YARGI: ADELETİN TERAZİSİ Mİ? RESMİ İDEOLOJİNİN KIRBACI MI?
Değerli Kütahyalılar
Kimi zaman Kamusal Alan dayatmalarıyla, kimi zaman Başörtüsü Düşmanlığıyla, kimi zaman GATA işgüzarlığıyla, Son olarak ta Danıştay marifetiyle karşımıza çıkan Cübbeli Darbeye , İdeolojik Yargı Diktatörlüğüne , Darbeci Baroya hayır Diyoruz
Halkın Vicdan Mahkemesi'nin doğal üyeleri olan bizler; Danıştay'ın "Hukuksuzluk, adaletsizlik ve zulüm odağı" olma suçundan, hem de acilen kapatılmasını istiyoruz.
Danıştay ve diğer üst yargı kurumları, resmi ve askeri ideolojinin keyfi, hukuksuz infaz kurumları olarak; İslam'a ve Müslümanlara karşı mücadele odağı haline gelmişlerdir. Halkın çocuklarının eşit şartlarda eğitim almasını engellemek için çalışıyorlar. Üniversite sınavına çok az bir zaman kala, , sırf halkın çocukları olan İmam Hatip ve meslek liseli gençlerin başarılarını engellemek için katsayı adaletsizliğinde ısrar ederek, hukukî, ahlâkî tüm ilkeleri çiğnemiştir.Ayrıca öğrencilerin bütün motivasyonlarını bozan bu vicdansızlık, gençlerin adil bir şekilde üniversiteye yerleşmelerindeki en büyük engeldir . Hukukun yanında olması gereken Baro,Adaletsizliği körüklerken, Danıştay'ın Balyozu da adeta Öğrencilerin Tepesindeyken, Bunlara sormak lazım, öğrencilerimiz acaba bu psikolojiyle Üniversite sınavına nasıl girecekler? Danıştay Ancak Yürütmeyi Durdurur,ancak Bizim Eşitlik ve Adalet Yürüyüşümüzü ise asla Durduramaz! Adil bir sistemle üniversiteye girmek isteyen gençlerin tepesindeki danıştay Balyozu elbet Kırılacaktır. Bizler buradan, Darbeci Baroya, Zorba Danıştaya, Katsayı Adaletsizliğine asla boyun bükmeyeceğimizi ve haklarımızdan vazgeçmeyeceğimizi, özgürlük yürüyüşümüzü ısrarla sürdüreceğimizi haykırıyoruz. Halkımız, Kendisine hukuk ve adalet hizmeti sunmakla görevli olanların, adaleti nasıl katlettiklerinin hesabını sormalı ve öncelikle kendi vicdan mahkemelerinde yargılayıp mahkum etmelidir.
Danıştay kararı, aslında Mekke müşriklerinin helvadan put yapıp acıkınca o putlarını yemelerine ne kadar da benzemektedir.Çünkü 28 şubat postmodern darbe sürecinde YÖK'ün uygulamaya koyduğu bu katsayı adaletsizliğine o günlerde halkımız yürütmenin iptali için Danıştaya başvurduğunda "yetki YÖK'dir diyerek başvuruyu iptal etmişti".Bu gün ise danıştay YÖK'ün sahip olduğu yetki alanını ihal etmiş.Deyim yerinde ise tükürdüğünü yalamıştır. İnşaallah bir gün, müşriklerin putlarını yiyip tüketmesi gibi, Türkiye'nin fosilleşmiş ,darbelerin mahsülü Danıştay ve bürokratik kurumlarda kendilerini yiyip tüketecektir.Bu miadı dolmuş kurumlar tarihin çöplüğüne atılacak halkımız onları hep şerle anacaktır.
Bilsinler ki, onlar zulmetmekten bıkmıyor ve korkmuyorlarsa, bizler de zulme kaşı onurumuzla direnmekten, asla bıkmayacak, yılmayacak, haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz. Haklıyız, güçlüyüz, ülkenin gerçek sahipleriyiz ve asla yılgınlığa düşmeden zulme karşı ısrarla direneceğiz. Tüm haksızlıklara, hukuksuzluklara ve adaletsizliklere karşı adalet ve özgürlük mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Kendi ülkemizde insanca, Müslüman'ca ve özgürce yaşayabileceğimiz adalet ve özgürlük ortamını tesis edene kadar mücadelemize devam edeceğiz. Halkın iradesine ipotek koyanlar, bizlere zulmedenler, yaptıklarının hesabını mutlaka vereceklerdir. Tevhid Adalet ve Özgürlük Mücadelemiz; gerekirse bin yıl da olsa sürecek ve zalimlerden gasp ettikleri haklarımızı tamamen geri alıncaya kadar devam edecektir.