Basın Açıklamaları

Silahlar susmalı

DSP Genel Başkanı Türker, "Çözüm için teröristler koşulsuz olarak silah bırakmalı" diyor. 1968'in gençlik liderlerinden Kürkçü, "İki risk faktörü denetlenmeli. Başbakan'ın uluorta konuşmalarını Gül, 'Ergenekon' provokasyonlarını da TSK denetlemeli" görüşünde. MAZLUMDER Başkanı Ünsal da herkes için af istiyor
Devrim Sevimay
DSP Genel Başkanı Türker, "Çözüm için teröristler koşulsuz olarak silah bırakmalı" diyor. 1968'in gençlik liderlerinden Kürkçü, "İki risk faktörü denetlenmeli. Başbakan'ın uluorta konuşmalarını Gül, 'Ergenekon' provokasyonlarını da TSK denetlemeli" görüşünde. MAZLUMDER Başkanı Ünsal da herkes için af istiyor
İŞTE MİLLİYET'İN SORULARI
ÇATIŞMANIN ÇÖZÜM MODELİ
1 PKK'nın silah bırakması ve dönüş sürecinde nasıl bir yöntem izlenmelidir?
2 PKK kadrolarını dağdan indirmek amacıyla af ilan edildiği takdirde kapsamı ne olmalıdır?
3 Çözüm sürecine Abdullah Öcalan'ın da dahil edilmesi yolundaki taleplere nasıl bakıyorsunuz?
4 Çözüm süreci boyunca operasyonlar durmalı mı durmamalı mı?
5 Terörün bitme menziline girdiği konusunda yayılan iyimser havaya katılıyor musunuz?

KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜM MODELİ
6 Türkiye'de yaşayan Kürtlere mevcut Anayasa ve yasalarla tanınmış olan hak ve özgürlükler alanının genişletilmesi gerektiğini düşünüyor musunuz; düşünüyorsanız bu düzenlemeler neleri içermelidir?
7 Soruna çözüm çerçevesinde demokratikleşme paketi ve ekonomik önlemler yeterli midir? Bölgeye özel düzenlemeler de yapılmalı mıdır?
8 Toplumsal mutabakatın sağlanması için sizce en çok dikkat edilmesi gereken husus nedir?
9 Sizin açınızdan bulunacak çözüm modelinin "olmazsa olmaz" çizgileri nelerdir?
10 Bu konuda sorulmadığı halde yanıtlamak istediğiniz soru varsa nedir?

SEÇİM BARAJI SIFIRA İNDİRİLMELİ ANADİLİNİ ÖĞRENME TALEBİ KARŞILANMALI
MASUM TÜRKER (DSP Genel Başkanı):
1- KOŞUL YOK: Bu alanda yaşanan 30 yıllık deneyim; çözüm için teröristlerin koşulsuz olarak eylemlerinden vazgeçip silah bırakmalarını gerektirmektedir. Bölge, normal yaşama ancak silahlar sustuktan sonra dönebilir. Bu konuya ilişkin önerilerin tartışılacağı zemin ve mekân ise TBMM'dir.
2- HASBELKADER PKK'LIYA AF OLABİLİR: Yaşanan deneyimler, terör sona ermedikçe af konusunun çözüm olmadığını göstermiştir. Ancak, olaylara karışmamış, herhangi bir silahlı eylemde bulunmamış, hasbelkader, teröristlerin etkisinde kalarak bu grubun içinde yer alanların dağdan indirilmesiyle ilgili mevcut düzenlemelerde eksiklik varsa yeni düzenlemeler yapılabilir.
3- TAM TERSİ ETKİ YAPAR: Bu tür talepler gerçeği yansıtmadığı gibi çözüm yerine çözümsüzlük üretiyor.
4- TERÖR BİTMEDEN, OPERASYON BİTMEZ: Terör eylemleri durdurulup silahların bırakılması durumunda, operasyona gerek kalmayacaktır.
5- PKK DEĞİŞTİ DİYE İYİMSER HAVAYA KAPILMAK YANILTICI: Teröristlerin ve terörü destekleyenlerin politika değişikliğine girmeleri nedeniyle yayılan iyimser hava bizi yanıltmamalıdır. Terörün ne zaman nerede ve nasıl ortaya çıkacağı asla bilinemez. Bu nedenle terörü destekleyenlerin ve teröristlerin yaydığı iyimser havaya kapılmak yerine, terörün sonlandırılması hedefine kilitlenmek gereklidir.
