Basın Açıklamaları

11 Eylül 2009 İnsan Hakları İhlalleri Haberleri

11 Eylül 2009 İnsan Hakları İhlalleri Haberleri

TÜRKİYE HABERLERİ

11 Eylül 2009, Haber 7

Diyarbakır'da mayın patladı: 1 ölü

Diyarbakır'ın Kulp ilçesinde mayın patlaması sonucu hayvanlarını otlatan iki kardeşten biri hayatını kaybetti, 1'i yaralandı.

Olay akşam saatlerinde Kulp ilçesi Tepecik Mahallesi kırsalında meydana geldi. Çobanlık yaptıkları belirtilen Masum ve Mehmet Teğin kardeşler mahalleye yakın bölgede hayvan otlatırken mayına bastılar. Olayda 15 yaşındaki Masum Teğin hayatını kaybederken, Mehmet Teğin(13) ise yaralandı.

Kulp Devlet Hastanesi'ne kaldırılan ve ilk tedavisi yapılan Mehmet Teğin, durumunun ağır olması nedeniyle askeri helikopterle Diyarbakır Dicle Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Hayatını kaybeden Masum Teğin'in cesedi ise otopsi yapılmak üzere Kulp Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

11 Eylül 2009, Haber 7

Hakkari'de 5 terörist ölü ele geçirildi

Hakkari'nin Çukurca ilçesi Kazan Vadisinde süren operasyonlarda ölü ele geçirilen terörist sayısı 5'e yükseldi.

Alınan bilgiye göre, ilçenin dağlık kesiminde bulunan Kazan Vadisinde teröristler tarafında 1 astsubayın şehit edilmesinin ardında başlatılan operasyonlar, hava destekli aralıksız sürüyor.

Önceki gün başlayan ve halen devam eden operasyonlar sonucu etkisiz hale getirilen terörist sayısının 5'e yükseldiği bildirildi.

11 Eylül 2009, Zaman

'Hamile kadın, muayene sırası beklerken öldü' iddiası

Sakarya'nın Serdivan ilçesinde, göğüs ağrısı şikayetiyle özel bir hastaneye giden 8 aylık hamile kadının, 4 saat kaldığı hastanede muayene olmayı beklerken öldüğü iddia edildi.

Edinilen bilgiye göre, Sakarya Emniyet Müdürlüğü'nde görevli polis memuru Metin Duru, göğüs ağrısı şikayetiyle 8 aylık hamile eşi Elif Duru'yu (24), saat 10.00'da Serdivan ilçesindeki özel bir hastaneye götürdü.

Duru'yu muayene eden kadın hastalıkları ve doğum uzmanı doktor, anne karnındaki bebeğin kalp atışlarını duyamadığı gerekçesiyle kadını Göğüs Hastalıkları Uzmanı H.U.B'ye yönlendirdi. Muayenehane önünde bekleyen Elif Duru'nun durumunun acil olduğu uyarısına rağmen, H.U.B'nin, sırada başkalarının olduğunu öne sürerek, beklemelerini söylediği öne sürüldü. Bu sırada fenalaşan Duru, acil servise alındı. Duru, acil servisteki müdahaleye rağmen, saat 10.00'da girdiği hastanede 14.05'te hayatını kaybetti.

Diğer yandan, eşi gözlerinin önünde ölen Duru, müdahale etmekte geç kaldığı iddiasıyla doktor H.U.B. ile tartıştı. Tartışmanın büyümesi üzerine doktor ve polis memuru arasında arbede yaşandı. Doktor H.U.B'nin, Duru'ya küfür ederek, tekme attığı iddia edildi.

Duru'nun ceseti otopsi yapılmak üzere İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderildi.

Hastane müdürü Abdülkadir Aydın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Duru'nun ölümünde hastanenin ihmali olmadığını belirterek, şunları söyledi:

''Göğüs ağrısı şikayetiyle hastanemize başvuran Duru'yu kadın hastalıkları ve doğum uzmanımız muayene etmiş. Karnındaki bebeğin kalp atışlarını alamayınca, konsültasyon için göğüs cerrahı uzmanına yönlendirmiş. Kadın burada beklerken fenalaşarak yaşamını yitirmiş. Anne karnındaki bebeğin hastaneye gelmeden önce öldüğünü düşünüyoruz. Kesin sonuç adli tıp kurumunda yapılacak otopsinin ardından belli olacak.''

Cumhuriyet Savcılığınca olayla ilgili soruşturma başlatıldığı belirtildi.

11 Eylül 2009, Milliyet

10 yaşındaki kıza, öz babası ve arkadaşından cinsel istismar

MUĞLA'nın Yatağan İlçesi'ne bağlı Gökpınar Köyü'nde, 6 yaşındaki Z.G. adlı kıza, inşaat işçisi öz babası 37 yaşındaki S.G. ve arkadaşı 41 yaşındaki H.A.A. tarafından cinsel istismarda bulunulduğu öne sürüldü. Olayın duyulmasıyla baba S.G. ortadan kaybolurken, zihinsel engelli bir çocuğa cinsel taciz suçundan aranan H.A.A. tutuklandı. Küçük Z.G. ise devlet korumasına alındı.

Gökpınar Köyü'ndeki olay, inşaat işçisi S.G.'nin nikahsız yaşayıp 4 yıl önce şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşandığı eski eşinden olan kızı Z.G.'nin başından geçenleri amcası A.G.'ye anlatmasıyla ortaya çıktı. Yan taraftaki evde oturan amca A.G., 6 Eylül akşamı ağlamalarını ve feryatlarını duyup yanına gittiği yeğeni Z.G.'nin anlattıklarıyla şoke oldu. Eve sürekli alkollü gelen ağabeyi S.G.'nin arkadaşı H.A.A. ile birlikte alkol alıp 2 ay boyunca çeşitli zamanlarda yeğeni Z.G.'ye dayak atarak taciz ve cinsel istismarda bulunduğunu öğrenen amca A.G., soluğu jandarmada aldı. Amca A.G., 2 ay öncesine kadar aynı köydeki annesi 64 yaşındaki D.G. ile birlikte kalan küçük yeğeni Z.G.'yi de yanına alarak jandarma karakoluna gitti ve ağabeyi S.G. ile onun arkadaşı H.A.A.'dan şikayetçi oldu.

Z.G., babası ve arkadaşının sık sık kendisini dövüp taciz ettiğini ve cinsel istismarda bulunduğunu anlattı. Küçük kız, olayı başkalarına söylememesi için de tehdit edildiğini öne sürdü. Yatağan Devlet Hastanesi'nde sağlık kontrolünden geçirilen küçük kızın dövüldüğü saptandı, ifadeleri doğrultusunda da cinsel istismar iddiaları üzerine jandarma harekete geçti. Olayın duyulmasıyla baba S.G. ile arkadaşı H.A.A., ortadan kayboldu. Jandarma günlerce izini sürdüğü şüphelilerden H.A.A.'yı dün akşam gizlice köydeki evine girmeye çalışırken yakaladı. Gözaltına alınan H.A.A.'nın daha önce de 12 yaşındaki zihinsel engelli bir erkek çocuğa taciz suçlamasıyla arandığı, çeşitli suçlardan sabıkası olduğu öğrenildi.

