7 Haziran sürecinden bu yana ülkenin geneline hakim olan kaos ortamı, özellikle Kürdistan illerinde yaşayan çatışma ve sokağa çıkma yasakları ile birlikte ağır insan hakları ihlallerinin yaşanmasına sebep olmaktadır. En temelde yaşam hakkı ile birlikte, kişilerin, eğitim, sağlık, barınma gibi temel ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik birçok hak, çatışmaların ve yasağın sürdüğü bölgelerde askıya alınmıştır.
Öte yandan, ülke geneline hakim olan kaos ortamı içerisinde; kişilerin Anayasa’da güvence altına alınmış “ düşünce ve ifade özgürlüğünün” önünün tıkandığı, daha önce uluslar arası metinler ve yasal mevzuat ile düzenlenmiş hükümlerin keyfi uygulamalara tercih edildiği görünmektedir.
Bu bağlamda Başbakanlık tarafından 17/02/2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren, “ Milli Güvenliği Tehdit Eden Örgüt ve Yapılarla İrtibatlı Kamu Çalışanları Hakkında” başlıklı genelge uyarınca;
- Terör örgütleri veya legal görünüm altında illegal faaliyet yürüten yapılarla ilişki kuran veya eylem birliği içerisinde olan,
- Bu örgüt ve yapıların emir ve talimatıyla hareket eden,
- Bu örgüt ve yapılara yardım eden,
- Kamu imkan ve kaynaklarını bu örgüt veya yapıları desteklemeye yönelik kullanan veya kullandıran,
- Bu örgüt veya yapılarla mücadeleyi engelleyen,
- Bu örgüt veya yapıların propagandasını yapan,
Kamu çalışanları hakkında ilgili mevzuatı çerçevesinde idari nitelikteki işlemler yetkili amirler tarafından ivedilikle yapılacaktır, denilmektedir.
Ceza ve disiplin hukukunun “ Kanunilik İlkesi” uyarınca, bir kişinin herhangi bir suçtan dolayı cezalandırılabilmesi için işlemiş olduğu fiilin karşılığının kanunda açık bir şekilde suç olarak düzenlenmiş olması gereklidir.
Kamu görevlileri, tabi oldukları özel kanunlar saklı kalmak kaydıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun disiplin ile ilgili hükümlerine göre soruşturulmaktadırlar. Öte yandan suç işleyen kamu görevlisinin disiplin ve ceza hukuku açısından ne şekilde yargılanacağı 4483 sayılı kanunda düzenlenmiş iken söz konusu genelge, yasalarla tanınan hakları bertaraf eden bir sistem öngörmektedir.
Mevcut genelgeye dayanılarak birçok kamu kurum ve kuruluşlarına Valilikler tarafından yazılar gönderilmiş, genelgenin içeriği genişletilerek, televizyon, sosyal medya, yazılı ve görsel basın yolu ile de kişilerin söz konusu eylemleri gerçekleştirebilecekleri belirtilmiştir.
Bu bağlamda; Diyarbakır Dicle Üniversitesine bağlı Hastanelerde çalışan personeller, Güneş Gazetesinin hastaneyi hedef göstermesiyle birlikte adeta bir cadı avının muhatabı olmuş, hastane personellerinin usule aykırı olarak sosyal medya hesapları, açık kimlikleri deşifre edilmiş ve bu kişiler hedef gösterilmişlerdir. Yine Başbakanlığa bağlı olarak Bilgi Edinme Merkezi ( BİMER) ‘ne “ şu isimli personel terör örgütü üyesidir” şeklinde yapılan başvurular mevcut genelge akabinde artmıştır.
Yine Diyarbakır ili Sur İlçesinde yaşanan “ operasyonların durdurulması çağrısı” ile alınan sendikal eylem kararı doğrultusunda, bir günlük iş bırakma eylemi yapan öğretmenlere Milli Eğitim Müdürlüklerince soruşturma açılması; genelge ile amaçlanan hedefin ülke bütünlüğünü korumak olmasına rağmen uygulamada “ muhbir vatandaş” protitipini güçlendireceği; Uluslararası Sözleşmeler, Anayasa ve Kanunlar ile korunan temel hak ve özgürlüklerin “ mobbing ” boyutunu aşacak şekilde, geniş kitleleri ve sivil yapılanmaları hedef alan keyfi uygulamalara yol açacağı açık biçimde gözler önüne sermektedir.
MAZLUMDER Diyarbekir Şubesi olarak, zaten yasalar ile düzenlenmiş ceza ve disiplin hükümlerini hiçe sayarak hazırlanan bu genelgenin kastı aşan uygulamalara yol açacağı noktasında endişeli olmakla birlikte, kişilerin; özel hayatın ve fikir hürriyetinin dokunulmazlığını aşacak şekilde izlenmesinin, keyfi soruşturmalara maruz kalmasının, cezalandırılmasının kaosa zemin hazırlamaktan başka bir işe yaramayacağını belirtir, insanların bir arada güven içerisinde çalışarak daha etkin ve üretken olacaklarına olan inancımızla bu genelgenin kaldırılmasını talep eder, talebimizin ve genelgeye bağlı olarak yaşanacak hak ihlallerinin takipçisi olacağımızı da kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Mazlumder Diyarbekir Şubesi