06.06.2007
Milletvekillerine Mektup!
İnsan Hakları Ortak Platformu 22. dönem milletvekillerine
Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Yasa'nın
Cumhurbaşkanı tarafından veto edilmesi durumunda yaşama hakkına, kişi güvenliği
ve özgürlüğü hakkına, konut dokunulmazlığı hakkına, özel yaşamın gizliliği
hakkına, örgütlenme özgülüğü hakkına sahip çıkarak yasayı bir daha
onaylamamaya, yasa veto edilmediği takdirde ise en az 110 milletvekili ile
birlikte yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulunmaya çağırdı.
Çağrı Mektubu
Sayın Milletvekili,
Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu'nda Değişiklik
Yapılmasına Dair 5681 Sayılı Yasa, 2 Haziran 2007 tarihinde, insan hakları
örgütlerinden meslek örgütlerine, hukukçulardan akademisyenlere kadar pek çok
kişi ve kuruluşun tepkisine karşın onaylandı.
11 Eylül olayı ile tüm dünyada tartışılmaya başlayan insan
haklarından çok devletin güvenliğini esas alan ve güvenliği, kişi
güvenliği olmaktan çıkarıp devletin güvenliğine indirgeyen yaklaşımı temel alan bu yasa, Türkiye'de demokrasi ve
insan hakları açısından geriye doğru gidişin bir başka örneğidir.
Yasaya ilişkin çalışmaların daha önceden başlamasına karşın,
herhangi bir danışma ve görüş oluşturma sürecine izin verilmeden, meclis
kapanmak üzereyken, apar topar gündeme getirilip çıkarılması dikkat çekicidir.
Sadece bu usulün kendisi dahi, demokratik süreçlerin ve mekanizmaların
gerekleri açısından kaygı vericidir.
Yasa, polis ve jandarmanın yetkilerini genişleterek
"polis devleti"nin önünü açarken, ne yazık ki temel hak ve
özgürlüklerin önünde yeni ama çok ciddi bir engel oluşturmaktadır. Polisin, bir
yurttaşı herhangi bir gerekçe göstermeden kimliğini ispata zorlaması,
üzerini araması, "durdurma" adı altına fiilen gözaltına alması,
suçu önleme gerekçesiyle evini basması, kaçtığı gerekçesiyle silahla vurma
hakkına sahip olması, mahkeme kararı olmaksızın aramalar yapması, son derece
keyfi değerlendirmelerle parmak izini alması, insan haklarına aykırı olduğu
kadar başta Anayasa ve Ceza Muhakemeleri Kanunu olmak üzere, yürürlükteki diğer
özel kanunlar ile de çelişki halindedir. Polisin ve jandarmanın yetkilerinin
genişletilmesi, Türkiye'yi bir hukuk ve huzur ülkesi haline getirmeyecek,
aksine, gerilim ülkesi konumuna sokacaktır.
Ülkemizin ihtiyacı olan şey, daha fazla polis zoru ve
baskısı değil, daha demokratik süreçlerin ve mekanizmaların bir an önce
işlerliğe kavuşmasıdır.
Bu nedenle İnsan Hakları Ortak Platformu olarak
Cumhurbaşkanı'na yasayı veto ederek meclise geri göndermesi talebimizi açık bir
mektupla kendisine ileteceğiz.
Bu süreçte TBMM'de bizi temsil eden 550 milletvekilinin
arasında yaşama hakkına, kişi güvenliği ve özgürlüğü hakkına, konut
dokunulmazlığı hakkına, özel yaşamın gizliliği hakkına, örgütlenme özgülüğü
hakkına sahip çıkacak, gerektiğinde bu yasaya karşı iptal davası
açacak en az 110 milletvekilinin olduğunu biliyor, sizin de arasında olduğunu
umduğumuz bu milletvekillerinin bir an önce ses vermesini bekliyoruz.
MAZLUMDER