Yatağan Cumhuriyet Savcılığı'nda ifadesi alınan ve suçlamaları reddeden H.A.A. çıkarıldığı mahkemece 'küçük yaşta çocuğa cinsel istismar ve tacizde bulunmak' suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Firari baba S.G.'nin ise halen arandığı bildirildi.

KÜÇÜK KIZ KORUMAYA ALINDI

Psikoloji bozulan ve sürekli ağlayan küçük kız ise devlet korumasına alındı, Muğla Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Çocuk Esirgeme Kurumu'na yerleştirildi. Gökpınar Köyü İlköğretim Okulu üçüncü sınıf öğrencisi Z.G.'nin aslında 10 yaşında olduğu, ancak babası tarafından nüfusa 4 yıl geç kaydedildiği, öz annesinin uyuşturucu madde bulundurmak suçundan Aydın'da cezaevinde tutulduğu, iki kardeşinin ise evlatlık verildiği öğrenildi. Zanlı baba S.G.'nin, 2 yıl önce evlendiği ikinci eşi S.G.'nin de bir haftadır Milas'taki ailesinin yanında olduğu belirtildi.

Küçük Z.G.'nin babaannesi D.G. ise oğlu S.G. ile oğlununun ikinci eşi S.G. ve arkadaşı H.A.A.'ya lanet yağdırdı. Gözyaşlarına boğulan babaanne D.G., "Benim oğlum akşama kadar çalışıp aldığı parayı şaraba yatıran birisidir. Torunumun annesi dayanamadı bırakıp gitti. Ondan sonra torunuma yıllarca ben baktım, büyüttüm. Keşke 2 ay önce 'Z.G.'yi bize ver' diye geldiklerinde vermeseydim. Oğlumun yeni karısı bu işleri başımıza açtı. İkisinin de Allah belasını versin. İnşallah tez zamanda yakalanır da o parmak kadar çocuğa çektirdiği acının on katını çeker. Allah belasını versin. Benim öyle bir canavar oğlum yok artık" diye konuştu.

Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü, öz kızına taciz ve cinsel istismarda bulunduğu belirtilen baba S.G.'nin her yerde arandığı belirtildi.

11 Eylül 2009, Milliyet

Cezaevinde işkence iddialarına inceleme

DENİZLİ D Tipi Cezaevi'nde cinayete karışmaktan hükümlü 24 yaşındaki Yunus Kalkan'ın doktor ve infaz koruma memurları tarafından dövülüp, işkence yapıldığı iddiaları üzerine Adalet Bakanlığı, inceleme başlatılmasını istedi. Bakanlık, iddiaların acil olarak araştırılıp, İnsan Hakları Bürosu'na bilgi verilmesi için Honaz Cumhuriyet Başsavcılığı'na bir yazı gönderdi.

2005 yılında Aralık ayında, Murat Şenkur, İzmir'de alacak meselesinden çıkan tartışmada iddiaya göre, Servet Saka tarafından tabancayla başından vurularak, öldürüldü. Şenkur'un cesedi bir süre sonra Manisa'nın Turgutlu İlçesi yakınlarında gömülü bulundu. Olayın ardından cinayet zanlısı Servet Saka ve kendisine yardımcı oldukları ileri sürülen Yunus Kalkan, Mehmet Emin Mutlu gözaltına alındı. İzmir 9'uncu Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanan sanıklardan Servet Saka, ömürboyu hapis, Yunus Kalkan ile Mehmet Emin Mutlu ise 14'er yıl hapis cezasına çarptırıldı. Cezaevine gönderilen sanıklardan Yunus Kalkan, 2.5 yıl Buca Cezaevi'nde kaldıktan sonra, yer sorunu olduğu gerekçesiyle Denizli D Tipi Cezaevi'ne sevkedildi. 1.5 yıldır Denizli D Tipi Cezaevi'nde kalan oğulları Yunus Kalkan'ı 13 Ağustos'ta ziyarete giden baba Kemal ve anne Gülseren Kalkan, dövülüp, işkenceye uğradığı ileri sürülen oğullarını tanınmayacak halde bulunca şoke oldu. Kemal Kalkan, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü ile Denizli Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Denizli Savcılığı, 'Yetkisizlik' kararı vererek, dosyayı Honaz Başsavcılığı'na gönderdi.

DÖVÜP, TAZYİKLİ SU TUTTULAR İDDİASI

Hükümlü Yunus Kalkan, soruşturma kapsamında Honaz Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği ifadesinde, "Koğuşta arkadaşım Kadir Yüce ile kavga ettim. Kavgayı, koğuştaki diğer arkadaşlarının zile basarak çağırdığı gardiyanlar ayırdı. Daha sonra, koğuşlarımız değiştirildi. Olaydan iki gün sonra, revire çıkarıldım. Üzerimde bir tek iç çamaşırımın alt kısmı kalana kadar soydular. Gardiyanlar, gülerek aniden üzerime saldırdılar. Yumruk atıp, tekmelemeye başladılar. Döverek gözetim odasına kadar götürdüler. Arada da bir süre dövdüler. İsmini bilmediğim bir başgardiyan da itfaiye hortumu ile üzerime tazyikli su tuttu. Sağlık görevlisi S.G., infaz koruma başmemuru Ö.E. ile infaz koruma memurları H.Ö., B.K., B.G., S.Ç. ve Ş.S.'den şikayetçiyim" dedi.

İDDİALARIN ARAŞTIRILMASI İSTENDİ

Cezaevindeki işkence iddialarının gazetelerde de yer alması üzerine harekete geçen Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, Honaz Cumhuriyet Başsavcılığı'na 07 Eylül 2009 tarihli bir yazı gönderdi. Gazetelerde çıkan haber küpürlerinin de eklendiği yazıda, Denizli D Tipi Cezaevi'ndeki işkence iddiasının acil olarak araştırılarak İnsan Hakları Bürosu'na ivedilikle bildirilmesini istendi. Honaz Cumhuriyet Başsavcılığı'nda yürütülen soruşturma kapsamında işkence iddialarına adı karışan infaz koruma memurları ile hükümlülerin ifadelerine başvurdu. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü yetkilileri ise işkence ididalarıyla ilgili herhangi bir açıklama yapılmazken, soruşturmanın sürdüğünü bildirdi.

