Basın Açıklamaları

MAZLUMDER KOBANE SINIRINDA

MAZLUMDER KOBANE SINIRINDA
27 Eylül günü Mazlumder Van şubesinden bir grub Suruç bölgesinde, Rojava’dan gelen mülteciler ve savaş sürecinin etkilerini incelemek üzere bölgeye gitti. Üç gün boyunca sınırda gözlemlerini sürdüren heyet, daha sonra Van’a geri döndü.

 

 

<input type="image" src="/webimage/10581446_654989034615151_828328394_n.jpg" width="960" height="637" /></p>

 

27 Eylül günü Mazlumder Van şubesinden bir grub Suruç bölgesinde, Rojava’dan gelen mülteciler ve savaş sürecinin etkilerini incelemek üzere bölgeye gitti. Üç gün boyunca sınırda gözlemlerini sürdüren heyet, daha sonra Van’a geri döndü. Savaş ve savaş çerçevesi içerisinde yaşanan gelişmeleri bir yerel gazeteye verdiği röportajla değerlendiren Yakup Aslan yaşananları özetini veriyordu. Röportajın tamamı aşağıda yer alıyor…
Aslan: “Dünya Mazlumları Artık Uyanmalıdır”

MAZLUMDER Van Şube Başkanı Yakup Aslan, Suruç-Kobane sınır hattında neler yaşandığını, Orta Doğu halklarının ve özellikle Kürt halkının neler yapması gerektiğini ve mültecilerin durumu hakkında izlenimlerini gazetemize aktardı. Aslan, Kürt halkının bu saatten sonra uyanık olması gerektiğine de dikkat çekerek, Kürtlerin kendilerini savunma çabası içerisinde olduğunu ve aynı şekilde gelişmeler göstermiştir ki bölge halkları kendilerini savunabilecek güçlerini oluşturması gerektiğini gösterdiğini söyledi.
IŞİD'in Rojava'nın Kobane bölgesine saldırılarını değerlendiren ve bizzat Suruç-Kobane sınır hattına bir grub arkadaşıyla birlikte gidip incelemelerde bulunan MAZLUMDER Van Şube Başkanı Yakup Aslan önemli açıklamalarda bulundu.

Suriye sınırında Kobani'deki çatışmaları protesto eden ve Kobanili Kürtlere destek için siyasi çevrelerin öncülüğünde günlerdir sınır hattına akın eden çeşitli siyasi parti ve STK üyesi yüzlerce kişinin, sınırdaki bekleyişi devam ediyor.
Bu bekleyişi değerlendiren Aslan, "Bölgeden oraya giden siyasetçiler ve halk sınırı boydan boya boşluk bırakmayacak şekilde tutuyor. Halkın tamamında Devletin IŞİD'e hem insani hem de lojistik yardım yaptığı algısı, düşüncesi hâkim. Birkaç görgü tanığı bu konuda beyanlarda bulundu. Elbette bunu ispatlamak zordur, ancak bütün dünyadan buna benzer haberler geliyor. Bundan dolayı sınırda nöbet tutuyorlar. Bunun ötesinde halkın burada nöbet tutması Kobani için büyük bir moral oluyor.
Burada insan zincirinin etkisiyle başka noktalarda hareketliliğin devam ettiği ve bu yardımların Kilis sınırından gittiği iddiaları da var. Emperyalistlerin akraba, komşu olan bu halkın arasına çekmiş olduğu ulusal sınırlar meşru sınırlar değildir. Kürtlerin arasına çizilmiş olan tel örgüleri, bu topraklarda yaşayan hiç kimse tanımıyor, meşru görmüyor.
Kürdistan kadim tarihlerden beri kendi topraklarında yaşayan insanların coğrafyasıdır, dolayısıyla binlerce yıl da geçse Kürtler bu yapay sınırları kabullenemezler. En ufak bir gelişmede bu sınırları geçmek için her engeli aşmaya çalıştıklarını, ölümden korkmadan sınırın öte tarafındaki kardeşlerinin yardımına koştuklarına şahit olmaktayız." dedi.

