Emine Yıldız, Keşmir depreminden sonra Pakistan hükümetinin yetimleri barındırma görevini sadece İHH'ya verdiğini hatırlatırken bu sorumluluğu eşinin üstlendiğini vurguluyor. Yıldız, eşinin "Bu çocuklar bizim çocuklarımız. Sahip çıkmalıyız." dediğini aktarıyor. Yıldız, "Yapılması planlanan yetimhane sadece barınma amaçlı değildi. İyi bir eğitimin verileceği, çocukların meslek sahibi yapılacağı bir kompleks düşünüyordu. Bir arkadaşı cami yaptırmak için para vermiş. O da 'yetimhane yaptıralım' demiş. Yetimhaneyi kendi eliyle yapmak için gitti. Ucuz bir arsa bulmuş. Zamandan kazanıp tapu işlemlerini hızlandırmak için uçağı tercih etti." şeklinde konuşuyor.
Kazadan birkaç gün önce Yıldız'ı tarifsiz bir korku sarmış. Sebebini anlamaya çalışırken olayın haberini almış. Yıldız, "Eşim sürekli koşuşturma içindeydi. İçimde hep 'bir şey olacak' korkusu vardı. Son olayda bu durum iyice artmıştı." ifadelerini kullanıyor. Eşinin Filistin konvoylarında da aktif olarak çalıştığını ve Afganistan'ı çok iyi bildiğini kaydediyor. Yıldız, şöyle devam ediyor: "Eşimin acı haberini alırsam çocuklarımın başına geçeceğim. Aileyi toparlamak bana düşüyor. Haram lokmadan uzak tuttuğu çocuklarımızdan gelecek adına çok şey bekliyorum." 24 yaşındaki Enes Yıldız ise babasının hayatını yardıma adadığını dile getiriyor. Yıldız, "Çok fedakârdı. Gurur duyacağımız bir babamız var. Şehit olduğunu düşünüyorum." ifadelerini kullanıyor.
Zaman 20 Mayıs 2010