"ADALET İSTİYORUM"

Yaşanan gelişmeler üzerine baba Kemal Kalkan, oğluna yapılan işkenceyi kınadığını, bu işin sonuna kadar takipçisi olacağını söyledi. Adalet varsa oğluna işkence yapanların, görevden el çektirilmesi gerektiğini savunan Kalkan, "Ziyarete gittiğimizde oğlum tanınmayacak haldeydi. Bunu çekilen fotoğraflar ve Adli Tabiplik'ten verilen raporlarla doğruladım. Gerisi adalete kaldı. Ancak, Denizli Devlet Hastanesi Adli Tabipliği'nce verilen raporda Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Uzmanlığı'nca konunun değerlendirilmesi istenmesine rağmen oğlumun bu hastaneye sevki yapılmadı" dedi.

11 Eylül 2009, Evrensel

Polisten hamallara meydan dayağı

Şanlıurfa'da polisin hamallara kimlik sorması üzerine çıkan tartışmada polis hamallara ve hamallara destek çıkarak kendilerine tepki gösteren esnafa cop ve biber gazıyla saldırdı.

Şanlıurfa'da polisin hamallara kimlik sorması üzerine çıkan tartışmada polis hamallara ve hamallara destek çıkarak kendilerine tepki gösteren esnafa cop ve biber gazıyla saldırdı. Olayda hamal ve esnaflardan yaralananlar olurken 5 kişi yaka paça gözaltına alındı.

Şanlıurfa'daki Kapaklı Pasajı esnafına yük taşıyan bir kamyonetteki 3 hamala, polisin kimlik sorması üzerine tartışma çıktı. Kamyonetin durduğu yerin trafik kurallarına uymadığı gerekçesiyle uyardığı hamallarla çıkan tartışma sonrası polis ekipleri, aracın hamallarını yaka paça gözaltına almak istedi. Pasajdaki esnaflar da polisin tutumuna tepki gösterip olaya karışınca polis biber gazı kullanarak, vatandaşlara copla müdahale etti. Birçok esnaf biber gazından etkilenirken, polis 3 hamal ile 2 esnafı gözaltına aldı. Gözaltına alınan bir hamalın kafasının kırıldığı belirtilirken, olay yerinde toplanan vatandaşlar, polisi ıslıklarla protesto etti.

11 Eylül 2009, Evrensel

Hasta tutuklular ölüme terk ediliyor

Cezaevlerinde hasta bulunan 25 tutuklu ve hükümlünün aileleri, çocuklarının tedavi edilmesi için Van Tutuklu ve Hükümlü Aileleriyle Yardımlaşma Derneği'ne (TUHAD-DER) başvurdu.

Cezaevlerinde hasta bulunan 25 tutuklu ve hükümlünün aileleri, çocuklarının tedavi edilmesi için Van Tutuklu ve Hükümlü Aileleriyle Yardımlaşma Derneği'ne (TUHAD-DER) başvurdu. Van TUHAD-DER Başkanı İbrahim Ete, "Başvurulara rağmen, tutuklular ölüme terk ediliyor"dedi.

Erzurum H Tipi Cezaevi'nde iken cilt kanserine yakalanan İsmet Ablak (40) adlı hükümlünün tedavi gördüğü Erzurum Araştırma Hastanesi'nde yaşamını yitirmesinin ardından gündeme gelen hasta tutuklu ve hükümlülerin tedavi edilmesi için yapılan girişimlere rağmen herhangi bir adım atılmadı. Van F Tipi, Erzurum H Tipi, Bitlis E Tipi, Bayburt M Tipi, Rize L Tipi cezaevlerindeki hasta 25 tutuklu ve hükümlünün aileleri, Van TUHAD-DER'e başvuruda bulunarak, çocuklarının tedavi edilmesini istedi. Van F Tipi Cezaevi'nde bulunan Behçet Aslan'ın apandisit ameliyatı olduğu ve kalp rahatsızlığı bulunduğunu belirten kız kardeşi Türkan Gür, ilgili kurumların bu konuda duyarlı olmasını istedi. Bitlis E Tipi Cezaevi'nde bulunan Nurettin Güven'in de migren hastalığının bulunduğunu belirten kız kardeşi Beybun Suphi, defalarca cezaevi idaresi, Adalet Bakanlığı'na dilekçelerle başvurmalarına rağmen ağabeyinin tedavi edilmediğini söyledi. Tutuklu Mahmut Aslan'ın da gördüğü işkenceler sonucu beyninde hasar oluştuğunu belirten kardeşi Haci Aslan, "Kardeşim devamlı rahatsız, tedavi olması gerekiyor, ama hastaneye götürülmüyor" dedi. TUHAD-DER Başkanı İbrahim Ete, hasta tutuklu ve hükümlülerin durumlarına ilişkin Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Adalet Bakanlığı, cezaevleri ile ilgili kurum ve kuruluşlara defalarca dilekçe ile başvuruda bulunduklarını ancak bir arpa boyu yol bile alınamadığını söyledi.

11 Eylül 2009, Gündem

Asker pususunda 4 korucu yaralandı

Siirt'in Polê Köyü boğazında askerler tarafından düzenlenen pusu eyleminde korucuların hedef olduğu ve 4 korucunun yaralandığı bildirildi.

Yerel kaynaklardan alınan bilgilere göre 8 Eylül günü askerler Polê Köyü boğazında pusu attı. Askerlerin pususunda 4 korucunun yaralandığı bildirilirken, bunların isimleri öğrenilemedi. Yaralı korucuların Siirt'e götürülerek Alay Komutanlığı'na çağırlan doktorlar tarafından tedavi edildikleri öğrenildi.

11 Eylül 2009, Gündem

Adana'da çocuklara yine ceza

Adli tatilin bitmesiyle yargılamalara devam eden Adana Ağır Ceza Mahkemesi'nce 5 çocuğa 'Örgüt adına suç işlemek' ve 'Örgüt propagandası yapmak' suçlarından toplam 42 yıl 4 ay hapis cezası verildi.

Adana'nı Dağlıoğlu ve Gülbahçe mahallerinde 16 Mart tarihinde yapılan gösterilere katıldıkları, yasadışı slogan ve polise taş attıkları gerekçesiyle tutuklanarak Pozantı Cezaevi'ne konulan M. S (16), V.S (16), E.B (17), M.Ç (15) ve İ. A (14) adlı çocukların davası karara bağlandı. 2008 yılının Haziran ayında yapılan ilk duruşmasında tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan çocuklar hakkında 'Örgüt adına suç işlemek' ve 'Örgüt propagandası yapmak' yapmak iddiasıyla Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen dava dün sonuçlandı. Yaklaşık bir yıl 6 aydır yargılamaları devam eden 5 çocuğun karar duruşmasına yargılanan 5 çocuk katılmazken, çocukların avukatı Vedat Özkan hazır bulundu.