6- ETNİK KÖKENE GÖRE ANAYASA YAPILMAZ: Ülkemizde yaşayan değişik etnik kökene mensup yurttaşlar için ayrı ayrı düzenlemeler yapmak, yanlış ve tehlikelidir.
Anayasal değişiklikler ülkenin bütünlüğünü kavrayacak nitelikte olmalıdır. Her bölgede olduğu gibi, Doğu ve Güneydoğu bölge insanı da seçim barajından dolayı kendisini ifade etme ve örgütlenme özgürlüğünü sağlayan siyasal özgürlükten yoksundur.
Bunun için seçim barajını sıfıra indirmek gerekir. Böyle bir yaklaşım, etnik, mezhep ve sınıfsal, konumlarına bakılmaksızın herkesi kavrayacak, kolektif özgürlüklerin kullanılması ve getirdikleri sorumlulukları da içermelidir. Örneğin, eğitim sisteminde mutlaka değişiklik yapılmalı, eğitimde anadilini öğrenmek isteyenlerin talepleri mutlaka karşılanmalıdır.
7- MÜLKİYET ÖZGÜRLÜĞÜ ADALETİN TEMELİDİR: Ekonomik özgürlük, beraberinde mülkiyet edinme özgürlüğünü getirir. Bu da bölgede teröre yönelmeyi keser; sorunların çözüm yoluna girmesini, bu konuda atılacak adımların etkili olmasını ve toplumsal kaynaşmayı sağlar.
Doğu ve Güneydoğu'daki ekonomik özgürlük ise ancak, bölgeye "yatırım üreten yatırımların" devlet eliyle yapılmasıyla gerçekleşir.
Eğer, devlet bölgeye güçlü yatırımlar yaparak güven verirse, özel sektör de oraya yatırım yapacak, bu hem istihdam yaratacak hem de ekonomik zorlukların yarattığı çatışmaları önleyecektir. Ayrıca, bölgedeki yeraltı kaynaklarının çalışır hale getirilmesi hedefine odaklanılmalıdır.
8- MUTABAKATIN FORMÜLÜ TEK KELİME: Eşitlik! Herkese iş, herkese eğitim olanağı, herkese sağlık hizmeti ve herkese zamanında adalet ile can ve mal güvenliği, hiçbir ayrım yapmaksızın sağlanmalıdır.
9- BAŞBAKAN LİDERLERLE GÖRÜŞSÜN: 1- Çözüm yeri TBMM'dir. 2- Başbakan Parlamento'da temsil edilen parti liderleriyle görüşmeli, elindeki veri ve düşüncelerini paylaşmalıdır. 3- Birinci hedef, feodal yapının tasfiye edilmesi ve her türlü şiddetin sona ermesi olmalıdır.
10- TÜRKİYE "GÖREV BÖLGELERİ"NE AYRILSIN: Doğu ve Güneydoğu'yu "sürgün", "terör" bölgesi görünümünden çıkaracak önlemler alınmalıdır. Bunun için Türkiye'nin "görev bölgelerine" ayrılması gerekir. Belirlenecek bölgeler arasında kamu çalışanlarının rotasyonu yapılmalıdır.
Doğu ve Güneydoğu bölgesine atanacak yöneticilerin, diğer bölgelerde en az sekiz yıl deneyimli ve bu süreçte başarılı olmaları şartı aranmalıdır. Bu nedenle, terör yoğunluklu bölgelerde, halkı kucaklayan, yüksek düzeyde bilgili, kültürlü, deneyimli yöneticilerin ve görevlilerin çalışması gerekir. Bu sirkülasyon sağlanırsa, Türkiye'nin bütünlüğünü kavrayan, kültürel ve sosyal kaynaşmayı pekiştiren, bireysel hak ve özgürlüklerin gelişmesini sağlayan bir ortam oluşacaktır.
Doğu ve Güneydoğu'da yönetim hataları azalacak, hak ve özgürlükler üzerinde yorumdan kaynaklanan kısıtlamalar ortadan kalkacaktır. Demokratik ortam gelişecek demokratik yaşam standartları yükselecektir.

