Basın Açıklamaları

MAZLUMDER "TÜRKİYE İNSAN HAKLARI KURUMU" TOPLANTISINA KATILDI

TBMM Ak Parti Grup Başkanvekili Sn. Ayşenur BAHÇEKAPILI'nın başkanlığında 03.03.2010 tarihinde gerçekleştirilen TBMM'deki toplantıya MAZLUMDER adına Gen. Sek. Yrd. Av. Bahadır Aziz SAKİN, İHD adına Sevim SALİHOĞLU, İHOP adına Feray SALMAN, Av. Hüsnü ÖNDÜL, TİHİV adına Metin BAKKALCI katılmışlardır.

Kanun taslağının alt komisyonda görüşülmesinden önce STK'larla istişare niteliğinde olan toplantı oldukça faydalı geçti.

Komisyondaki konuşmalar şu şekilde olmuştur:

Av. Bahadır Aziz SAKİN (MAZLUMDER)

Özerk bir İnsan Hakları Kurumu'nun kurulmasına ilişkin sürecin 2009 yılında Devlet Bakanı Cemil ÇİÇEK'in "AB ilerleme raporlarında özerk bir kurumun kurulması arzu edilmektedir, raporlarda bu bir eksiklik olarak ifade edilmiştir" şeklindeki açıklamasından sonra geliştiğini, gelinen noktada tasarının yasak savma şeklinde olmaması gerektiğini, aksi halde sadece zaman kaybına yol açacağını vurgulayan Bahadır Aziz SAKİN, böyle bir adımın yeni bir memur istihdamından öteye geçmeyeceğini, kağıt üstündeki varlığıyla yaşayacak ve gerekli işlevsellik kazandırılmayacaksa zamanla kurumun kendi iç çelişkilerini yaşayacağını ve bürokratik hastalıklarla boğuşacağını sonuçta yetersiz kalacağını söylemiştir.

Türkiye'de İnsan Hakları alanında uzun zamandan beri mücadele veren MAZLUMDER, İHD gibi kuruluşların mazluma dokunan - dokunmayı bilen kuruluşlar olduğunu, bu kurumların mazlumu sadece dosyalar arasında görmüş memur zihniyetinden farklı pratik tecrübe ve birikimlerinin olduğunu, bu birikimden istifade edilmemesinin büyük eksiklik olacağını dile getirmiştir. Tasarıyla ilgili yorumlarda da bulunan Sakin, bir çok eksikliğin bulunduğunu, örneğin askeri mahallerdeki cezaevlerinin, disiplin koğuşlarının içerisinde denetleme yapılıp yapılmayacağının belirsiz olduğunu ifade ederek "örnekleri çoğaltmak mümkündür, ancak hukuki olarak olayları takip edenlerin görüşlerine başvurulursa gerçekçi bir kanun ortaya çıkacaktır" demiştir.

Sn. AYŞENUR BAHÇEKAPILI ( AKPARTİ GRUP BAŞKAN VEKİLİ)

Tasarının sistematik açıdan şimdilik karışık olduğunu söylemiş, sivil toplum kuruluşlarının önermelerini meclis ile, özellikle de alt komisyonda görev alacak milletvekilleri ile paylaşmalarının faydasına dikkat çekmiştir.

Av. Hüsnü ÖNDÜL (İHOP)

İnsan Hakları kuruluşlarının kaygısının "insan haklarını ne kadar fazla koruruz" etrafında düğümlendiğini, sonuçta devletin insan hakları ihlallerine karşı izleme yapıldığını vurgulamıştır. Diğer STK'lar dan farklı olarak İnsan Hakları konusu ile ilgilenildiğini, geçmiş 20 yılın birikim ve deneyimlerinin, muhasebesinin yapılması ile doğru netice alınabileceğini, 2008 yılında Ulusal İnsan Hakları Kurumu konusunda Diyarbakır, İstanbul ve Ankara'da toplantılar yapıldığını, oluşacak kurumun "PARİS PRENSİPLERİ"ne uygun bir yapı olmasını dilediklerini dile getirmişlerdir.

Feray SALMAN (İHOP)

Geçmişten ders alınmadığını, tasarının STK'lardan gizlendiğini ve bir süre sonra açıklanmasının sıkıntı verdiğini söylemiştir.

Dr. Metin BAKKALCI (TİHİV)

İhlalin kaynağının devlet olduğu değerlendirildiğinde, ihlalleri takip edip sonuçlandırmanın zor bir durum yarattığını, kurulun adının şeklen bağımsız olmasının yetmediğini, TAM BAĞIMSIZ olmasını arzu ettiklerini bildirmiştir. Sürecin tatmin edici bir şekilde yürümediğini, ancak kendilerinin de müdahale edecek zeminden yoksun bırakıldıklarını, tasarıda " başkanın izin verdiği", "gerekli görüldüğünde" gibi cümlelerin yer aldığını, bunun da sağlıklı sonuçlar doğurmadığını vurgulamıştır. Bunlara ilaveten Sn Cemil ÇİÇEK'in Eylül 2009 'da yazı yazarak kurulla ilgili görüş verilmesi konusunda talepte bulunduğunu, bunun dışında da her hangi bir iletişimin kurulmamasından doğan sıkıntılarını ifade etmiştir.

MAZLUMDER Basın Bürosu