Basın Açıklaması
Tasarının, Meclis zeminindeki ve çesitli siyasi ve sivil toplum düzlemlerindeki tartışma sürecinin sonucunda tekriri müzakere için 2 Haziran 2009 tarihli Genel Kurul oturumuna kadar gündemden çekilerek siyası parti gruplarının uzlaşmasına sunulmasını ülkemizdeki demokratik katılım kanallarının halen açık ve etkili olduğunu göstermesi bakımından anlamlı buluyoruz. En temel hakların dahi yasal veya Anayasal güvenceye kavuşturulması konusunda kurumsal mutabakat arama gayreti içinde olanların, teknik ve ekonomik olduğunu iddia ettikleri bir konuda mutabakat arayışında olmamaları ve nihayetinde kamuoyu baskısı sonucunda tasarıyı uzlaşma zeminine çekmek zorunda hissetmeleri halkın gücünü göstermektedir.
Tasarıda yer almış olmamasına rağmen kamuoyunda hassasiyet gösterilen ve üzerinde spekülasyon yapılan mayınların hangi kuruluşa ve ne şartlarda verileceği konusu elbette önemlidir. Açık ve adil ihale ile piyasa koşullarındaki şartlarla yapılacak temizleme işlemi idarenin kamu hakkını gözetme yükümlülüğü bakımından vazgeçilmezdir. Temizlenmiş arazinin İsrail veya Suriye'ye düşmanca yaklaştığını gizlemeyen bir devlete ait şirkete verilmesinin bölgede husumeti ve temel insan haklarının ihlal edileceği süreçleri tetikleyeceğini düşünüyoruz. Kaldı ki bu uygulama, 42 yıldır bütün uluslar arası hukuk ve yapıları ayaklar altına alarak Güney Suriye'de isgal ve ilhak ettiği Golan tepeleri nedeniyle komşusuna karşı sabıkası bulunan işgalci Siyonist İsrail'i Suriye'ye kuzeyden de komşu etmek demek olacaktır.
Halkımıza saygıyla duyurulur.