Aynı eyleme iki ayrı ceza

Mahkeme heyeti, 5 çocuğa TCK'nin 314/3 ve 220/6 yollamasıyla, TCK'nın 314/2 maddesi gereğince ayrı ayrı 5 yıl hapis cezası verdi. Çocuklara verilen 5'er yıllık hapis cezası 3713 sayılı yasanın 5. maddesi gereğince yarı oranında arttırılarak 7 yıl 6'şar aya çıkarıldı. Hapis cezası, çocukların yaşları 18 yaş altı olması sebebiyle TCK'nın 31/3 maddesi uyarında 1/3 oranında indirilerek 4 yıl 2'şer aya indirildi. Mahkeme heyeti ayrıca, çocuklar hakkında aynı eylemden dolayı TMK'nın 7/2 maddesinden örgüt propagandasından da ayrı ayrı 1'er yıl hapis cezası verdi. Heyet, çocuklardan İ.A'ya veridiği 1 yıl propaganda cezasını ise, yaşının 15'in altında olması sebebiyle TCK'nın 52. maddesi dikkate alınarak 3 bin TL para cezasına çevirdi.

'Cezalar Çocuk Hakları Sözleşmesi'ne aykırı'

Çocukların avukatı Vedat Özkan ise çocuklara verilen bu cezanın akıl tutulmasından başka bir şey olmadığını belirterek, 'Adana'da çocuklara bu kadar ağır cezaların verilmesini kaygı verici. Üstelik çocukların yargılamalarının tümünün 'Çocuk Hakları Sözleşmesi'ne ve uluslar arası sözleşmelere aykırı olduğunu devalarca vurguladık. Ancak mahkeme bunları hiçbir şekilde dikkate almadı' dedi.

11 Eylül 2009, Gündem

Urfa'da otomobil tarandı, 1 ölü, 1 yaralı

Urfa'da bir otomobilin taranması sonucu, otomobilde bulunan bir kişi öldü, bir kişi de yaralandı.

Alınan bilgilere göre, Akçakale ilçesi Hacı Ekber köyü yakınlarında Müslüm Şahin'in kullandığı otomobil kimliği belirsiz kişilerce tarandı. Silahlı saldırıda araçta bulunan Müslüm Şahin ve Hacı Kaya yaralandı.

Akçakale Devlet Hastanesi'ne kaldırılan yaralılardan Müslüm Şahin yaşamını yitirirken, Hacı Kaya Urfa Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

11 Eylül 2009, Gündem

İşte DTP'ye operasyonda gözaltına alınan 17 kişi

Diyarbakır, Van ve Kızıltepe'de DTP'ye yönelik olarak yapılan ikinci büyük operasyonda en az 17 kişi gözaltına alındı. Dosyadaki gizlilik kararından dolayı avukatlar da gözaltındakilerle 24 saat boyunca görüşemeyecek.

Bugün sabah erken saatlerden itibaren DTP'lilere yönelik olarak başta Diyarbakır ve Van olmak üzere birçok kentte operasyonlar yapıldı. Halen de devam eden operasyonlarda gözaltı sayısının artabileceği belirtiliyor.

Hükümetin 'demokratik açılımı'nın tartışıldığı bir döneme denk gelen bu operasyonlar 14 Nisan'da 50'yi aşkın DTP'linin gözaltına alınmasından sonraki ikinci büyük operasyon oldu.

Gözaltına alınanlara Silvan'da da Silvan'da Diyarbakır eski İl Genel Meclis Başkanı ve şu anda yerel yönetimler komisyonu üyesi olan Kerem Duruk da eklendi. Yerel saat ile 05.30 sıralarında Cami mahallesinde bulunan evinde göz altına alınan Duruk'un, daha sonra saat 07:00'da ise Gazi caddesi üzerinde bulunan eczanesine getirildiği bildirildi. Burada iki bilgisayarın hard diskinin alındığı, evinden ise bir bilgisayar ve cdlere el konulduğu öğrenildi.

Diğer bir gözaltı da Kızıltepe'de gerçekleşti. Kızıltepe Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele (TEM) Şubesi ekipleri tarafından Mazıdağı Eski Belediye Başkanı Nuran Adlı da Kızıltepe girişinde gözaltına aldı. Gözaltına alınan Adlı, Kızıltepe Emniyet Müdürlüğü'nde bekletilirken, Adlı'nın Diyarbakır'a getirilmesi bekleniyor.

Diyarbakır'da gözaltına alınan diğerleri ise şöyle: Diyarbakır'ın merkez Bağlar İlçesi eski Belediye Başkanı ve DTP Yerel Yönetimler Bürosu yöneticisi Yurdusev Özsökmenler, Bismil eski Belediye Başkanı Şükran Aydın, Diyarbakır İl Genel Meclisi Başkanı DTP'li Şehmus Bayhan, Büyükşehir Belediye Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Hüseyin Bayrak, Kayapınar Belediye Başkan Yardımcısı Sebahattin Dinç, Yenişehir Belediye Başkan Yardımcısı İhsan Uğur, Yenişehir Belediyesi Meclis üyesi Kenan Kaya, DTP Kadın Meclisi üyeleri Azize Yağız, Melike Karagöz, DİHA muhabiri Gülistan Aksoy, SELİS Kadın Merkezi Aktivisti Sosyolog Behice Ok, DTP Bismil eski ilçe Başkanı Galip Kandemir ve DTP çalışanı Hasan Hüseyin Eren.

VAN

Diyarbakır operasyonlarına paralel olarak Van'da DTK üyesi Alaatin Aktaş ile Grant Otele yapılan baskında Barış ve Demokrasi Genel Başkanı Demir Çelik gözaltına alındı. Van'da gözaltına alınanların Diyarbakır'a götürülmesi bekleniyor.

DÜNYA HABERLERİ

11 Eylül 2009, Haber 7

Irak'ta şiddet olayları: 3 ölü 7 yaralı

Irak'ın çeşitli kentlerinde yaşanan şiddet olaylarında 3 kişi öldü, 7 kişi yaralandı.

Başkent Bağdat'ın 210 kilometre kuzeybatısındaki Riyad kentinde iki militan, eylem yapmak üzere hazırladıkları bombanın patlaması sonucu yaşamını yitirdi.

Kerkük'ün doğusunda silahlı saldırganların açtığı ateşte bir sivilin, kentin batısındaki ayrı bir silahlı saldırıda ise 6 kişinin yaralandığı bildirildi.

Başkentin 210 kilometre kuzeyindeki Havica kentinde düzenlenen silahlı saldırıda da bir kişinin öldüğü belirtildi.

11 Eylül 2009, Haber 7

Lübnan'dan İsrail'e füze saldırısı

Lübnan'dan İsrail'in kuzeyine iki füze fırlatıldığı bildirildi. İsrail tarafında ölü ya da yaralı olup olmadığına ilişkin henüz bir bilgi verilmedi.

Lübnanlı güvenlik yetkilileri, iki ülke arasındaki sınıra yakın olan Lübnan'ın güneyindeki Sur bölgesinden İsrail'e en az iki füze fırlatıldığını söylediler.

