Basın Açıklamaları

Yine Beyoğlu yine işkence

İşkenceleriyle ünlü Beyoğlu Polis Karakolu'nda gerçekleşen yeni bir işkence vakası, 'Beyoğlu İşkence Karakolu' söylemini akıllara getirdi

Nijeryalı mülteci Festus Okey'in ölümü başta olmak üzere pek çok olayla gündeme gelen Beyoğlu Karakolu, yine işkenceyle gündemde. 5 genç karakolda işkence gördükleri iddiasıyla Beyoğlu Adliyesi'nde polisler hakkında suç duyurusunda bulundu. Vücutlarında kırık, çatlak, ezik ve dikişler bulunan gençler, feci şekilde dövüldüklerini, ıslatıldıklarını ve boyunlarına ip geçirildiğini söyledi. Adliye çıkışında başlarından geçen olayları anlatan gençler, kaçan şahsı soran polislerin sorgusuz sualsiz kendilerini gözaltına aldığını, olay yerinde ve emniyette kafalarına sopalarla vurulduğunu, bayıldıktan sonra ıslatılarak işkence gördüklerini dile getirdiler.
Bir genç kaçınca...
Olay, 5 gencin Beyoğlu Adliyesi'ne giderek suç duyurusunda bulunmasıyla ortaya çıktı. İddialara göre olay şöyle gelişti: 'Silahla yaralama' olayından yargılanan ve hakkında tutuklama kararı bulunan Ç.K. (19), cezaevine götürüldüğü sırada polis otomobilinden atlayarak kaçtı. Harekete geçen polis, Ç.K'nın arkadaşlarının bulunduğu parka giderek gençleri sorgulamaya başladı. Gençlerden M.R.G. (24), E.K. (21) ve H.G. (18), polis tarafından gözaltına alınarak emniyete götürüldü. Aynı saatlerde başka bir adrese giden polis, C.Y. (32) ve İ.Ş.K'yi (32) gözaltına aldı. "Polise mukavemet" suçlamasıyla haklarında işlem yapılan İ.Ş.K, E.K. ve C.Y. adliyeye sevk edildi. Gençler, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Önce işkence sonra tehdit
Hafta sonunun araya girmesiyle pazartesi günü adliyeye gelen 5 kişi, kendilerine işkence yapıldığı iddiasıyla polisler hakkında suç duyurusunda bulundu. Savcılığa verdikleri dilekçede gençler, emniyette işkenceye tabii tutulduklarını ifade ettiler. "Bizi feci şekilde dövdüler; eğer şikayetçi olursak, daha önce bir suça karışmış bir silahı ve çeşitli miktarda uyuşturucuyu üzerimize yıkacaklarını söylediler. Ayrıca bize küfür ettiler, aşağıladılar" ifadelerinin yer aldığı dilekçenin son bölümünde gençler, kendilerine kötü muamele yapan memurların tespit edilmesini ve haklarında "darp, şiddet, kötü muamele ve işkence" suçları gereğince yasal işlem başlatılmasını istediler.
Parkta başladı karakolda sürdü
Gözaltına alınan gençlerden E.K, olayın geçtiğimiz cuma akşamı meydana geldiğini söyledi. Yüzü ve gözleri mosmor olan E.K, polislerin kaçan şahsın nerede olduğunu sorduklarını dile getirdi. E.K, "Biz polislere 'bilmiyoruz' dedik. Küfür ettiler, ters kelepçelediler. Bir dünya dayak yedik. İşkence yaptılar. Boynumuza bastılar, demirle dövdüler. Bunları parkın içinde yaptılar. Sonra emniyete götürdüler. Emniyette de devam ettiler. Boynumuza ipler bağladılar. Hiçbirinden korkumuz yok. Anadan doğma soydular" diye konuştu.
Hem soydular hem ıslattılar
32 yaşındaki C.K. ise gözaltına alındıktan sonra getirildikleri Araştırma Büro Amirliği'nde İ.Ş.K. ile birlikte polislerin kendilerini soyduğunu dile getirdi. C.K, olayın devamını ise şöyle anlattı: "Gelen giden tekme attı. Görmesinler diye de suratımızı tutuyorlardı. Boynuma ip bağladılar."
İ.Ş.K. ise emniyette polislerin kendilerini soyduğunu belirterek, "Islattılar bizi, kafamdan aşağı su döktüler. Kafamı duvarlara vurdular. Bayılmıştım, sonra su serptiler uyandım. Yine devam ettiler" şeklinde konuştu.
Parkta gözaltına alınan H.G. de "Gözümüzün önünde abimize vurmaya başladılar. 'Abi ne oluyor?' demeye kalmadan bize de vurmaya başladılar" dedi. Yedikleri dayağın etkisiyle yere yıkıldıklarını ifade eden H.G, "Yerde sopa ve demirlerle vurdular bize. İşkence yaptılar. Kolum çatladı. Emniyete götürdüler orada da devam ettiler. Bayılınca su serpip yeniden devam ettiler" diye konuştu.
Kolu çatladı parmağı kırıldı
Adliye önünde yaralarını gösteren H.G, bir kolunun çatladığını, diğer kolunda ise 3 dikiş olduğunu söyledi. Adliyeden en son çıkan M.R.G'nin durumunun ise diğerlerine göre kötü olduğu gözlendi. Sağ orta parmağı kırık, kafasında 10 dikiş, vücudunda ezik ve morluklar bulunan M.R.G, suçsuz yere dayak yediklerini söyledi. M.R.G. sözlerini şöyle sürdürdü: "10 tane dikiş var kafamda. Sopalarla dövdüler, parmağım kırıldı. Yumruk izleri duruyor hâlâ." Haklarını sonuna kadar arayacaklarını söyleyen gençler, yargıdan bir sonuç alamazlarsa AİHM'e başvuracaklarını belirttiler. (İstanbul/CİHAN)


İşkence karakolu
Beyoğlu Polis Karakolu en çok Nijerya uyruklu Festus Okey'in öldürülmesiyle gündeme geldi. İstanbul'un göbeğindeki bu karakolda işkence iddialarının ardı arkası kesilmiyor. Uzun süredir gündemden düşmeyen Beyoğlu Emniyet Müdürlüğü ve Beyoğlu Polis Karakolu, daha önce gözaltına alınan kişilerin ıslatılıp hortumla dövülmesi, köpeğe ısırtma, döve döve dalak patlatma gibi vakalarla gündeme gelmişti.
İşte Beyoğlu'nun emniyet güçlerinin icraatlarından birkaç örnek:
lTarlabaşı'ndaki evine giden Bora Sezik, yolda rastladığı polis Ahmet Ünlü'den sigara istedi. Çıkan tartışmanın ardından Ünlü, ruhsatlı silahıyla Sezik'i vurarak öldürdü. Ardından Beyoğlu Polis Karakolu'na bağlı polisler, Sezik'in ağabeyi ve arkadaşlarını gözaltına alarak, 2 gün boyunca 'Sezik'i Ünlü'nün vurmadığı' yönünde ifade vermeleri için işkence yaptı.
lPolisin tartakladığı bir kişiyi görüntüleyen NTV muhabiri Hilmi Hacaloğlu, gözaltına alındı ve Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde polislerce dövüldü.
lBeyoğlu ilçesindeki Gümüşsuyu Mahallesi'nin kadın muhtarı Çiğdem Nalbantoğlu, kimlik kontrolü sırasında "daha nazik konuşun" dediği için 2'si kadın 20 polis tarafından meydan dayağına maruz kaldı.

Evrensel