Basın Açıklamaları

Tuzla'da 134. 'kader kurbanı'

Kendi vinci bozuk olan tersane, kızağı yandaki işletmenin vinciyle kaldırmaya kalktı. Aradaki mesafe uzundu ve vinç zorlandı. Etrafın boşaltılması gerekirken kızak işçilere ittirildi. Vincin kopan kolu dün doğum günü olan 23 yaşındaki işçinin başına düştü...

ASTAŞ Tersanesi'nde, dün gemilerin inşa edildiği kızağın yeri değiştirilecekti. Eldeki tek vinç bozuktu. Onarılması 'vakit kaybı olur' diye komşu tersanenin vinci kullanıldı. Fakat arada mesafe vardı. Vinç, kızağı kaldırmakta zorlanıyordu. Güvenlik için etrafın boşaltılması gerekirken, işçilere "Gelin, itin" denildi. Aşağıda, işçiler kızağa "Ha gayret" derken, yukarıda halatın bağlı olduğu, vincin demir aparatı koptu. O parça, 23 yaşındaki taşeron işçi Metin İnanır'ı öldürdü, arkadaşını yaraladı. İnanır, tersanecilik sektöründe bu yılki üçüncü, 1985'ten bu yana 134'üncü 'kader' kurbanı oldu.
Liman, Tersane, Gemi Yapım ve Onarım İşçileri Sendikası (Limter-İş) Genel Başkanı Kamber Saygılı'nın verdiği bilgiye göre, dün ASTAŞ'taki sabah mesaisindeki ilk işlerden biri, kızağın yerinin değiştirilmesiydi. Üzerinde gemilerin inşa edildiği kızak ancak vinçle kaldırılırdı. Fakat ASTAŞ'ın kendi vinci bozuktu. Bu nedenle komşu GENÇİŞ Tersanesi'nin vinci kullanıldı. Aslında komşu vincin tersaneye getirilmesi gerekirken, bulunduğu yerden kullanmak daha uygun görüldü.

Ölüme bile bile davetiye
Saygılı'ya göre bu işlem, başlı başına ölüm devetiye çıkarmaktı. Çünkü vinç ile kızağın mesafesi büyüdükçe ağırlık artıyordu. Ve öyle de oldu. Vinç kızağı kaldırmakta zorlanınca o an tersanede çalışmakta olan, aralarında Murat İnanır'ın da bulunduğu yaklaşık 15 işçi bir araya geldi. Elbirliğiyle kızağı itiyorlardı. Bu sırada vincin uç kısmındaki, halatların bağlandığı 'Bum' adı verilen uzun demir parça, ağırlığa dayanamayarak koptu. Kopan parça işçilerin üzerine düştü.
Uzun demir parçanın başına vurduğu İnanır, oracıkta öldü. İnanır, tersanede faaliyet yürüten Deniz Boya Raspa adlı taşeron şirkette çalışıyordu. Üç yıllık işçiydi. Samsunlu, altı aylık evliydi ve eşi beş aylık hamileydi. Halat bir de kadrolu işçi Ramazan Kocatepe'ye çarptı. Kocatepe yaralı kurtuldu. Saygılı öldüren ihmal zincirini, "Vinci tamir edip yapmalıydılar. Ölüm geliyorum demiş. Normalde kızak kaldırılırken etrafının boşaltılması, işçilerin orada durmaması gerekiyor. Orası boşaltılması gerekirken, bu da yapılmıyor" diye anlattı.
Bu, ASTAŞ, eski adıyla Selahattin Aslan'da ilk kaza değil. Burada ilk ölüm, 17 Şubat 2008'de meydana geldi. 24 yaşındaki Hasan Köse, oksijen tüpünün patlaması sonucu öldü. Aynı yıl 8 Haziran'da 34 yaşındaki İhsan Turhan, ezilerek öldü. Kazadan sonra ASTAŞ'ta yüksekten düşme, elektrik kaçağı, LPG ve basınçlı tüplerin patlama riski nedeniyle ve gerekli eksikliklerin giderilmesi için beş gün kapatma cezası verilmişti.

28.05.10 Radikal