İsrail tarafında ölü ya da yaralı olup olmadığına ilişkin henüz bir bilgi verilmedi.

11 Eylül 2009, Haber 7

87 bin avro ödüllü Müslim Han yakalandı

Pakistan'ın kuzeybatısındaki Svat vadisindeki Taliban'ın sözcüsü Müslim Han'ın yakalandığı bildirildi. Han'ın başına 87 bin avro ödül koyulmuştu

Pakistan ordusundan yapılan açıklamada, başına yaklaşık 87 bin avro ödül konulan Müslim Han'ın, Svat'ta düzenlenen operasyonda yakalandığı belirtildi.

Açıklamada, operasyonda ayrıca Svat'taki Taliban'ın önemli komutanlarından ve başına aynı ödülün konulduğu Mahmud Han ile 3 Taliban liderinin de yakalandığı kaydedildi.

11 Eylül 2009, Zaman

Uganda'da çatışmalar sürüyor

Uganda'da bir etnik grup mensuplarının güvenlik güçleriyle çatışmasının ikinci gününde ölü sayısının 10'a çıktığı bildirildi.

Polis yetkilileri, bugünkü çatışmalarda, aralarında bir çocuğun da bulunduğu 3 kişinin vurularak öldürüldüğünü açıkladı.

Başkent Kampala'daki çatışma, Buganda etnik grubu temsilcisinin yarın için öngörülen siyasi protesto gösterisine hazırlanmak üzere başkentin kuzeydoğusundaki bir bölgeye gitmesine izin verilmemesi üzerine başlamıştı.

Polisin, lastik yakan ve taş atan göstericilere ateşle karşılık vermesi sonucu dün 7 sivil ölmüştü.

Buganda etnik grubu, liderlerinin etkisini artıracağı düşüncesiyle ülkede federal sistemin uygulanmasını istiyor. Merkezi hükümet ise bu öneriye karşı çıkıyor.

11 Eylül 2009, Milliyet

Doğu Kudüs'te bir Yahudi iki Filistinliyi yaraladı

Doğu Kudüs'te bir Yahudi, biri 13 yaşında bir çocuk, iki Filistinliyi ateş ederek yaraladı

Edinilen bilgiye göre, Eski Kent'in Ağlama Duvarı tarafından girişi yakınındaki Silvan köyündeki saldırı sonrasında Filistinlileri yaralayan Yahudi yakalanarak gözaltına alındı.

Kudüs Polisi Sözcüsü Şmuel Ben-Rubi, silahlı kişinin 13 yaşındaki bir çocukla 40 yaşındaki bir Filistinliyi ayaklarından vurarak yaraladığını ve yaralananların hastaneye kaldırıldıklarını bildirdi.

Filistinlilere ateş eden kişinin, ilk sorgusunda bir grup Filistinlinin kendisine saldırdığını iddia ederek, meşru savunma amacıyla ateş ettiğini söylediği kaydedildi.

Filistinliler ise bölgeye toplanan polislere ve Silvan köyündeki Yahudi yerleşimcilerin evlerine taşlar atarak saldırıyı protesto ettiler

11 Eylül 2009, Milliyet

Flaman bölgesindeki okullarda başörtüsü yasağı uygulanacak

Belçika'da başörtüsü tartışmaları artarak devam ederken, ülkenin Flaman kesiminde resmi okullarda başörtüsü yasağı uygulama kararı alındı

Federal yapılı Belçika'da Flaman Toplumu Eğitim Konseyi, bugün yaptığı toplantının ardından, ülkenin Flaman kesimindeki tüm resmi eğitim kurumlarında başörtüsünü yasaklama kararı aldığını açıkladı.

Yapılan açıklamada, yeni başlayan ders yılı sürecinde, başörtüsüne izin veren bazı okullarda istisna kuralları uygulanacağı, bu kapsamda isteyen öğrencilerin felsefi derslerde dini simgeler taşıyabilecekleri belirtildi.

Flaman Eğitim Konseyi, başörtüsünü yasaklama kararının gerekçelerini açıklarken, "öğrencilere özgür ve kaliteli bir eğitim olanağı sağlamak iradesinden" söz etti.

ANVERS KENTİNDE DE YASAK

Öte yandan, Anvers kenti Eğitim Konseyi de, bugünkü toplantısının ardından yaptığı açıklamada, kentteki 300 okulda başörtüsü yasağının 1 Eylül 2010 tarihinde başlayacağını duyurdu.

Kentin katolik ve bağımsız eğitim kurumlarının temsilcilerinden oluşan konseyde oy birliği ile karar alındığı bildirilirken, öğrencilerin ve velilerin bilgilendirileceği ifade edildi.

Belçika;da okulların açılması ile tekrar gündeme gelen başörtüsü tartışması, siyasi ve adli alanlarda gerginliğe yol açıyor.

Bazı adli kurumlar, başörtüsü kullandıkları gerekçesiyle okullara alınmayan öğrenciler lehinde kararlar verirken, Danıştay;ın da bu konuda somut görüş açıklaması bekleniyor.

Siyasi alanda, başta sosyalistler olmak üzere bazı gruplar, başörtüsünün "dini değil, siyasi bir sembol olarak kullanıldığı" görüşünden hareketle yasaklamadan yana tavır koyuyor.

Belçika;da başörtüsü tartışmalarının önümüzdeki günlerde artarak devam etmesi bekleniyor.

11 Eylül 2009, Hürriyet

Afganistan'da bir Polonyalı asker öldürüldü

Polonya Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, Taliban militanlarıyla çatışan ABD-Afgan birliklerine destek için 30 Polonyalı askerin Gazne bölgesine gönderildiği ve çatışmada 30 yaşındaki asker Piotr Marciniak'ın öldüğü kaydedildi.

Açıklamada, 4 Polonyalı askerin de yaralandığı, hastaneye kaldırılan askerlerin hayati tehlikesi bulunmadığı belirtildi. Marciniak'ın, Polonyalı askerlerin 2002 yılında Afganistan'da görevlendirilmesinden bu yana ölen 13. Polonyalı asker olduğu kaydedildi.

MAZLUMDER HABERLERİ

11 Eylül 2009, Evrensel

DTP den `açılım` turları

DTP eş başkanları Emine Ayna ve Ahmet Türk, Kürt sorununun çözümü çalışmaları kapsamında KESK, MAZLUMDER ve İHD`yi ziyaret ettiler.

DTP eş başkanları Emine Ayna ve Ahmet Türk, Kürt sorununun çözümü çalışmaları kapsamında KESK, MAZLUMDER ve İHD`yi ziyaret ettiler.

DTP eş başkanları Emine Ayna ve Ahmet Türk, Kürt sorununun çözümü çalışmaları kapsamında KESK, MAZLUMDER ve İHD`yi ziyaret ettiler.