ÇÖZÜM İÇİN, BAŞBAKAN'I GÜL, 'ERGENEKON'U TSK DENETLEMELİ
ERTUĞRUL KÜRKÇÜ (BİANET Yayın Koordinatörü, eski Dev-Genç lideri)
1- PKK İŞİN İÇİNDE ASKERİ GÖRÜRSE İNANIR: Silahlı başkaldırının gerisinde yatan tarihsel/politik nedenlerin giderilmesi yolunda hükümetin geri dönüşsüz adım attığını gösteren bir dizi düzenleme yapılmadan PKK'nın "silah bırakma"yı tartışma konusu yapması "eşyanın tabiatı"na aykırı olur.
Bu ilk, tarihsel adımın atıldığını varsayarsak, çatışmanın çözümünde başlıca kaldıraç, açık/örtük diplomasi olacaktır. Çatışmasızlığın güvencesi, hükümetçe yetkilendirilen askeri temsilcilerin PKK temsilcileriyle yürütecekleri müzakereler sonunda varılacak yarı-resmi bir mutabakat olabilir.
Çatışmasızlığın sürdürülmesi için gereken güven ortamı ve geri dönüş yollarının tıkanması için de "akil adamlar", "konferanslar", ikili veya çok taraflı başka mekanizmalar bir arada ya da ayrı ayrı devreye sokulabilir. Ancak, PKK için çözüm sürecinin işlediğinin göstergesi, askerin süreçte bir rol oynadığını görmeleri ve bunun bir jestten fazla bir şey olduğuna kani olmaları olacaktır. Tam anlamıyla silah ve cephaneliklerin tasfiyesi ve teslimi ancak yeni politik düzenin tesisinden sonra gerçek olabilir.
2- SİVİLLERE KARŞI İŞLENEN SUÇLAR AFFEDİLEMEZ: Af, teknik anlamda çatışmanın çözülmesinin kilit taşıdır, ancak, burada affın karşılıklı bağışlama anlamına bürüneceğini de bilelim. Yalnızca PKK militanlarının değil hükümet/devlet görevlilerinin de "suç"larını kapsayacaktır.
Bununla birlikte her iki taraftan sivillere karşı işlenen suçlar, işkence, eziyet, insanlık onuruna karşı uygulamalar af kapsamı dışında kalmalı, bu tür suçların ve çatışmanın gerçek bilançosunun ortaya çıkarılmasına ve faillerinin yargılanmasına yardımcı olmak amacıyla çalışacak bir "Hakikat Komisyonu" affa eşlik etmeli.
3- ÖCALAN'IN İRADE BEYANI YETERLİ: Öcalan'ın çatışmanın çözüm sürecine dahil edilmesi sembolik önemde. Öcalan'ın bu yöndeki beyanlarının devleti yönetenlerce işitildiğinin belli edilmesi yeterli. Bu, Kürtlere politik iradelerinin devrede olduğu güvencesini verir.
Öcalan'ın irade beyanı onun rolünü tamamlar. Onun ayrıntılara hâkim olması beklenemez, gerekmez de. Öcalan'ın rolü, daha çok Kürt sorununun çözümü sürecinde yapacağı politik yönlendirmelerle çatışma sonrası yeniden inşa sürecinde ortaya çıkacak.
4- KARŞILIKLI GERİ ÇEKİLME: Operasyonlar karşılıklı olarak durmalı. Bunun önkoşulu; PKK silahlı güçlerini Türkiye sınırı dışına çıkartmalı, Türkiye de bölgedeki zırhlı birliklerini asıl yerlerine döndürmeli.
5- GÜL ERDOĞAN'I; GENELKURMAY ERGENEKON'U DENETLESİN: İyimserlik iyidir, ancak, şu aşamada her şeyin pamuk ipliğine bağlı olduğunu göz ardı etmememiz gerek. CHP'nin çözüm için elini taşın altına soktuğunu hissettirmesi iyimserliği artırır.
Ben, bu havanın devamı için iki risk faktörünün denetim altına alınması gerektiğini düşünüyorum: Birincisi, Başbakan'ın uluorta ve rastgele konuşmaları. İkincisi, devlet içindeki "Ergenekon" kalıntılarının olası provokasyonları... Birincisini Cumhurbaşkanı, ikincisini TSK komuta kademesi sağlayabilir.