"HERKES SEFERBER OLMUŞTU"
Halkın Kobane için seferber olduğunu ifade eden Aslan, "Birkaç gün öncesine kadar da Suruç-Kobani sınır hattında çok yoğun bir şekilde mülteci akını vardı.
Giriş noktası neredeyse çöl olan bir yere yapılmıştı. Mültecinin Türkiye sınırlarında kabul edildiği yer o bölgenin en tozlu, dumanlı yeri olduğunu söyleyebilirim. Bu tozdan çok rahatsız oluyorduk. Buraya birkaç bariyerli yer yapmışlardı. Bu bariyerleri İnsan Hakları Örgütleri temsilcileri olarak geçiyorduk. Burada Kızılay çadırı vardı ve gelen çocuklara aşı yapıyordu. AFAD'dan görevliler de vardı.
Bunlar gelenlerin kimlik bilgilerini kaydediyorlardı. Geçişimiz esnasında orada olayları koordine etmek üzere bir vali yardımcısının da bulunduğunu ve bizi karşıladığına şahid olduk.
Belediyeler yakın bölgede çadır kent kurmuş. Van Büyükşehir Belediyesi de orada 10 bin kişiye yemek verecek şekilde bir aş evini açmış bulunuyor. Herkes seferber olmuş." diye belirtti.
Olayın trajikomik yanlarının da olduğunu belirten Aslan, şunlara dikkat çekti:
"Bazı şahısların orada kamera gördüğü anda hemen çocuklarla ilgilenip başlarını okşar gibi görünmesi samimiyetten uzak komik bir fotoğrafı yansıtıyor. Bu çok yapay ve insanı rahatsız eden bir durumdu. Bu bana çok itici geldi. Çünkü samimi değillerdi. Evet çok ciddi bir çalışma var, büyük bir ekip çalışıyor. Üzülerek söylemek gerekirse, daha önce gelen Suriyelilere gösterilen muamele, hoşgörü Kobanelilere gösterilmiyor. Mecbur kaldıklarından dolayı yaptıkları bir iş gibi bir görünüm vardı. Türkiye sınırına kabul edilen bu mülteciler, yük taşır gibi kamyonlarla başka yerlere taşınıyordu. Bu çok çirkin bir görüntüydü. Devlet yetkilileri bir minibüs ya da bir otobüs ile bunları taşıyabilirdi. Kamyonet ile insanlarımızın taşınmasını Kürt halkına yapılmış bir hakaret olarak görüyorum. Başkalarına bunu yapmadılar. Kürt olunca mı işler değişiyor? Ayrıca kapıda tek giriş noktası vardı. Bu insanlar için büyük bir eziyetti. Çünkü yalın ayak gelen çocuklar, anneler vardı. Bunların yanı sıra hastalar ve yaşlılar ciddi anlamda eziyet çekiyorlardı. Aç, susuz saatlerce güneşin önünde, toz bulutuna mahkum edilmeleri şık kaçmadı."
Kobane halkının tamamının bu tarafa geçmediğini ve sınıra yakın bir yerde bir umut ile beklediğini belirten Mazlum Der Van Şube Başkanı Yakup Aslan, şöyle dedi:
"Sınıra gelen mültecilerin önemli bir kısmı bu tarafa geçmiyordu. İşin dramatik bir tarafı da buydu. Kobane'nin sağ tarafında boş bir ova vardı. Kobane köylerinden gelen insanların geneli burada duruyorlardı. Burada çadırları, araçları, hayvanları vardı. Bunlar bir umut ile orada bekliyorlardı. Çünkü Kobane IŞİD saldırılarından kurtulursa köylerine geri döneceklerini söylüyorlardı. Kobani işgal edilirse mecbur kalıp bu tarafa geçecekler. IŞİD bazen insanların endişeyle beklediği bu boş araziye bile top atıyordu. Buradaki insanlarla birkaç kez konuşma fırsatı bulduk. Bize aynen şunu söylediler: 'Çocuklarımız, gençlerimiz Kobane'de savaşıyorlar. Ama her aileden bir kişi de çocuklarımıza, araçlarımıza, hayvanlarımıza bakmak için görevlendirilmiştir. Hayvanlarımız başımıza bela ol.' Daha da acısı geçim kaynakları olan bu hayvanların çiftini 200 TL'ye satıyorlardı. Tabi fırsatçıların sınırda da yerlerini aldıkları söyleniyordu."
Kobane sınır hattında güvenlik güçleri ile halk arasında meydana gelen gerginlik ve çatışmaya da değinen Aslan, "Güvenlik güçleri kendini güçlü gördüğü her zaman güçsüz olan kitleye saldırabiliyor. Bu akla bir mantık veremiyorum. Bunun en bariz örneğini Van İşkur mağdurlarının Van’dan Ankara’ya kadar başlattıkları yürüyüşlerinde gördük. İzin verilmesine rağmen Van’da şehrin dışında saldırıya uğradılar.. Bir toplumu ötekileştirirsen, kendinden görmeyen veya potansiyel suçlu, düşman olarak gören akıl en küçük fırsatta saldırmayı kendisi için hak gören akıldır. Bu, bu topraklar üzerinde yaşayan halkının gücünü yok sayma aklıdır. Bu doğru bir yöntem değildir."ifadelerini kullandı.
MAZLUMDER'in bölgedeki bütün ekibinin ve genel başkan A. Faruk Ünsal’ın Suruç-Kobane sınır hattında izlenimlerde bulunduğunu söyleyen Aslan, "Suruç-Kobane sınır hattına gelen veya gelmeyen birçok STÖ, IŞİD katliamını kınadı. Batı illerinde de IŞİD'e ciddi bir tepki var ama belli bir kesimden de ciddi bir şekilde sahiplenme var. İşin kötü tarafı da budur. Mesela İstanbul Taksim'de bazı kesimler bugüne kadar IŞİD'e vermiş oldukları destek yetmiyormuş gibi, IŞİD'e yapılan saldırıları kınayan gösteriler yaptılar ve IŞİD'e destek verdiler. Bütün dünyanın lanetlediği, kınadığı bir cinayet şebekesini desteklemekten daha büyük bir zulüm olabilir mi?"
Dünya'yı dehşete, endişeli bir sürece sürükleyen IŞİD terörü için NATO harekete geçtiğini açıkladı. ABD öncülüğünde NATO üyesi 10 ülkeden 'Çekirdek Koalisyon' kurulmuştu. IŞİD'i havadan vuracak olan silahlı güce sahip çekirdek koalisyona Türkiye, IŞİD'in elinden kurtarılan 49 Türk rehineden sonra yer alacağını açıklamıştı. Bu açıklamayı değerlendiren Aslan, Türkiye'nin samimiyet sınavından geçtiğini söyledi.
Aslan, şu önemli tespitlerde bulundu:
"Türkiye'nin zihni net değil. Yetkililerde bir zihin bulanıklığı gözleniyor. Net bir tavır içinde de değiller. Devlet bugüne kadar IŞİD'in arkasında bir güç olarak anlatıldı ve lanse edildi. Devlet eğer kendini bundan temizlemek istiyorsa IŞİD'in yapılanmasında hangi güçlerin olduğunu ve kimler tarafından kullanıldığını açıklaması gerekir. Türkiye eğer samimiyse, elindeki bilgileri kamuoyuyla paylaşmalı ve bugüne kadar yaptığı bir yanlış varsa bundan dolayı özür dilemelidir. Türkiye kendi halkını kandırdığı gibi dünya ülkelerini de kandıracağını sanıyorsa yanılacaktır."
Suruç-Kobane sınır hattında izlenimlerde bulunan Aslan, son olarak şunları kaydetti:
"IŞİD bütün gücüyle Kobane'ye saldırıyor. Kobane şuan zor durumdadır. IŞİD'e ciddi anlamda mühimmat desteği yapılıyor. Kobane halkı ve destekçileri şuan savunmadadır. Bu nedenle savunmada olan birine mermi dayanmaz. Dolayısıyla teçhizat ve mühimmattan dolayı Kobane zor günler yaşıyor. Bütün Orta Doğu halkları bu saatten sonra uyanık olmalı, yalanlara kanmamalı. IŞİD'in arkasındaki güçler konusunda yoğun bir haber akışı var. Halklar kendi haklarını ve kazanımlarını korumak için daha güçlü bir şekilde mücadele etmelidirler. Kobane'de ciddi bir zulüm ve mazlumiyet var. Bu mazlumiyetin daha fazla artmaması için mücadele edilmelidir. Herkes bu sorumluluk bilincinde olmalıdır. Eğer Kobane düşerse Rojava düşer, Rojava düşerse bölgedeki bütün halklar da ciddi tehlike altında olur. Her an Şengal’deki Ezidiler gibi imha edilme tehlikesi bulunan halklar gerçekten kendi öz savunma güçlerini kurmazlarsa bölgedeki ırkçı emperyalist güçler bu korumasız, sahipsiz halklara yapacağı kötülüklerden vazgeçmeyecektir."
 

