Basın Açıklamaları

Rejim Ordusu Yerine Savunma Ordusu Olmayı Başarabilmek

Genelkurmay başkanı Sayın İlker Başbuğ'un akredite! olmuş gazete ve televizyon temsilcileriyle yapmış olduğu görüşmede dile getirdiği ve kamuoyuna yansıyan ifade ve görüşleriyle kendisinin, demokrasi, insan hakları ve hukuk devleti ilkelerini içine sindiremediğini açıkça ortaya koymuştur. Demokrasi ve hukuku askıya alarak dindar yurttaşlarımızın hak ve özgürlüklerinin ihlali netices

Siyasal mekanizmalarını evrensel demokrasi standartlarıyla modernize etmeyi başaran ülkelerde ki silahlı kuvvetler, "rejim ordusu" olmaktan çıkıp "savunma ordusu" olmayı başarmıştır. Bu tür ülkelerde hiçbir kurum temsilcisi hukuku ve demokrasiyi askıya alarak hak ihlalleri üreten süreçleri övemediği gibi bu tür süreçlerin arkasında olduğunu da dile getiremez. Dile getirdiği anda hukuku ve adaleti korumakla görevli yargı mekanizması gerektiği işlemi yapmaktan çekinmez.

Demokrasi, İnsan hakları, adalet, özgürlük gibi evrensel değerlerin tehdit ve düşman olarak algılandığı, yargının adaleti ve hukuku korumaktan ziyade devleti korumayı kendine görev gördüğü, evrensel hukuk yerine askerden brifing almayı tercih eden bir yargı anlayışının olduğu ülkelerde darbe yapmak hukuken serbest olduğu darbe yapanları veya darbeyi övmenin cezalandırılması da mümkün değildir.

28 Şubat süreci ve demokrasi ve insan hakları konusunda Sayın Başbuğ'un TSK adına yapmış olduğu değerlendirme İnsan hakları savunucuları tarafında kaygıyla karşılanmıştır.

Türkiye mevcut sorunlarını ancak siyasal mekanizmalarını evrensel demokrasinin standartlarıyla modernize etmekle çözebilecektir. İnsan hakları, demokrasi ve özgürlük kavramları Sayın Başbuğ'un algıladığı gibi Türkiye toplumu için bir tehdit oluşturmamaktadır. Bilakis bu değerler farklılıkları barış içinde bir arada yaşamaya katkı sunan değerler silsilesidir.

Siyasal kurumlarımız bu evrensel değerlerle yüzleşmekten başka bir alternatifi olmadığını, TSK'nin rejimin ordusu olmanın yerine memleketi savunma ordusu olması gerektiğini duyarlı Türkiye toplumu birçok defa açıkça göstermiş ve göstermeye devam etmektedir.

MAZLUMDER olarak, tüm tehdit ve dayatmalara rağmen demokrasi, özgürlük, adalet mücadelesinden vazgeçmeyeceğimizi bu vesileyle bir kez daha duyarlı Türkiye toplumuna hatırlatmak isteriz.

Av. Emrullah BEYTAR

MAZLUMDER Genel Başkan Yardımcısı