6- LOZAN'I UYGULAMAK TALEP SAYISINI SINIRLANDIRIR: Her şeyden önce, "bağımsızlığımızın teminatı" kabul edilen Lozan Antlaşması'nın, Türkçeden gayrı anadil sahiplerinin hak ve özgürlüklerine dair bütün hükümlerinin ayrımsız ve şartsız uygulanmaya başlanması, tartışmaların büyük bölümünü sona erdirir, üzerinde çalışılacak talep sayısını sınırlandırır.
Bunu, çoğulcu, yalnızca temel hakları değil, ikinci ve üçüncü kuşak hakları da tanıyan demokratik bir yeni anayasa izlemeli. Bunun için Türkiye'nin anayasal üstyapısını toplumun bugünkü varoluşuna uyduracak bir kurucu meclise ihtiyaç var. Hepimiz daha çok özgürlük ve daha az devlet istiyoruz.
7- ADALET DUYGUSU ZEDELENMESİN: Bölgenin geri bıraktırılması ve aşiret düzeninin devletle eklemlenmesi bir resmi devlet politikasıydı. Bunun telafi edilmesi, bölgeye pozitif ayrımcılık zorunlu. Ancak, toplumsal adalet duygusunun zedelenmemesi için Türkiye'de bütün "ihmal edilenler"i hesaba katan bir uygulama da şart.
8- MUTABAKAT SANILDIĞINDAN KOLAY: En çok muhtaç olduğumuz şey hükümetin, ordunun, diyanet işlerinin, medyanın, okulun ve üniversitenin ırkçılıktan arındırılması; kimlik ve kültürlerin dışlanmasının suç sayılması. Buna özen gösterildiği ve zaten halk arasında kendiliğinden var olan "farklılıklara saygı gösterme kültürü" kasıtlı olarak çiğnenmediği takdirde, mutabakatın onarılması da sürmesi de sanıldığından kolay olacak.
9- TÜRKİYE'NİN HEDEFİ: Herkesin çözüm sürecine dahil edildiği; milleti Türklükle tanımlamayan; yurttaşların kendi kendilerini yönetmelerini esas alan yeni bir siyasi düzen.
10- TARİHSEL BİR KÜRT-SOL İTTİFAK İMKÂNI VAR: Kürtlerin yarısından çoğu Türkiye'nin batısında ve büyük kentlerin varoşlarında yaşıyor. O nedenle Kürt sorunu sadece bölge sorunu değil, Türkiye'nin tamamını kat eden bir emekçi sorunudur da. Öcalan'ın sistematik bir biçimde DTP'ye sol ile ittifak kapısını göstermesi bu bakımdan çok anlamlıdır. Bu açıdan bakıldığında Kürtlerin sadece demokratik değil, bir sosyal cumhuriyet de istiyor olmaları, Türkiye'nin emekçi çoğunluğu ile Kürtler arasında tarihsel bir ittifak imkânına işaret eder.

FEDERASYON, ETNİK GRUPLAR ARASI REKABETİ HUSUMETE ÇEVİRİR
AHMET FARUK ÜNSAL (MAZLUMDER Genel Başkanı, eski AKP Adıyaman Milletvekili):
1- SİLAHLARIN SUSMASI, BIRAKILMASINDAN DAHA GERÇEKÇİ: Kendilerini dağa çıkaran ortamın değiştiğine inanmayan insanlar iki sebeple silah bırakırlar: Ya teslim alınırlar, ya da imha edilirler. Eğer, bu ikisinden başka ise kastınız, o zaman en azından evrensel temel hak ve özgürlüklerin anayasal garanti altına alındığını göstermelisiniz ki, bu insanlar silah bırakmaya ikna edilebilsin.
Devletin en üst katlarından önemli şeylerin olacağına dair açıklamaların geldiği bu süreçte, şimdilik, silahların susmasını istemek bırakılmasını istemekten daha gerçekçi görünüyor.
2- HAKİKATLERİ ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURULSUN: Mahmur Kampı'ndakilerin geri dönüşü başlangıç için iyi bir adım. 'Silahlı eyleme katılanlar af kapsamı dışında tutulsun, diğerlerini affedelim' söylemiyse gerçekçi değil. Hem tespiti zor, hem de eğer af yeni bir sayfanın açılması demek olacaksa, elbette herkesi kapsamalı.