 

<input type="image" src="/webimage/13927_10152716691593695_5995609595035358635_n.jpg" width="800" height="532" /></p>

 

<input type="image" src="/webimage/16377_10152716669013695_6930798814549851675_n.jpg" width="800" height="600" /></p>

 

<input type="image" src="/webimage/251636_10152716663168695_3270337770926964401_n.jpg" width="800" height="600" /></p>

 

<input type="image" src="/webimage/1175303_10152716686553695_2461241932164536238_n.jpg" width="800" height="532" /><input type="image" src="/webimage/10155415_814307618608493_7831488285882358406_n.jpg" width="800" height="600" />

 

<input type="image" src="/webimage/10343519_10152716693153695_5632569737793419724_n.jpg" width="800" height="532" /></p>

 

<input type="image" src="/webimage/10698629_10152716666018695_3221287846878066018_n.jpg" width="800" height="600" /></p>

 

<input type="image" src="/webimage/1922175_10152716687218695_1287480541230744054_n (1).jpg" width="800" height="532" /></p>

 

<input type="image" src="/webimage/10308353_814300985275823_391185195946868218_n.jpg" width="800" height="532" /></p>

 

<input type="image" src="/webimage/10444338_10152716688753695_1719635790004235028_n (1).jpg" width="800" height="532" /><input type="image" src="/webimage/10687196_10152716691148695_2317475905806074484_n.jpg" width="800" height="532" />

 

<input type="image" src="/webimage/10653684_10152716689903695_1097302069823506126_n.jpg" width="800" height="532" /></p>