Ayna ve beraberinde Urfa Milletvekili İbrahim Binici ve GYK Üyesi Hatice Çoban, Kürt sorununun demokratik yollardan çözümü çalışmaları çerçevesinde dün ilk olarak KESK`i ziyaret ettiler.

Ziyaretlerinin İçişleri Bakanı Atalay`ın ziyaretlerine bir alternatif olmadığını belirten Ayna, son günlerde yaşananlar üzerine siyasi partileri, kitle örgütlerini, sendikaları, meslek odalarını ziyaret ederek onların görüşlerini de alacaklarını vurguladı.

Kürt sorununda yeni bir sürecin başladığını ve durmasının mümkün olmadığını belirten Ayna, sürecin sağlıklı işleyebilmesi için Türkiye`nin tekçi zihniyetten kurtulması gerektiğini söyledi. Ayna, operasyonların durmasının sağlıklı bir sürecin ilk şartı olduğunu söyledi.

Görüşme sonrası açıklama yapan KESK Genel Başkanı Sami Evren ise anaların ağlamaması ve sorunun çözümü için hükümetin irade göstermesinin önemine vurgu yaptı. DTP Eş Başkanı Ahmet Türk ile DTP milletvekilleri Sırrı Sakık ve Pervin Buldan da, MAZLUMDER Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal`ı, derneğin genel merkezinde ziyaret ettiler. Türk, görüşme öncesinde yaptığı açıklamada, `Bu süreçte başarılı olursak belki de yüzyıllık acıları dindirmiş oluruz. Biz buna inanıyoruz, barışa ve sevgiye inanıyoruz. Birlikteliğin Kürt ve Türk halkına yarayacağına inanıyoruz` dedi. MAZLUMDER Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal ise, hükümetten süreci başlatırkenki kararlı duruşunu sürdürmesini beklediklerini kaydederek `Aksi takdirde Türkiye büyük bir hayal kırıklığı yaşar` dedi.

DTP Heyeti daha sonra, İHD Genel Merkezi`ni ziyaret etti.

11 Eylül 2009, Cihan

PKK elini tetikten çekmeli

DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, `Normalleşme için herkesin hassasiyet göstermesi gerekiyor. Bunun için operasyonlar yapılmamalı, PKK da elini tetikten çekmelidir.` dedi.

Kendi `demokratik açılım` çalışmalarını başlatan DTP, görüşmelere sivil toplum kuruluşlarıyla başladı. Genel Başkan Ahmet Türk`ün ilk durağı Mazlum-Der olurken Genel Başkan Yardımcısı Emine Ayna da KESK`i ziyaret etti. Hükümetin açılım çalışmalarına alternatif bir süreç başlatmadıklarını belirten DTP`liler, şehit haberlerinden Türk Silahlı Kuvvetleri`nin operasyonlarını sorumlu tuttu.

Mazlum-Der Genel Başkanı Ahmet Faruk Uysal`la görüşmesinin ardından bir açıklama yapan Ahmet Türk, acıların bitmesini istemeyen güçlerin bu süreci baltalamaya yönelik bazı çalışmaları olduğunu savundu. `Bizim amacımız birbirimizi anlamaktır.` diyen DTP lideri, CHP ve MHP`yle görüşüp görüşmeyeceği sorusuna, `İktidar partisine kapıları kapatan bir muhalefet DTP`ye kapıları açmaz.` cevabını verdi. Türk, randevu talebi karşısında kendilerine `bölücü, vatan haini` gibi bir yaklaşım gösterilmesi halinde görüşmelerinin mümkün olmayacağını söyledi. Gazetecilerin şehit haberleriyle ilgili sorusuna da şöyle cevap verdi: `Büyük bir üzüntü duydum. O acılar bizim yüreğimizdeki acılardır. Ama biz başından beri hep şunu söyledik, operasyonlar durmadığı müddetçe buna benzer şeylerin yaşanacağını görmemiz lazım. Bir açılım sürecinde sıfır noktada operasyonlar yapılırsa, bir dağın başına gidip operasyonlar yapılırsa, maalesef bu ölümlerle, acılarla karşı karşıya kalıyoruz.` Bu arada Ahmet Türk, ziyaret sonrası bir vatandaşın protestosuyla karşılaştı. `Kocatepe`de şehit cenazesi varken ne açılımı?` diyerek küfürler savuran vatandaşın bağırdığını gören sokaktaki bazı kişiler de kendisine eşlik etti. Aynı vatandaşın daha sonra `Türkiye laiktir laik kalacak` şeklinde slogan attığı görüldü.

11 Eylül 2009, Zaman

Operasyonlar bitmeli, PKK elini tetikten çekmeli

DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, "Normalleşme için herkesin hassasiyet göstermesi gerekiyor. Bunun için operasyonlar yapılmamalı, PKK da elini tetikten çekmelidir." dedi. Kendi 'demokratik açılım' çalışmalarını başlatan DTP, görüşmelere sivil toplum kuruluşlarıyla başladı.

Genel Başkan Ahmet Türk'ün ilk durağı Mazlum-Der olurken Genel Başkan Yardımcısı Emine Ayna da KESK'i ziyaret etti. Hükümetin açılım çalışmalarına alternatif bir süreç başlatmadıklarını belirten DTP'liler, şehit haberlerinden Türk Silahlı Kuvvetleri'nin operasyonlarını sorumlu tuttu.

Mazlum-Der Genel Başkanı Ahmet Faruk Uysal'la görüşmesinin ardından bir açıklama yapan Ahmet Türk, acıların bitmesini istemeyen güçlerin bu süreci baltalamaya yönelik bazı çalışmaları olduğunu savundu. "Bizim amacımız birbirimizi anlamaktır." diyen DTP lideri, CHP ve MHP'yle görüşüp görüşmeyeceği sorusuna, "İktidar partisine kapıları kapatan bir muhalefet DTP'ye kapıları açmaz." cevabını verdi. Türk, randevu talebi karşısında kendilerine 'bölücü, vatan haini' gibi bir yaklaşım gösterilmesi halinde görüşmelerinin mümkün olmayacağını söyledi. Gazetecilerin şehit haberleriyle ilgili sorusuna da şöyle cevap verdi: "Büyük bir üzüntü duydum. O acılar bizim yüreğimizdeki acılardır. Ama biz başından beri hep şunu söyledik, operasyonlar durmadığı müddetçe buna benzer şeylerin yaşanacağını görmemiz lazım. Bir açılım sürecinde sıfır noktada operasyonlar yapılırsa, bir dağın başına gidip operasyonlar yapılırsa, maalesef bu ölümlerle, acılarla karşı karşıya kalıyoruz." Bu arada Ahmet Türk, ziyaret sonrası bir vatandaşın protestosuyla karşılaştı. "Kocatepe'de şehit cenazesi varken ne açılımı?" diyerek küfürler savuran vatandaşın bağırdığını gören sokaktaki bazı kişiler de kendisine eşlik etti. Aynı vatandaşın daha sonra "Türkiye laiktir laik kalacak" şeklinde slogan attığı görüldü.

