Basın Açıklamaları

Uyuşturucuyla Mücadele Eden Mazlumder Susturulmak İsteniyor…

Uyuşturucuyla Mücadele Eden Mazlumder Susturulmak İsteniyor…
Uyuşturucuyla ciddi bir mücadele içerisinde olması gereken güvenlik güçleri ve kentin mülkü amirleri bu çabayı destekleyip, taktir edeceklerine günlerce yapılan konuşmalardan Van TV’de yaptığımız bir programdan bir cümle cımbızlayarak dava açmayı daha uygun görmüşlerdir.

<!--[if gte mso 9]><xml> Normal 0 21 false false false MicrosoftInternetExplorer4 </xml><![endif]-->

 

Uyuşturucuyla Mücadele Eden Mazlumder Susturulmak İsteniyor…

 

Mazlumder Van Şubesi toplumdaki talep üzerine uyuşturucu meselesine dikkat çekmiş, şehirde giderek yaygınlaşan bu tehlikenin önlenmesi için ciddi bir çalışma yapılması gerektiği yolunda uyarılarda bulunmuştu. Demeç, basın açıklamaları ve TV programlarıyla kentte ciddi bir duyarlılık oluşturmada kendisine düşen sorumluluğu yerine getirmede yoğun bir çaba sergilemişti. Bununda devamında yetkilileri, Sivil Toplum Kuruluşlarını ve odaları bu konuda seferberlik içerisinde ortak bir çalışmaya davet etmişti.

Mazlumder bütün bu çabasında İnsan Hakları Kuruluşu olarak taşımış olduğu sorumluluğun dışında hiçbir endişe taşımamış ve Van’ın uyuşturucu tuzağının pençesinde çırpınmasına seyirci kalınmaması gerektiğine vurgu yapmıştır. Bu çabalar toplum nezdinde ciddi bir destek görmüş ve bunun devamında seçimlerden hemen sonra belediyede oluşturulan bir komisyonla bu sahada Sivil Toplum Kuruluşlarıyla ortak bir çalışma yapılmasına karar verilmiştir.

Uyuşturucuyla ciddi bir mücadele içerisinde olması gereken güvenlik güçleri ve kentin mülkü amirleri bu çabayı destekleyip, taktir edeceklerine günlerce yapılan konuşmalardan Van TV’de yaptığımız bir programdan bir cümle cımbızlayarak dava açmayı daha uygun görmüşlerdir.

Davanın açılması ve şube başkanı Yakup Aslan’ın savcıya ifade vermesinden sonra bugün 18.06.2014 tarihinde Van’daki sorumluluk sahibi STK temsilcilerinin da katılımıyla bir basın açıklaması yapmıştır.

Basın açıklamasının tam metni aşağıdadır: 

 

 

Basına ve Kamuoyuna!

 