Diğer kadroların af süreci tamamlandıktan sonra, lider kadroların durumu ele alınabilir, bir süreliğine yurtdışına gönderilme yoluna gidilebilir. Peki, bu arada toplumun adalet duygusu ne olacak? İşte, "Hakikatleri Araştırma Komisyonu" da o işlevi görür. Affetmek ama, unutmamak.
3- ÖCALAN'IN GÖSTERDİĞİ ADRES DTP: Zaten indirekt olarak sürecin içinde. Ayrıca, kendisi resmi muhatap olarak DTP'yi gösterdi, DTP de buna itiraz etmeyerek dolaylı olarak adres gösterilmeyi kabul etti. Burada yanlış olan; kendi iktidar meşruiyetlerini seçilmiş olmaktan alanların, kendileri gibi seçilmiş olanları sürecin dışında tutmak istemekle, aslında halk iradesini ve demokrasiyi devre dışı bırakmış olmalarıdır.
4- SİLAHLAR KESİNLİKLE SUSMALI: En azından devletin kamuoyuna sunacağı teklife diğer tarafın ne diyeceği beklenmelidir. PKK da bu sürece silahlı unsurlarını ülke dışına çıkararak ya da susturarak katılmalıdır.
5- DENEYİM VE KONJONKTÜR UYGUN: Silahla gidilebilecek menzilin ne olduğunu, hem PKK hem devlet hem de toplum gördü. Her iki taraf için de mevcut durumun devamı ya da bir adım ötesi çözümsüzlük, yani büyük bir acı. Ben uluslararası konjonktürün de çözüme elverişli olduğu kanaatindeyim.
6- FEDERASYON BİZE UYMAZ: Farklı etnik, dini ve kültürel grupların kendilerini yaşama ve ifade etme hakları anayasal güvenceye bağlanmalı. Bu yaklaşım Alevi sorununu da dindar insanların başörtüsü vs. gibi sorunlarını da çözer.
Ben kişisel olarak etnik temele dayalı federasyonun, etnik gruplar arası rekabeti husumete çevireceğine inanıyorum. Türkiye tecrübesine de uygun düşmüyor. Çok fazla sayıda karma evlilik var ve hızlı nüfus hareketliliği etnik, kültürel ve inançsal olarak homojen olmayan illerin hatta ilçelerin oluşmasına sebep oldu.
Başlangıç adımı olarak yerel yönetimlerin yetkilerinin arttırılması ve anadilin eğitimde kullanılması serbest kılınmalı, özel radyo TV yayınları sınırsız olmalı ve değiştirilen coğrafi adlar iade edilmelidir.
7- SORUN EKONOMİK DERSENİZ HATA YAPARSINIZ: Bölgenin ekonomik kalkınması da mutlaka demokratik açılımla eşzamanlı yürütülmelidir. Ama, sorunu feodal yapının sonucu veya geri kalmışlık sorunu olarak görmek aslında görmemektir. Bu basbayağı etnik bir sorundur ve temelleri cumhuriyetin kuruluş felsefesinden sapıldığı başlangıç yıllarında atılmıştır.
8- ASKER GÖZ ÖNÜNDE KONUŞMASIN: Mutabakat için mutlaka katkıda bulunacak toplumsal kesimlerin sayısını artırmak gerek. Ama, her ne olacaksa nihayetinde TBMM çatısı altında olmalıdır. Asker veya güvenlik bürokrasisi, eğer kaygıları veya katkıları olacaksa bunları kamuoyunun gözü önünde yapmaktan imtina etmelidir.
9- YENİ BİR SÖZLEŞME ŞART: Kurucu meclis eliyle hazırlanan ve halk oyuyla kabul edilen bir anayasanın güvencelediği özgür ve eşit yurttaşlık kavramı çözümün olmazsa olmazıdır.
10- HAYATI BİRBİRİMİZE ZEHİR ETMEYELİM: Bu toprakların, görece, beraberce barış içinde yaşamayı daha iyi başarabilme refleksine ve tecrübesine güvenebilirsek, yersiz kuşkuların bizi esir almasına ve hayatı birbirimize zehir etmesine fırsat vermemiş oluruz.

Milliyet Gazetesi