YAŞAM HAKKI KUTSALDIR, İHLALİNİ KINIYORUZ...
17 Ağustos 2009 tarihinde Elazığ İli Karakoçan ilçesi Koçyiğitler Jandarma Komutanlığı Piyade Taburu'nda askerlik hizmetini ifa eden 4 asker, el bombasının patlaması sonucu öldü. Kamuoyu ile paylaşılan ilk bilgiler "Nöbet esnasında el bombasının kaza sonucu patladığı ve 4 askerin bu nedenle öldüğü" şeklindeki açıklamalardan ibaretti.
Ancak; 26 Ağustos 2009 tarihinden itibaren ortaya atılan iddialar bir hukuk devletinde yöntem olarak kabul edilemez türden uygulamalara işaret etmektedir. Er İbrahim Öztürk'ün elindeki bombanın patlaması sonucu kendisi ve İbrahim Yaman, Ali Osman Altın ve Mesut Bulut adlı dört askerin ölümüyle sonuçlanan patlamanın, nöbette uyuyakalan erin komutanı Teğmen Mehmet Tümer tarafından cezalandırılmak istenmesi sonucu yaşandığı ve komutanın pimini çektiği el bombasını Er İbrahim Öztürk'e verdikten sonra, "Mandalı bırakırsan ölürsün, bırakmazsan yaşarsın" dediği iddia edilmektedir.
Askerlerin yaşamlarını yitirdiği bu fiili kınıyoruz.
8. Kolordu Komutanlığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında ifade veren Teğmen Mehmet Tümer, "fırsat eğitimi" kapsamında el bombasının pimini çekip nöbetçi ere verdiğini, mandalı bırakmadığı sürece bombanın patlamayacağını Er İbrahim Öztürk'e söylediğinin ifadelerinde mevcut olduğu belirtilirken, ifadesi alınan sekiz tanığın birlik içinde "pimi çekilmiş bir şekilde el bombası eğitimi" verilmediğini ifadelerinde belirttikleri iddia edilmektedir.
Yaşam ve güvenlik hakkını tehdit eden bu eylemin müteselsil sorumluluk ve Türk Silahlı Kuvvetlerinde astlık üstlük ilişkisinin de nazara alınarak, soruşturmanın genişletilmesini olayın bütün yönleri ile aydınlatılmasını istiyoruz.
Örtbas edilmeye çalışılan ve "kaza", "eğitim zaiyatı" gibi nitelendirmelerle kamuoyunun yanıltılmaya çalışılması ve doğru bilgi verilmemesini de devletin bir kurumunun şeffaflık ve denetlenebilir olması gerekliliği açısından da kabul edilemez buluyoruz.
Türk Silahlı Kuvvetleri en üst kademesi açıklama yaparak bu türden kaç "kaza!"nın mevcut olduğu, bunların ört bas edilip edilmediği veya sorumluları hakkında idari ve adli soruşturma başlatılıp başlatılmadığı gibi hususlarda kamuoyunu bilgilendirmek zorundadır.
Siyasi irade, iktidar ve muhalefeti ile bu hususu kamuoyu gündemine taşımalıdır. İktidar kendisine bağlı olan Türk Silahlı Kuvvetlerinden bilgi ve hesap sormalıdır.
MAZLUMDER olarak, herkesi insan haklarına riayet etmeye çağırıyoruz. Yaşam ve güvenlik hakkının korunması gerektiğini bildirirken her ne sebeple olursa olsun 4 askerin yaşam hakkı ihlaline sebep olanları kınıyoruz.
Bu olayın takipçisi olacağımızı belirtirken; soruşturmanın genişletilerek etkin bir tarzda yürütülmesi talebimizi yineliyoruz.
Yaşamını yitirenlerin ailelerine başsağlığı dileklerimizi sunuyoruz.
Av. Selahattin ÇOBAN