Kürt sorununun çözümü için start verildiğinde mesele önce "Kürt Açılımı" olarak isimlendirilmiş, daha sonra çerçevesi daha da genişletilerek buna "Demokratik Açılım" denilerek kapsamlı bir çözüm süreci başlatılmasına karar verilmişti. Onyıllardır tüm sıcaklığı ve yakıcılığı ile ara vermeksizin devam eden bu sorunun çözümü girişimi, vicdan ve insaf duyguları körelmemiş herkes ve her kesimin desteklediği bir girişimdir. Ancak bu girişimin sahici ve inandırıcı olması da elbette beklenen bir şeydir. Bu yüzden taş atan çocuklar için gündeme getirilen yasa değişikliği bu çerçevede üzerinde dikkatle durulması gereken bir konudur. Çünkü sırf kolluk güçlerine taş attıkları için 'terör' suçlaması ile yargılanan bu çocuklar için getirilecek yeni yasal düzenlemelerin kaba hali bile rahatsızlık verici bir niteliktedir.
Öncelikle bu ve benzeri davranışlarda bulunan çocukların 'suçlu' ilan edilip yargılanmaları adil değildir. Bununla beraber 'taş atan çocuklar' için yapılacak düzenlemede bu çocukların işlediği 'suç' için 'terör' kapsamından çıkarılarak 'çocuk suçları' kabilinden 'adli vaka' addedilmesi bile yapılan hatayı gidermeye kifayet etmemektedir. Çünkü sırf taş attıkları için suçlu ilan edilen bu çocuklar/çocuklarımız için düşünülen şey ile onları bu ortama hazırlayan faktör ve saiklerin örtülmek, görmezden gelinmek istenmesi gözden kaçırılacak denli basit bir şey değildir. Bu çocuklar durup dururken taş atma oyunu oynamamış, çevrelerinde bizzat görüp tanık oldukları şiddet uygulamalarına bir tepki olarak böyle bir davranışa yeltenmişlerdir. Onları taciz eden ve bu tutuma zorlayan şiddet uygulamaları yargılanmadıkça bu çocukların suçlu ilan edilip yargılanmaları doğru değildir, adil değildir ve bu siyasi bir karardır.
Bu açıdan yine yıllar önce birkaç dilim baklava için yaşlarının üzerinde cezalar alan çocuklara tanıklık etmiş bir ülkenin vatandaşları olarak hukukun, hakkaniyet üzere tesisini istemek en temel vatandaşlık hakkımızdır. Bu süreç için de mevcut otorite, siyasi, idari ve diğer kurumlardan beklentimiz, şimdi tutukevlerinde bulunan bu çocukların;
- Derhal ve koşulsuz olarak salıverilmeleri
- Yaşadıkları maddi ve manevi zarar-ziyanın tazmini
- Söz konusu yasal hazırlığın bundan sonraki süreç için bu koşullar ve gerekçeler söz konusu olmadığında uygulanmasını istiyoruz.
Bu çocuklar için daha güvenli bir gelecek ve 'suçlu' üretmeyen bir devlet aklı beklentimiz her zaman olacaktır. Yetkili ve etkili organ ve kurumlardan beklentimiz yine bu çocukların 'iyi çocuklar' kadar suçlu olmadıklarını, bunları bu tür itham ve tacizlerden koruyacak anayasal ve yetkin bir güvence oluşturulmasıdır. Bunun için yeni, adil, özgürlükçü, çoğulcu ve demokratik bir anayasanın bütün sorunları çözmek için gerekli temel koşul olduğunu tekrar hatırlatıyoruz.
Abidin ENGİN
MAZLUMDER Van Yön. Kur. Bşk