On yaşındaki Yeremya, yerel kilisesi tarafından cadı olarak yaftalanmasının ardından kendi öz ailesi tarafından nasıl işkenceye uğradığı, yakıldı ve neredeyse öldürüldüğünü hatırladıkça göz yaşlarına hakim olamıyor.
Nijeryalı çocuk 1 Mart Pazar günü AFP'ye, "Kilisede bir gece uyanış yapıyorduk bana cadı demek için papazın karısı ayağa kalktı" dedi.
Yeremya evinden kaçıp Nijerya'nın güney-doğu eyaleti Akwa Ibom'daki Eket kasabasına sığınmasının üzerinden tam bir yıl geçmiş.
Nijeryalı çocuk kendi öz ailesi büyücülükle suçlanmasının ardından kendi öz ailesi tarafından aylarca işkence gördükten sonra kaçmış.
Kilisedeki olaydan sonra Yeremya anında papazın evinde hapsedilmiş, aç bırakılmış ve şeytan çıkarma ayinlerinin bir parçası olarak sopayla dövülmüş.
Evine geri döndüğünde, kendi öz ailesi işkenceye devam etmiş. Haftalar boyunca bir odaya kilitlenip aç bırakılmasının üstüne dövülmüş ve yakılmış.
Yeremya, "Bir gün babam elinde bidonla geldi ve yüzüme, üzerime ve elbiselerime benzin döküp yaktı. Günlerce gözlerimi ve ağzımı açamadım" diye hatırlıyor ve arkasından da gözyaşlarına boğuluyor.
Hayatı boyunca taşıyacağı yanıklarına rağmen doktora dahi götürülmemiş. Günler sonra başka bir bidon görünce evde kaçma zamanı geldiğini anlamış.
Yardım çalışanlara tüm yaşadığı acılara rağmen Yeremya'nın cadılıkla suçlanan çocuklar arasında şanslı olduğunun altını çiziyor.
Yaşları 18 aylıktan 16 yaşına kadar değişen 170 çocukla beraber Yeremya, acil sığınma merkezinde kalıyor.
Birçoğu işkence izleri taşıyor. Yüzlerinde yanıklar, kesikler hatta kafalarında çiviler bile var.
Çocuk Hakları ve Rehabilitasyon Merkezi (CRARN) Yöneticisi Sam Ikpe-Itauma, "Bazıları ölüyor ve denize atılıyor. Birçoklarına zehirli yabani dağ çileği yemeye zorlanıyor. Eğer yerler ve ölmezlerse cadı olmadığına, ölürlerse cadı olduğuna inanıyorlar. Fakat çok azı kurtuluyor".
Papazların işi
Yardım çalışanları ve uzmanlar, Afrika'nın birçok bölgesinde olduğu gibi büyücülüğe olan inanç Nijerya'da yeni değil. Yeni olan çocukların kurban olarak seçilmesi.
Uzmanlar, rahiplerin çocuklardan şeytan çıkarma ayinlerinden servetler kazandığının altını çiziyor.
Başkent Uyo'dan Herbert Batta, "Sahte evanjelistlerde patlama var" dedi. Kendilerini rahip ilan eden bu kişilerin yaftaladıkları çocuklarda bir sorun olmadığını gayet iyi bildiklerini söyledi.
CRARN'dan Ikpe-Itauma da aynı fikirde: "Kalabalıkları kontrol etmek için ruhsal olarak güçlü görünmeniz ve böylece daha fazla para toplayabilirsiniz".
Yakın zamanda yaklaşık bir düzine kadar sahte rahip yakalandı. Bir tanesi belgeselde 110 tane cadı çocuk öldürdüğünü itiraf etmesinden sonra cinayetle yargılanıyor. Şimdiyse çocukları değil, çocukların içindeki cadıyı öldürdüğünü söyledi.
Sözde rahipler, bu oturumlarda nakit para ya da çeşitli mallar kabul ediyor. Lagos Üniversitesi'nden filozof ve cadılık uzmanı Chigbo Ekwealo, insanların cehaleti ve yoksulluğunun bu sözde rahiplere av olmalarındaki birinci neden olduğuna inanıyor.
Akwa Ibom Eyalet Sözcüsü Aniekan Umanah da aynı fikirde: "Bazıları savunmasız çocuklar üzerinden para kazanıyor. Saf ve hassas kırsal halkı hedef almak açgözlülük".