14 yıldır Adana Karataş Cezaevi'nde kalan Güler Zere'nin ağız kanseri olmasıyla başlayan tahliye talebi, Çukurova Adlî Tıp Kurumu'nun "Yakın çevresinin ilgisine, bakımına, desteğine ihtiyacı bulunduğu, yaşama isteği ve çabasının tedavinin başarısı için gerektiği, bu nedenlerle hastanenin mahkûm koğuşları dahi yaşam riski oluşturacaktır" raporuna rağmen sonuçlanmadı.
Adlî Tıp: Yaşam riski var
Çağdaş Avukatlar Grubu avukatlarından Taylan Tanay, Taraf'a müvekkili Zere hakkında Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığı'na 12 martta yaptıkları başvurunun kaybedildiği için işleme konmadığını açıkladı. Tanay, ikinci başvuru sonrasında Çukurova Adlî Tıp Kurumu'nun verdiği raporla salıverilmesi gereken Zere'nin mahkûm koğuşunda tutulduğunun altını çizdi. Cezaevlerinde kalan hasta mahkumların salıverilmeleri için iki yöntem olduğunu belirten Tanay, birinci yöntemin Anayasanın 104. Maddesi'ne dayanarak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün yetkisiyle, ikinci yolunsa, Ceza ve Güvenlik Tedbirleri İnfazı Hakkındaki Kanun'unun 16. Maddesi'ne göre, Cumhuriyet Başsavcılığı yetkisiyle salıverilmesi olduğunu söylüyor.
Cezaevlerinde kanser hastası olduğu halde, Ceza ve Güvenlik Tedbirleri İnfazı Hakkındaki Kanun'unun 16. Maddesi'nden yararlanamayan bir diğer mahkum Erzurum H Tipi Kapalı Cezaevi'nde kalan İsmet Ablak. Mide kanseri teşhisiyle bir ay önce midesinin yarısının alınmasının ardından Ablak halen cezaevinde kalıyor. Kanserin kemiklere yayılması nedeniyle hastaneye kaldırılan Ablak için Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan başvurular henüz sonuçlanmadı.
Bakkalcı: Geçen yıl 39 kişi öldü
Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Genel Sekreteri Dr. Metin Bakkalcı'ya göre cezaevinde kalan tutuklu ve hükümlülerin doktora ulaşma, toplumla aynı seviyede hizmet alma, gizlilik ve onay konusunda ciddi sıkıntıları var. TİHV'in tesbitine göre 2008'de cezaevlerinde sağlık sebebiyle salıverilmeyip hayatını kaybeden vaka sayısı 39. Bakkalcı bu rakamın Adalet Bakanlığı'nın internet sitesinde açıklanan verilere göre 130'un üzerinde olduğunu söyledi.
İHD Cezaevleri Sorumlusu Necla Şenkul ise, ağır hasta olan mahkûmların tedavilerinin cezaevi koşullarında yapılmasının sağlıklı olmadığını söyledi.
İHD: Çoğunun durumu kritik
İHD'nin hazırladığı rapora göre ağır hasta olan ve tedavileri yapılması gereken mahkumların listesi şöyle:
Aynur Epli: Kan kanseri. Siirt Cezaevi'nde. Daha önce Diyarbakır'da tedavi gördü. Ancak şu an tedavisi yapılmıyor.
A.Samet Çelik: Kırıklar 2 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi'nde MDS kan kanseri.
Nizamettin Akar: Muş E Tipi Cezaevi'nde. Gırtlak kanseri. Hastalığı ölümcül.
Erol Zavar: Sincan 1 Nolu F Tipi'nde. Mesane kanseri. Otuza yakın tıbbi müdahale ya da ameliyat geçirdi.
Halil Güneş: Diyarbakır D Tipi'nde. Kemik kanseri.
Behçet Yılmaz: Tekirdağ 1 Nolu F Tipi. Ağır astım hastası.
Gazi Dağ: Antalya E Tipi Kapalı Cezaevi'nde. Belden aşağısı felçli, iyileşme şansı bulunmuyor.
Gülezar Akın: Adıyaman E Tipi'nde, Hipofizde tümör var. Üç yıldır tedavi oluyor. Yumurtalıklarda kist, belde fıtık, belde yırtılma ve düzleşme ve mide ülseri var.
Halil Yıldız: Antalya L Tipi Kapalı Cezaevi. 82 yaşında yaşlı ve sağlık sorunları var.
İnayet Mete: Kısa bir süre önce kalp ameliyatı geçirmiş, sık sık kriz geçiriyor, ayrıca siroz hastası, sinir tahripleri, damar tıkanıklığı, bel fıtığı ve dönem dönem vücudunun her tarafından derin yaralar açılıyor.
İsmet Ayaz: Adıyaman E Tipi Kapalı Cezaevi'nde. Yaklaşık 10 yıldır "Çölyak" hastası ve kendi ihtiyaçlarını karşılayamıyor, bedeni 10 yaşında çocuk gibi.
İzzet Turan: Diyarbakır D Tipi Kapalı Ankilozon, mide ülseri, kemik erimesi, böbrek yetmezliği, bel fıtığı var.
Menduh Kılıç: Kırıklar 1 nolu F tipi cezaevindedir. Siroz hastasıdır.
Nesimi Kalkan: Mersin Silifke M Tipi. Yakalandığı "Çölyak" hastalığı nedeniyle hiçbir ihtiyacını tek başına karşılayamıyor.
Yusuf Kaplan: Elazığ E Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutulan 85 yaşında. Hükümlünün vücudunun % 79 u felçli.