ETÖ'üne ait silahlar ve cesetler arazilerden fışkırmaya başladığı bir zamanda, Hakkarili bir çocuğun silah dipçiğiyle ölesiye dövülmesi olayı gündeme oturdu. Daha önceleri İsrailli bir askerin, Filistinli bir çocuğun kolunu kameralar karşısında kırmasına benzer bir olayı, geçen yıl Hakkari'de sivil polisler kameralar karşısında tekrarlamıştı. Huzur ve barış yolunda yapılan açılımların toplum üzerinde bir bahar havası estirmeye başladığı bir zamanda, böyle bir olayın yaşanmış olması, toplum tarafından tepkiyle karşılanmıştır. Van'da birkaç sivil toplum örgütü bu olayı protesto etmek amacıyla bir araya gelerek, olayı kınamıştır.
Basın açıklamasının tam metni aşağıdadır:
VAN-25.04.2009
2008 yılında olaylı geçen Hakkâri Newrozu hafızamızdan silinmeden, benzeri olaylar yaşanmaya devam ediyor. Hakkâri ve Yüksekova sokakları adeta her toplumsal olay sonrası açık işkence alanları haline getirilmektedir. Olaylı 2008 Hakkâri newrozunda C.E' nin kolunu kırmaya çalışırken adeta basına vesikalık fotoğraf çektirircesine görüntü vererek pervasızlaşan polis aynı zihniyetini devam ettiriyor. 23 Nisan 2009 tarihinde Hakkâri'de DTP' ye yönelik göz altıları protesto etmek amacıyla bir araya gelen ve çoğunluğu çocuklardan oluşan gruba polis tarafından aşırı güç kullanılarak müdahale edilmiştir. Müdahale sonrasında grup dağılmış ancak polis çok rahat bir şekilde gözaltına alabileceği göstericileri, gözaltına almak yerine sokakları işkence haneye çevirerek göstericilere işkence yapma yolunu seçmiştir.
C.E' ye sokakta işkence yapılırken, sessiz kalan yetkililer bu yetmezmiş gibi C.E ye memura direnmekten dava açarak polisin çocuklara işkenceye varan müdahalelerine açıkça destek vermiştir. Şayet sokak ortasında işkence gören çocuk var diye yetkililer istifa etseydi, hukuka uygun adil bir soruşturma yürütülseydi aynı işkenceyi S.T yaşamayacaktı. Kolluğun her hukuka aykırı uygulamasında yanında durarak açık destek veren başta Başbakan olmak üzere, İçişleri Bakanı ve Adalet Bakanı bu tutumlarından vazgeçmelidir. Nasılsa bir teröristin kafası ezildi, "kadın da olsa çocuk da olsa gereği yapılacaktır" anlayışı bırakılmalıdır. Bir tarafta 23 Nisan' da Başbakanlık makam koltuğu bir çocuğa verilirken, bu çocuklarla birlikte fotoğraf çektirilirken, diğer tarafta ise Kürt çocuğunun kafasının dipçikle ezilmesi devletin Türkiye halklarına eşit mesafede durmadığının açık göstergesidir. Bu tutum ülkemizi kaos ve dehşet ortamına ittiği için söz konusu hukuksuz tutumu açıkça kınıyoruz.
Bizler insan hakları savunucuları ve hukukçular olarak yapılan bu işkenceden dolayı başta İçişleri bakanının istifa etmesini öte yandan Hakkâri emniyet müdürünün derhal görevden alınmasını talep ederken olayın takipçisi olacağımızı belirtmek isteriz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
VAN BAROSU İHD MAZLUMDER ÇHD