Basın Açıklamaları

MİLLİ İRADE DARBEYE MAHKUM EDİLEMEZ

Ülkemiz de Cumhuriyet kurulduğundan bu güne 87 yıl geçti. Bu süre içinde ilk 27 yıl tek parti yönetimi, geri kalan zamanda ise çok parti yönetimi ile idare edildik.

Mevcut Anayasa da Hakimiyet Milletindir demesine ve Milletin hakimiyeti de milletin vekilleri yoluyla kullanılır demesine rağmen bu güne kadar milletin iradesini ortadan kaldırıp onu yok sayan birçok müdahaleler oldu ve olması için çalışmalar yapan örgütler ve planları Kamu oyuna yansımaya devam ediyor.

Son günlerde kamuoyuna yansıyan ve dehşetle takip ettiğimiz BALYOZ darbe planı da bunlardan birisidir. 2000'li yıllardan sonra yapılan ve kamuoyuna yansıyan Ay ışığı ve Sarıkız darbe planlarından sonra ortaya çıkarılan balyoz darbe planına göre camilerin bombalanması, kendi uçağımızın düşürülüp Yunanistan la savaş başlatılmasına ve gazetecilerin yandaş ve yandaş olmayan gibi sınıflara ayrılıp medyada destek bulunmasının ardından hükümeti al aşağı ederek Milli iradenin ortadan kaldırılması ve yıkılması askeri bir cunta idaresi kurulması planının askeriye içinde yapılması, zamanın kuvvet komutanlarının da olaylara karışmış olması Milletimizi dehşete düşüren bir durumdur. Bizler millet iradesine güvenen, hukukun üstünlüğünü olmazsa olmaz kabul eden bir kurum olarak, İnsan Hakları ihlallerinin en fazla olup, hukukun ortadan kaldırıldığı olayların Darbeler döneminde meydana geldiğini de hatırlatarak, ortaya çıkarılmış olan balyoz darbe planına karışan tüm silahlı kuvvetler personeli hakkında acilen soruşturma açılarak millete karşı yapılacak darbe heveslilerinin millet önünde hesap vermesinin sağlanmasını bekliyoruz..

ANAYASA MAHKEMESİ ŞAŞIRTMAYA DEVAM EDİYOR

Geçen yıl yapılan ve 411 milletvekilinin oyları ile kabul edilen Anayasa değişikliğini yetkisini aşarak yok sayan Anayasa mahkemesi aldığı yeni bir karar ile Kamuoyu ve Milleti şaşırtmaya devam etti.

Millet meclisinde çıkarılan ve Askeri personelin sivil mahkemelerde yargılanmasını ön gören kanun Anayasa mahkemesinde görüşülerek reddedildi. Mevcut anayasada hiçbir kurum, kuruluş ve insana imtiyaz tanınmadığı, hakimiyetin millette olduğu ve millet adına bağımsız mahkemelerin sınıf ve konum farkı gözetmeksizin tüm vatandaşları yargılayabileceği bildirilmesine, Avrupa Birliğine uyum yasaları ve Uluslar arası hukukta askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmasının önünün açık olmasına rağmen Anayasa Mahkemesinin aldığı bu karar kesinlikle doğru bir karar değildir. Darbe heveslilerini sevindirmeye ve millet önünde hesap vermeye engel bir karar olup Milli iradeye karşı olan bu dayatmacı kararı asla kabul etmiyor ve yapılacak yeni bir düzenleme ile yanlışın düzeltilmesini bekliyoruz.

EMASYA PROTOKOLÜ DERHAL İPTAL EDİLMELİDİR

Son günlerde ülke gündemimizi işgal eden diğer bir konuda EMASYA Protokolüdür. 1999 yılında zamanın ANASOL-M hükümeti ile Genelkurmay Başkanlığı arasında yapılan ve şehir merkezlerinde emniyet ve asayiş çalışmalarının Emniyet güçlerinden alınıp Askeri birliklere devreden ve Valilerin yetkilerini ortadan kaldıran (Emniyet-Asayiş-Yardım) Emasya protokolüne göre şehir merkezlerinde polisin görevi askeri birliklere devredilmiş ve bu güne kadar mevcut hukuka da uymayan milletimizi rahatsız edici birçok operasyon ve gözaltılar yaşanmıştır.

İyi eğitilmiş Emniyet güçlerinin hukukun içinde kalarak şehir merkezlerinde emniyeti sağlayacağına inanıyor, Emniyet adına yetki gaspına yol açan bu protokolün derhal ortadan kaldırılmasının sağlanması ve konu hakkında Türkiye Kamuoyunun haberdar edilip bilgilendirmesini Hükümetimizden acilen bekliyoruz.

Ahmet TAŞ

MAZLUMDER KAYSERİ ŞUBE BAŞKANI