Herkesin bildiği gibi, ‘dolaylı olarak insan hakkını ihlal eden’ uyuşturucu belası insan neslinin imha olması için uzun tarihlerden beridir bir tehlike olarak varlığını sürdürüyor. Uyuşturucunun dünya genelinde 320 milyar dolarlık bir pazara sahip olduğu düşünüldüğünde, bu tehlikenin ne kadar çok boyutlu olduğu daha iyi anlaşılır. Uyuşturucu baronlarının geleceğimiz olan gençliğimizin kanından beslenerek zenginleştiği bir perspektifte, daha fazla kazanmak hırsı, Van’ı da bu pazara dahil etmiş ve bunun neticesinde gençlerimiz daha küçük yaştan itibaren bu zehir tuzağına çekilmiştir. MAZLUMDER olarak bu tehlikeyi görmüş, yetkililerin etkin bir mücadele içerisinde olması için kamoyunu duyarlılığa davet etmeyi uygun görmüştük. Demeçlerimizle, tehlikenin hassasiyetine dikkat çekiyor, “ailelerin çocuklarını ateşten korur gibi, uyuşturucu illetinden koruması gerektiğini, yarınımız olan gençlerimizin de bu anlamda dikkatli olması ve hayatlarını karartmaması gerektiğini” vurguluyorduk. İnsan Hakları Kuruluşu olarak, toplumsal duyarlılık oluşturmak ve bu sahada görevlerini yapmaları gereken birimleri de uyarmak maksadıyla yaptığımız açıklamalarımızda, olaydan rahatsız olan belli bir azınlığın dışında halkın geniş kesimlerinin bize destek vermesi, durduğumuz yerin meşruluğunu göstermesi açısından önemlidir. Bu açıklamalarımızdan sadece uyuşturucu baronları ve onların rahat hareket etmeleri karşısında sorumluluklarını yerine getirmeyenler rahatsız olurlar. “Herkes görevini yapsın!” çağrımız yerini bulmamış, kendisini öteki gören yetkililer toplumun sorunları karşısında yaptığımız çağrıya, yargı yoluyla baskı oluşturarak bizi susturmaya çalışmışlardır. İnsan Hakları Örgütü hiçbir baskı, engelleme, taciz veya müdahaleyle karşılaşmadan her türlü toplumsal atraksiyonlarını yerine getirebilmeli, kabul görmüş sivil toplum kuruluşu ahlak kurallarına, görevlerine, standartlarına uygun faaliyette bulunduklarında görevlerini yapmadıkları noktasında toplumsal bir algıyı inşa eden kurumların kovuşturma ve yargı tehdidiyle susturulmaya çalışılmamalıdırlar. İnsan Hakları Örgütlerini yargıyla etkisiz kılmaya çalışmak ulusal mevzuata aykırı olmakla birlikte, uluslararası sözleşmelere de aykırıdır. İnsan Hakları Örgütlerinin çalışmalarını özgürce, her türlü etki ve baskıdan uzak olarak yapılabilmesi, bizzat topluma sözcülük yapmanın ve hak arama özgürlüğünün kendisi için vazgeçilmez değerdedir. Temel insan hak ve özgürlüklerini ihlal anlamına gelen uyuşturucu ve benzeri toplumsal sorunlarıyla mücadele etmek ve  gelişmeleri kamuoyu ile paylaşmak İnsan Hakları Örgütlerinin hak ve görevinin en doğal sonucudur ve bu nedenle hukuka aykırılıktan söz edilmesi de mümkün ve doğru değildir.

İlgili kurumların  uyuşturucu konusunda yaptığımız çalışmaları, yargı baskısı dolayısıyla cezalandırmaları ve engellemelerini hiçbir akli ve insani gerekçeyle izah edebilmek mümkün değildir ve fakat akli ve insani olmayan gerekçelerle izah edebilmek elbette ki mümkündür. Uyuşturucu konusunda yaptığımız çalışmaları yargı baskısı yoluyla engellemek ve cezalandırmak, uyuşturucu karşısında toplumu savunmak zorunda olan kurumların fiili olmamalıdır ve ne yazık ki gerçeklik aksi yöndedir. İçinde yaşadığımız toplumu, tüm dünya tarafından onaylanmış olan bir tehdide karşı uyarıyoruz ve bu uyarının sonucunda söz konusu tehditle mücadele etmesi gereken kurumların yargı aracılığıyla gerçekleştirdiği bir cezalandırma ve yıldırma ile karşılaşıyoruz.

Aleyhimizde dava açan ve giderek bizleri yıldırmak istediklerini düşünmeye başladığımız kurumlar, bu yönelimleri dolayısıyla oluşturdukları toplumsal algıyı herhalde görebiliyorlardır. Eğer bu algıyı görebiliyor ve hala söz konusu yönelimlerinin meşru olduğunu düşünüyor iseler, söz konusu algının doğruluğunu da kabul ediyorlar demektir.

Aleyhimizde dava açan ve dava açmalarını tüm çabalarımıza rağmen anlamlandıramadığımız kurumların uyuşturucuya karşı verdiğimiz çabayı desteklemeleri gerekir iken, mevcut duruma yönelmeleri sadece anlamsız değildir, aynı zamanda gerçekliğimiz konusunda ezberleri de bozan bir olgunun tabiatını da gözler önüne sermektedir.

Bu hususu kamuoyu ile paylaşır, Mazlumder Van Şubesi olarak bu mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğimizin ve halkımızın yanında olacağımızın bilinmesini isteriz.

 

                                                       Kamuoyuna ve basına saygılarımızla

                                                        Van Mazlumder Şubesi adına

                                                                       Yakup Aslan <!--[if gte mso 9]><xml> </xml><![endif]--><!--[if gte mso 10]> <style> /* Style Definitions */ table.MsoNormalTable {mso-style-name:"Normal Tablo"; mso-tstyle-rowband-size:0; mso-tstyle-colband-size:0; mso-style-noshow:yes; mso-style-parent:""; mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; mso-para-margin:0cm; mso-para-margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:10.0pt; font-family:"Times New Roman"; mso-ansi-language:#0400; mso-fareast-language:#0400; mso-bidi-language:#0400;} </style>