Emine Ayna da KESK Genel Başkanı Sami Evren'le görüşmesinin ardından, "Operasyonlar, süreci baltalayan birer provokasyona dönüşmüştür." diye konuştu. Dün İnsan Hakları Derneği'ni de ziyaret eden DTP'lilerin bugünkü programında Türkiye Barolar Birliği ve Türk Tabipleri Birliği görüşmeleri var. 14 Eylül'de de İstanbul'da temaslarını sürdürecekler.

11 Eylül 2009, Haber Diyarbakır

Türk: 'Eller Tetikten Çekilmeli'

Ahmet Türk: ""Bunun için operasyonlar yapılmamalı, PKK de elini tetikten çekmelidir"

DTP Eşbaşkanı Ahmet Türk, sürecin normalleşme için herkesin hassasiyet göstermesi gerektiğini belirterek, "Bunun için operasyonlar yapılmamalı, PKK de elini tetikten çekmelidir" dedi.

DTP'nin "Kürt açılımı" sürecinde sivil toplum örgütleriyle yapacağı ziyaretlerin ikinci durağı Mazlum-Der oldu.

DTP Eşbaşkanı Ahmet Türk, Mazlum - Der Genel Başkanı Ahmet Faruk Uysal'la basına kapalı bir görüşme yaptı.

Görüşmenin ardından basına açıklama yapan Türk, Türkiye coğrafyasında yaşanana acıların bitmesi için, Kürt halkının da özgür ve eşit yaşayabileceği bir ortamın sağlanması gerektiğini, bunun için sürecin önem taşıdığını söyledi.

Acıların bitmesini istemeyen güçlerin süreci baltalamaya yönelik bazı çalışmaları olduğunu kaydeden Türk, "Bu ülkenin barışa, bu ülkenin kardeşliğe ihtiyacı var. Bu süreçte başarılı olunursa belki de yüzyıllık acılar dindirilir" dedi.

Sivil toplum örgütlerini ziyaret ederek düşüncelerini aldıklarını kaydeden Türk, "İnanıyorum ki, bütün Türkiye halkı bu acılı sürecin sona ermesi için büyük bir çabanın içerisinde olacaktır. Bizim amacımız birbirimizi anlamaktır. Eğer birbirimizi anlamazsak, diyalog oluşturmazsak, bir Türkiye sorunu olan bu sorunu tartışamazsak, diyalog oluşturamazsak başarılı olma şansımız olmaz" diye konuştu.

Mazlum- Der Genel Başkanı Ahmet Faruk Uysal da, katılımcı demokrasinin en önemli unsurlarından birinin sivil toplumun karar alma süreçlerine katılması olduğunu belirterek, yeni bir anayasaya olan ihtiyaca dikkat çekti.

Daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Türk, bölgeden gelen çatışma haberlerine ilişkin bir soruyu şöyle yanıtladı:

"Her yaşanan olaydan, her yaşamını yitiren insan için büyük acı duyuyoruz. Ama biz başından beri hep şunu söyledik, operasyonlar durmadığı müddetçe buna benzer şeylerin yaşanacağını görmemiz lazım. Bizim başından beri endişemiz bu. Bir açılım sürecinde sıfır noktada operasyonlar yapılırsa, bir dağın başına gidip operasyonlar yapılırsa, maalesef bu ölümlerle, acılarla karşı karşıya kalıyoruz. Türkiye'nin normalleşmeye ihtiyacı var. Normalleşme için herkesin hassasiyet göstermesi gerekiyor, bunun için operasyonlar yapılmamalı. 'PKK de elini tetikten çekmelidir' diye açık şekilde ifade ettik."

11 Eylül 2009, Akşam

Türk: PKK elini tetikten çekmeli

DEMOKRATİK açılım kapsamında çalışmalar yapan İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın ardından DTP de STK ve siyasi partilerle görüşmelerine başladı. DTP Eşbaşkanı Emine Ayna KESK'i ziyaret ederken, Genel Başkan Ahmet Türk de Mazlum-Der ve İnsan Hakları Derneği'ne gitti. Türk, görüşme sonrası yaptığı açıklamada 'Operasyonlar yapılmamalı, PKK da elini tetikten çekmelidir' dedi. Türkiye'de Kürt sorunuyla ilgili 30 yıllık bir acı ve 100 yıllık inkar olduğunu söyleyen Ahmet Türk, 'Şehit haberlerini Mardin'deyken aldım. O acılar bizim yüreğimizdeki acılardır. Her yaşanan olaydan, her yaşamını yitiren insan için büyük acı duyuyoruz' diye konuştu.

11 Eylül 2009, Star

PKK elini tetikten çekmeli

DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, ''Normalleşme için herkesin hassasiyet göstermesi gerekiyor. Bunun için operasyonlar yapılmamalı, PKK da elini tetikten çekmelidir'' dedi.

NEŞESARIDOĞAN ANKARA

Demokratik açılım sürecinde Sivil Toplum kuruluşları ile görüşmelere başlayan DTP'nin ilk durağı Mazlum-Der oldu. Mazlum-Der genel merkezini ziyaret eden DTPlideri Türk, ''Yıllardan beri acıların yaşandığı Türkiye'de, bu acıların bitmesi ve Kürt halkının da özgür ve eşit yaşayabileceği bir ortamın sağlanabilmesi için sürecin önem taşıdığını'' söyledi. ''Bu süreçte çabalar ve fırsatların olduğunu'' anlatan Türk, ''Acıların bitmesini istemeyen güçlerin de bu süreci baltalamaya yönelik bazı çalışmaları olduğunu'' savundu.

SİVİL ANAYASA YAPILMALI

Mazlum-Der Genel Başkanı Ahmet Faruk Uysal da katılımcı süreçlerden geçmiş bir sivil anayasa yapılması gerektiğini ifade ederek, ''Anayasa yapılana kadar kültürel hakların verilmesinin önemli olduğunu düşünüyoruz'' dedi. Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Türk, şehit haberlerini değerlendirmesinin istenmesi üzerine şunları söyledi: ''Haberi Mardin'de aldım, büyük bir üzüntü duydum. O acılar bizim yüreğimizdeki acılardır. Birileri gibi bunu kullanmıyoruz. Her yaşamını yitiren insan için büyük acı duyuyoruz. Başından beri hep şunu söyledik, operasyonlar durmadığı müddetçe buna benzer şeylerin yaşanacağını görmemiz lazım. Başından beri endişemiz bu. Bir açılım sürecinde sıfır noktada, bir dağın başına gidip operasyonlar yapılırsa, maalesef bu ölümlerle, acılarla karşı karşıya kalıyoruz. Türkiye'nin normalleşmeye ihtiyacı var. Normalleşme için herkesin hassasiyet göstermesi gerekiyor, bunun için operasyonlar yapılmamalı. PKK da elini tetikten çekmelidir, diye açık şekilde ifade ettik. Biz, bunu artık görmeye başladık.''

