Basın Açıklamaları

SİVİL SİYASAL ALAN DARALTILMAMALIDIR

24.12.2009 TARİHİNDE BELEDİYE BAŞKANLARINA YAPILAN GÖZALTILAR İLE İLGİLİ MAZLUMDER DİYARBAKIR ŞUBE BAŞKANI AV.SELAHATTİN ÇOBAN YAZILI BİR BASIN AÇIKLAMASI YAPMIŞTIR

SİVİL SİYASAL ALAN DARALTILMAMALIDIR...

24.12.2009 tarihinde Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen hazırlık soruşturması kapsamında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla 11 ayrı ilde operasyonlar yapılmıştır. Bu operasyonlar sonucunda 80'i aşkın gözaltı işlemi yapılmış olup bunlardan 35 kişi bugün adliyeye çıkarılmıştır. Bu operasyonlar kapsamında İnsan Hakları Derneğinin Diyarbakır şubesi aranmış, aralarında İnsan Hakları Derneği Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Şube Başkanı Muharrem ERBEY ile Diyarbakır eski Demokratik Toplum Partisi il Başkanı Fırat ANLI, bazı eski Demokratik Toplum Partisi yöneticileri, Barış ve Demokrasi Partili belediye başkanları gözaltına alınmış ve ilgili yerlerde aramalar yapılmıştır. Yapılan aramalar ve gözaltıların "Koma Civakên Kürdistan" operasyonu kapsamında olduğu kamuoyuna yansımıştır.

Operasyon kapsamında yapılan aramalarda avukatların ikametgâhlarından alınmaları esnasında kaba davranılmış olup bazı belediye başkanlarının ikametgahlarının kapıları kırılarak içeri girilmiştir.

Gözaltıların ve sivillere dönük bu operasyonların ortak özelliği; gözaltına alınan kişilerin tamamının sivil toplum örgütlerine, siyasi partilere mensup olması, ev ve iş adreslerinin belli olması, kiminin belediye başkanı, kiminin il meclis üyesi olması, kiminin parti il başkanı olması, bu insanların emniyete ifade vermek üzere çağrılmaları durumunda rahatlıkla gelebilecek konumda olmalarıdır.

Adresleri belli olan sivil toplum örgütü mensuplarının bu tür yöntemlerle gözaltına alınmaları, insanların örgütlenme özgürlüklerini kullanmaktan ve yasal sivil toplum örgütleri bünyesinde örgütlenmekten soğumaları sonucunu doğurmakta ve kimilerinin de yasadışı faaliyetlere yönelmesinden başka bir işe yaramamaktadır. Bu durum, insan temel hak ve hürriyetleri açısından da tasvip edilemez.

Yüzbinlerce seçmenin iradesinin bir yansıması olarak meşru zeminde siyaset yapmak isteyen Demokratik Toplum Partisi'ne karşı içinde bulunduğumuz yılın başından beri yürütülen operasyonlar neticesinde yüzlerce üst düzey yönetici gözaltına alınmış, tutuklanmış, yine aynı parti Anayasa Mahkemesi'nce kapatılmıştır.

Siyasi tercihlerini Demokratik Toplum Partisinden yana kullanan yüzbinlerce vatandaşımızın bu tercihi, kapatma kararı, yapılan operasyonlar ve gözaltılarla hiçe sayılmış, vatandaşlarımızın yasal ve meşru temsil ve siyaset hakları, ifade ve örgütlenme özgürlükleri ihlal edilmiş, zedelenmiştir.

Hak ve özgürlüklerin herkes için sağlanması ve korunması gerekir. Şiddeti yöntem olarak kullanmayan kişilerin, görüşlerine katılıp katılmadığımızdan bağımsız olarak var olmaları gerekir.

Kürt açılımının kritik bir evreye ulaştığı zamanda yukarıdaki fiillerin gerçekleştirilmesi düşündürücüdür. Sokak eylemlerinin gelişmesi ve Kürt açılımın durmasını isteyenlerin işine yarayabilecek bu operasyon endişeleri de arttırmaktadır.

SONUÇ OLARAK; Gözaltına alınanlar açısından tüm işlemlerin hukuk içinde kalması hususunda sorumlu tüm kişi ve kuruluşlar hassasiyetle davranmaları sağlanmalı ve gözaltı ve tutuklamanın bir tedbir olduğu ve cezaya dönüşmemesi sağlanmalıdır.

Sivil-siyasal alan her türlü vesayetin dışında bağımsız yaşam alanı bulmalı, siyasal alan daraltılmamalıdır.

İfade ve örgütlenme özgürlüğü ihlallerine son verilmelidir.

Kürt açılımını provoke etmeye yönelik hiçbir harekete prim verilmemeli, herkes sağduyu ile hareket etmelidr.

Yargının toplumun sindirilmesi ve susturulması amacıyla kullanılmasından vazgeçilmelidir.

MAZLUMDER Diyarbakır Şube Başkan

Av. Selahattin ÇOBAN