki!
Eğitimin ülkemin en önemli sorunlarından biri olduğunun farkındayım. Birçok arkadaşım daha lise yıllarından eğitim sisteminin aksaklıkları yüzünden büyük mağduriyetler yaşadı. Bir devlet, insanın en temel hakkı olan eğitim hakkını her insanına sağlamakla yükümlüdür. Ancak bir üniversiteli olarak kişilerin eğitim haklarına yönelik ihlaller ve sık sık yapılan müdahalelerin, maalesef, ülkemin önünde bir set oluşturduğunu ve geriye götürdüğünü düşünüyorum. Özgürlüklerin olmadığı bir üniversitede özgür düşüncenin varolması düşünülemez.
Ben Bir Doktorum
Diyorum ki!
İnsanımız yıllardır yaşanan ekonomik krizler sonrasında gerek psikolojik, gerek sosyal gerekse ekonomik yönden önemli darbeler yedi. Bir doktor olarak hastaneye her gittiğimde karşılaştığım uzun kuyruklar ve ekonomik yetersizlik nedeniyle tedavi olamayan insanlar ümidimi kırmadı. Çünkü bir gün bütün bunların geçeceğine ve bizim de demokratik hukuk devleti olarak kalkınacağımıza inanıyorum. Sağlıklı nesiller için özgür bir toplum istiyorum.
Ben Bir Sanatçıyım
Diyorum ki!
Sanat, ancak özgürlüklerin korunduğu bir ortamda gelişir. Yıllardır ülkemde demokrasi sürekli belli aralıklarla taciz ediliyor. Kim olduğu bilinmeyen güçler tarafından gerçekleşen bu tacizi engellemek ise mümkün olmuyor. Bize demokrasi olarak anlatılan yönetim biçimi ile uygulanan şeyin arasında bağ kuramıyorum. Yıllardır yapılanları sadece demokrasiye vurulan darbe olarak görmüyorum, aynı zamanda ülkemin geleceğine indirilen darbedir bunlar. Sanat, ancak hür düşüncenin korunduğu bir ortamda yükselebilir.
Ben Bir İnsanım
Diyorum ki!
Bunun için;
Düşüncelerimi yazılı ve sözlü olarak ifade ederken özgür olmak,
İnandığım gibi yaşamak,
Etnik kökenimden,
Dilimden veya bölgemden dolayı ayrımcılılığa tabi tutulmamak;
Eğitim haklarından mahrum kalmamak,
Ürettiğimin ve emeğimin karşılığını almak,
İstikrarlı bir ortamda ekonomiye destek çıkmak istiyorum.
Hepimiz özgürlüğümüze sahip çıkmalıyız.