18.04.07
Yaşam Hakkına Yapılan Her Türlü Saldırıyı Kınıyor ve Kamu Otoritesini
Yaşama Hakkının Korunmasına Yönelik Etkin Tedbirler Almaya Çağırıyoruz
Malatya'da İncil ve Hıristiyanlıkla ilgili ayınlar
basan Zirve yayıncılığın bürosuna yapılan saldırı sonucu 3 kişinin öldürülmesi
ve 2 kişinin de yaralanmış olmasını, yaşama hakkına yapılmış bir saldırı olarak
görüyor ve şiddetle kınıyoruz.
Bu şahısların, muhtemelen misyonerlik vasıflarından
dolayı saldırıya uğramış olmaları ise yaşama hakkının yanısıra din ve vicdan
özgürlüğüne ve ifade özgürlüğüne de yapılmış bir saldırı olarak görüyoruz.
Herkesin dilediği dine inanma ve
onun gereklerini yerine getirme hakkı vardır. Bu hak, onun duyurusunun,
tebliğinin yapılmasını da gerektirir. Bu açıdan Hristiyanlığı anlatan
kitapların basımı o din mensupları için bir özgürlüktür, kısıtlanamaz
engellenemez. Hiçbir din mensubu bir
diğerini susturarak kendi sesini yükseltemez. Başkalarının yokluğunda varlık
aramak insanlık onuruna yakışmaz.
Ülkemizde tarih boyunca çeşitli
din mensupları barış içinde birarada yaşamaktadır. Bu barışı bozmak isteyen
güçler provakatif eylemler peşindedir. Son zamanlarda meydana gelen Tarabzon'da
papazın öldürülmesi, Hrant Dink cinayeti ve bu menfur saldırı dikkate
alındığında gayrimüslimlerin
ciddi bir tehdit altında oldukları açıktır. Nitekim saldırıya uğramış olan
yayın evinin eski ismi "Kay-Ra" olmasına rağmen güvenlik kaygısından dolayı
isimlerini "Zirve" olarak değiştirdikleri söylenmektedir. Bütün bunlar sözü
edilen kesimlere yönelik daha etkili güvenlik önlemlerinin alınmasını
gerektirdiği halde bu önlemlerin alınmamış olması da yetkili kişi ve kurumların
sorumluluğunu arttırmaktadır.
Mazlumder, kim olursa olsun yaşam hakkına yönelik
her türlü saldırıyı kınamakta, tüm din mensuplarının kendi dinlerini yayma
hakkının olduğuna inanmakta ve yaşam hakkına yönelik tedbirlerin alınmasını
kamu otoritesinin asli görevi olarak görmektedir.
MAZLUMDER
GENEL MERKEZİ