Basın Açıklamaları

Misafire İkramı Başa Kakmak Kasımpaşa Kriterlerine Sığmaz!

Londra’da BBC’ye mülakat veren Başbakan Erdoğan Türkiye’de kayıt dışı yaşayan yüz bin Ermeni için “..Bakın benim ülkemde 170 bin Ermeni var; bunların 70 bini benim vatandaşımdır. Ama yüz binini biz ülkemizde şu anda idare ediyoruz. Ee ne yapacağım ben yarın, gerekirse bu yüz binine 'Hadi siz de memleketinize' diyeceğim; bunu yapacağım. Niye? Benim vatandaşım değil bunlar. Ülkemde de tutmak zorunda değilim …” dedi. Sözü edilen kaçak yüz bin Ermeni’nin, yaşlı ve çocuk bakıcılığı, ev içi işçilik, tezgahtarlık, inşaat işçiliği, vasıfsız işçilik ve bir kısmı da fuhuş sektörlerinde, ucuz işgücü olarak bazen uzun yıllar ülkelerine dahi gidemeden çalıştığı bilinmektedir. Kendi kazandıklarından çoğunu çalıştıkları topluma kazandıran, hayatla savaşlarını, kendilerine dönük düşmanca hislerin kolayca gün yüzüne çıkabildiği bir komşu ülkede kaçak ve güvenceden yoksun olarak devam ettiren bu insancıkların Başbakan’ın sözlerinden ne kadar tedirginlik duydukları basına yansıdı.

Yukarıdaki sözlerin siyasi ve hukuki sonuçları ve değerlendirmesi mutlaka yapılacaktır. MAZLUMDER bu kez Başbakan’ın sözlerini, ulusal veya ulusal üstü insani hukuk açısından değil bir başka açıdan değerlendirmek istemektedir. AB ile müzakere sürecinin her çıkmaza girdiği dönemde Kopenhag Siyasi Kriterleri’ne duyduğu ilgi ve saygıyı teyid etmek için, “.. reformları yapmaya devam ederiz, baktık bizi almıyorlar, adına Ankara Siyasi Kriterleri der yolumuza devam ederiz” diyen Başbakan’ı bu çok sevdiği bu benzetmeden yola çıkarak Kasımpaşa Kriterleri açısından değerlendirmek istiyoruz.

Bir ülkede yasal süresi geçtikten sonra kalmaya devam eden bir kimse ya devlet onu yakalayamadığı için kaçaktır ya da devlet onun yerini bildiği halde dokunmadığı için misafirdir. Sözü edilen yüz bin Ermeni hemen sınır dışı edilebileceğine göre yerleri biliniyor demektir. Yerleri biliniyor ve dokunulmuyor ise kaçak değil misafirdir. O halde hukuka rağmen buradaki mevcudiyetleri devletin ikramıdır. Kasımpaşa Kriterleri’ne göre misafire yapılan ikram ve ihsan başa kakılmaz. Yakın geçmişte pek de hoş olmayan hatıraların yaşandığı bir ülkede gizli ve kaçak çalışmayı göze alabilecek kadar fakir ve kimsesiz bu yüz bin Ermeni’nin konumlarından kaynaklı ucuz işgücü olarak çalıştırıldıkları gerçektir. Kasımpaşa Kriterleri’ne göre fakirlerin, sahipsizlerin, kimsesizlerin ellerinden ekmekleri ve umutları alınmaz, tehdit edilmez korkutulmaz.

Londra’da söylenmiş bu talihsiz sözlerin, durumdan vazife çıkarmaya hazır lümpen milliyetçilik için hedef gösteren ve tehdit içeren potansiyelinin 6-7 Eylül çıldırmansa yol açmamasını temenni ederiz.

Ahmet Faruk ÜNSAL
MAZLUMDER Genel Başkanı