Basın Açıklamaları

SHÇEK VE YARGI'NIN TUTUMU İNSAN ONURUNU TEHDİT ETMEKTEDİR.

Mardin'de 7 yıl önce yaşanan ve yerel güç odaklarının zanlı olduğu tecavüz vakası (N.Ç. vakası) ile ilgili yargılama sürecinin zamanaşımına doğru gittiği ve Haziran 2010 da zamanaşımı süresinin dolacağına ilişkin haberlerin çıkması üzerine MAZLUMDER Genel Başkanı Ahmet Faruk ÜNSAL bir açıklama yapmıştır.

SHÇEK VE YARGI'NIN TUTUMU İNSAN ONURUNU TEHDİT ETMEKTEDİR.

Adalet, özellikle mazlumu korumalı güçsüze güçlü karşısında güç vermeli iken yozlaşıp gücün emrine girdiğinde zulmü katmerlendirip toplumun umudunu kıran bir alete dönüşmektedir. Bu durum bugün basında yer alan Mardin'de 7 yıl önce yaşanan ve yerel güç odaklarının zanlı olduğu tecavüz vakası (N.Ç. vakası) ile ilgili yargılama sürecinin zamanaşımına doğru gittiği ve Haziran 2010 da zamanaşımı süresinin dolacağına ilişkin haberlerle tekrar ortaya çıkmış bulunmaktadır. Benzer başka hadiseler konusunda ilerde yaşanacak sürece ilişkin de olumsuz sinyaller veren bu olayın "Adaletin mülkün temeli" olduğu ilkesinden çok uzak bir şekilde ele alınması, basına bu kadar mal olmuş bir davada kamu görevlisi olan suçlular korunabiliyorsa kamuoyu desteğini alamayan davalarda ne tür "koruma mekanizmalarının" devreye girebileceği hususunda ciddi endişeler doğurmaktadır.

Yerel bir çok baskı odağının dahil olduğu bu duruşmaların bu baskılardan uzak başka bir yer mahkemesince görülmesi dahil gerekli tedbirlerin alınmamasının sonucu olan bu vicdan kanatıcı sonuç karşısında öncelikle Adalet Bakanlığı'nın ilgiler hakkında gerekli idari soruşturmaları başlatmasını, suç unsuru taşıyan ihmal ve geciktirme durumlarına ilişkin ayrıca cezai süreçleri başlatmasını talep ediyoruz.

Sosyal Hizmetler ve ÇOCUK ESİRGEME Kurumu, müdahil olduğu bu davayı takip etmemekle adeta kendi eliyle kendi varlık nedenini inkar eder bir duruma düşmüş bulunmaktadır. Bu kadar önemli bir konuda bu kadar alakasız kalabilen bir SHÇEK, hiçbir "mazeret" arkasına saklanamayacağı gibi toplumun güvenini ve vergileri ile finanse edilmeyi hak etmemektedir. Bu toplum da, SHÇEK'ten bu kadar kalitesiz bir kamu hizmeti almaya layık değildir. Sorumluların acilen istifa etmelerini ve toplumdan özür dilemelerini talep ediyoruz. İstifa ve özre ilişkin demokratik talebimizden bağımsız olarak ilgili SHÇEK yetkilileri hakkında gerekli idari ve adli sorumluluk süreçlerinin hızlı bir şekilde ve zamanaşımına yatırılmaksızın işletilmesini bu kurumdan sorumlu ve ayrıca ortaya çıkan bu durumun da siyasi sorumluluğunu taşıyan Devlet Bakanı Sayın Selma Aliye KAVAF'tan talep ediyoruz.

Anayasa değişikliği ile meşgul olan Meclisimize de asıl değişikliği insanımızın ve özellikle de mazlumların ve zayıfların haklarının korunmasında sağlamaları gerektiğini tekrar hatırlatıyoruz. Mardin Milletvekillerinin yanı sıra Meclis İnsan Hakları Komisyonunu ile Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunu bu süreci yakından takip etmeleri, sorumlular hakkında gerekli idari ve cezai işlemlerin yapılmasının sağlanmasını denetlemeleri hususunda göreve davet ediyoruz.

Unutmayalım ki mazlumun ahı tarih boyunca yerde kalmamıştır. Yukarda saydığımız yetkililer açısından da yerde kalacak değildir. MAZLUMDER olarak bu konudaki gelişmeleri yakından takip etmeyi "kim olursa olsun mazlumun yanında zalimin karşısında" olma ilkemizin doğal bir gereği sayıyoruz.

Kamuoyuna saygılarımızla duyurulur.

AHMET FARUK ÜNSAL

MAZLUMDER GENEL BAŞKANI