BARIŞTEKSEÇENEĞİMİZ

Mazlum-Der'in ardından İnsan Hakları Derneği'ni de (İHD) ziyaret eden DTP lideri Türk , İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan ile görüştü. Türk, 1 saat süren görüşmenin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, sürecin barışa doğru evrilmesini ümit ettiklerini dile getirerek, ''Önümüzde başka seçenek yok'' dedi.

Öte yandan DTP Genel Başkan Yardımcısı Emine Ayna da açılım turları kapsamında KESK Genel Başkanı Sami Evren'i ziyaret etti. Ayna, DTP'nin bu görüşme trafiğinin İçişleri Bakanlığı'na alternatif değil süreci güçlendirici bir eylem olduğunu belirtti.

Bütün Türkiye destek vermeli

'Açılımları sonuna kadar destekliyoruz" diye konuşan DTP lideri Türk "İnanıyorum ki, bütün Türkiye halkı bu acılı sürecin sona ermesi için büyük bir çabanın içerisinde olacaktır. Amacımız birbirimizi anlamaktır. Bu tüm Türkiye'nin sorunu. Eğer birbirimizi anlamazsak, diyalog kurmazsak, bir bu sorunu tartışamazsak, başarılı olma şansımız olmaz'' dedi.

11 Eylül 2009, Hürriyet

Operasyonlar durmazsa buna benzer şeyler yaşanacaktır

DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, dün "Demokratik açılım" süreci kapsamında MAZLUM-DER Genel Merkezini ziyaret etti.

Türk, son şehit haberleri anımsatıldığında, "O haberi Mardin'deyken aldım, büyük bir üzüntü duydum. O acılar bizim yüreğimizdeki acılardır. Birileri gibi bunu kullanmıyoruz. Her yaşanan olaydan, her yaşamını yitiren insan için büyük acı duyuyoruz. Ama biz başından beri hep şunu söyledik, operasyonlar durmadığı müddetçe buna benzer şeylerin yaşanacağını görmemiz lazım" dedi. Türk, "Operasyonlar yapılmamalı ve PKK'da elini tetikten çekmelidir" diye ekledi. Şehit Jandarma Komando Onbaşı Orhan Kılıç için cenaze töreni düzenlenen Kocatepe Camisi'ne birkaç yüz metre mesafedeki Mazlum-Der'i ziyaret eden Türk ve beraberindeki bazı DTP'li milletvekilleri, buradan ayrılırlarken bazı vatandaşların protestosuyla karşılaştı.

11 Eylül 2009, CNN Türk

DTP lideri Türk İHD'yi ziyaret etti

İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan tarafından karşılanan Türk, burada yaklaşık 1 saat süren görüşmenin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, Kürt sorununun çözümü konusunda İHD'nin bilgi ve deneyimlerinden yararlandıklarını, "sürece uygun projeleri nasıl ortaya koyabiliriz" diye fikir alışverişinde bulunduklarını belirtti.

Türk, sürecin barışa doğru evrilmesini ümit ettiklerini dile getirerek, "Önümüzde başka seçenek yok" dedi.

Türk, sivil toplum örgütlerini ziyarete devam edeceklerini, bu çerçevede yarın DİSK yetkilileriyle bir araya geleceklerini bildirdi.

İHD Genel Başkanı Türkdoğan da DTP'nin, açılım süreciyle ilgili sivil toplum örgütleriyle görüş alışverişinde bulunmasının önemli olduğunu, bunun, sorunun çözümüne katkı sağlayacağını söyledi.

"Kürt sorununu insan hakları sorunu olarak değerlendirdiklerini" ifade eden Türkdoğan, sorunun çözümü için insan hakları standardı açısından ne yapılması gerekiyorsa onun yapılması gerektiğini kaydetti.

Bu arada, İHD'den önce, şehit Jandarma Komando Onbaşı Orhan Kılıç için cenaze töreni düzenlenen Kocatepe Camisi'ne birkaç yüz metre mesafedeki Mazlum-Der'i ziyaret eden Türk ve beraberindeki bazı DTP'li milletvekilleri, buradan ayrılırlarken bazı vatandaşların protestosuyla karşılaştı.

Vatandaşlar, "Bu kadar insan ölüyor ayıp. Gazetelere bakın kaç kişi öldü. Şu anda Kocatepe'de cenaze var, bunlar burada. Bu kadar rahat olamaz insan" şeklinde sözler sarf etti.

11 Eylül 2009, Vakit

Türk: PKK elini tetikten çekmeli

DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, "Demokratik açılım" süreci kapsamında MAZLUM-DER genel merkezini ziyaret etti.

Türk, burada yaptığı konuşmada, "yıllardan beri acıların yaşandığı Türkiye coğrafyasında, bu acıların devam etmemesi ve Kürt halkının da özgür ve eşit yaşayabileceği bir ortamın sağlanabilmesi için sürecin önem taşıdığını" söyledi. MAZLUM-DER Genel Başkanı Ahmet Faruk Uysal da katılımcı demokrasinin en önemli unsurlarından birinin sivil toplumun karar alma süreçlerine katılması olduğunu dile getirdi. Uysal, katılımcı süreçlerden geçmiş bir sivil anayasa yapılması gerektiğini ifade ederek, "Anayasa yapılana kadar kültürel hakların verilmesinin önemli olduğunu düşünüyoruz" dedi. Gazetecilerin sorularını da cevaplayan Türk, şehit haberlerini değerlendirmesinin istenmesi üzerine şunları söyledi: "O haberi Mardin'deyken aldım, büyük bir üzüntü duydum. O acılar bizim yüreğimizdeki acılardır. Birileri gibi bunu kullanmıyoruz... Bir açılım sürecinde sıfır noktada operasyonlar yapılırsa, bir dağın başına gidip operasyonlar yapılırsa, maalesef bu ölümlerle, acılarla karşı karşıya kalıyoruz. Türkiye'nin normalleşmeye ihtiyacı var. Normalleşme için herkesin hassasiyet göstermesi gerekiyor, bunun için operasyonlar yapılmamalı. PKK da elini tetikten çekmelidir, diye açık şekilde ifade ettik. Biz, bunu artık görmeye başladık."

AYNA'DAN KESK'E ZİYARET

Öte yandan; DTP Genel Başkan Yardımcısı Emine Ayna da KESK Genel Başkanı Sami Evren'i ziyaret etti. Ayna, bir soru üzerine "Operasyonlar, süreci baltalayan birer provokasyona dönüşmüştür" diye konuştu.