YASAKSIZ, KORKUSUZ, TEHDİTSİZ KONUŞALIM!
23/04/2009
Demokratik Toplum Partisi Diyarbakır İl Örgütü tarafından 25 Şubat 2008 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin sınır ötesi kara harekatını protesto etmek amacıyla bir yürüyüş düzenlemişlerdir.
Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ve Batman Belediye Başkanı Nejdet Atalay'ı "Terör örgütünün propagandasını yapmak'" gerekçesiyle 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7/2. maddesi gereğince 10'ar ay hapis cezasına ve Türk Ceza Kanunu'nun 53'üncü maddesinin 1, 2, 3'üncü fıkraları gereğince ceza süresi boyunca kamu haklarından mahrum bırakılmasına karar vermiştir.
Bu ceza ile yargı mekanizması kullanılarak, Kürt sorununun çözümünü amaçlayan şiddeti övmeyen beyanların da sindirilmesinin hedeflendiği görülmektedir. Çünkü; Osman Baydemir, "Bu sorun operasyonlarla, ölümlerle çözümlenemez, yüreğim acıyor. Hiçbir polis, hiçbir asker, hiçbir gerilla yaşamını kaybetmesin. Kardeşlik, birlik ve beraberlik içinde onurluca yaşayalım. Artık yeter, bir gerilla yaşamını kaybetse, bir asker yaşamını kaybetse yerine geçecek 100 kişi vardır" şeklindeki beyanları övme, yüceltme ya da yergi içermeyen beyanlar olup barış, kardeşlik ve yaşam hakkının önemi vurgusu bulunmaktadır. Bu nedenle ifade özgürlüğü içerisinde değerlendirilmesi gereken beyanlardır. İfade özgürlüğü; şok eden, rahatsız edici, katılmadığımız görüşler içindir. Hakaret ve şiddette çağrıyı içermediği müddetçe ifade özgürlüğü kısıtlanmaz ve yasaklanamaz.
İfade özgürlüğü; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 25'inci maddesine göre: "Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz." denilmesine rağmen bu durum pratikte maalesef karşılık bulamamaktadır. Anayasal düzenlemeler alt mevzuatla (kanun, tüzük) ihlal edilmekte ve yorumlanmaması gereken "suç ve cezanın kanuniliği" ilkesi de Türkiye'de "Türkiye'ye özgü" yorum yapılıp sonuçta böyle cezalar da verilebilmektedir.
Türkiye'deki çatışma ortamının son bulması, demokratikleşmenin gerçekleşmesi, ülkedeki acıların son bulması için temenniler ve en önemlisi yaşam hakkının vurgusu kim tarafından ifade edilirse edilsin desteklenmesi gereken ifadelerdir.
Türkiye'deki düşünce ve ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması bir zorunluluktur.
İfadeye Özgürlük İnsana Özgürlüktür...
MAZLUMDER DİYARBAKIR ŞUBE BAŞKANI
Av. Selahattin ÇOBAN