Basın Açıklamaları

MAZLUMDER İstanbul’dan “Halkı Kin Ve Düşmanlığa Tahrik Etme” İsnadı İle Yargılanan Kenan Alpay’a Destek

Özgür-Der Genel Başkan Yardımcısı Kenan Alpay’a, 13 Eylül 2008 tarihinde yaptığı eğitim sistemindeki ideolojik yaklaşımları eleştiren açıklamaları sebebiyle “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” isnadıyla açılan davanın ilk duruşmasına katılan MAZLUMDER İstanbul, Fatih Adliyesi önünde Özgür-Der tarafından yapılan eyleme de katılarak bir açıklama yaptı.

MAZLUMDER İstanbul Şube Başkanı Av. Cihat Gökdemir, resmi ideoloji dayatmasına karşı “düşünce özgürlüğü”nü savunduklarını belirtti. MAZLUMDER’in “Andımız Kaldırılsın!” kampanyasını da hatırlatan Av. Gökdemir temel hak ve özgürlükleri baskı altında tutan kanuni düzenlemelerle adaletin tesis edilemeyeceğine vurgu yaptı.

Eylemde söz alan MAZLUMDER İstanbul Yönetim Kurulu Üyesi ve Hukuk Komitesi Başkanı Av. Selçuk Kar, Kenan Alpay’ın yargılanmasına neden olan konuşmanın “düşünce ve ifade hürriyeti” bağlamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Av. Kar, Alpay’ın 13 ay önce yaptığı bir açıklama nedeniyle “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme” isnadı ile yargılandığı ancak açıklamanın yapıldığı günden buyana, hiçbir kimsenin bu konuşma dolayısıyla tahrike kapılıp kin ve düşmanlık güttüğünü gösterir bir bulgu olmadığını, yalnızca bunun dahi “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme” suçunun oluşmadığının ispatı olduğunu ifade etti. Kar konuşmasına TCK 216. maddenin eski 312. maddenin devamı olarak uygulandığın, bu madde dolayısıyla salt düşüncelerini ifade ettiği için birçok kişinin hukuksuz bir şekilde mağdur edildiğini söyleyerek devam etti. Av. Kar, yasaların değişmesine rağmen değişmeyen zihniyet ve alışkanlıkların yeni hukuk ihlallerine yol açtığını söyleyerek sözlerine son verdi.

Duruşması 17 Mart 2010 tarihinde ertelenen Kenan Alpay, adliye önünde bire açıklama yaparak “bugün burada Ergenekon iddianamesinde de yer alan ‘Kemalist Yüzyıl Projesi’ ne dikkat çektiğim ve Cumhuriyet matbaasında basılan 1944 baskılı Türk Dil Kurumu sözlüğünde ‘din’ maddesinin tanımı yapılırken ‘Türkün dini Kemalizmdir’ ifadesinin yer aldığını hatırlattığım; resmi ideoloji dayatmasına karşı çıktığım, devletin din derslerine müdahalesi ve Alevilere zorunlu din dersi uygulamasını eleştirdiğim, eğitimde anadil hakkını savunduğum, varlığı, kimliği ve dili inkâr edilen Kürt halkının haklarını savunduğum ve çocukların antlarla, marşlarla savaşa giden asker gibi şartlandırmalarla yetiştirilmesi ve zihinlerinin iğdiş edilmesine karşı çıktığım için yargılanıyorum. Alevilerin Sünnileştirilmesine, Kürtlerin Türkleştirilmesine, Müslümanların laikleştirilmesine-uluslaştırılmasına karşı çıktığım için yargılanıyorum. Suç olan, yargılanması gereken benim taleplerim değil bu dayatmalardır” dedi.

MAZLUMDER İstanbul Şubesi Basın Bürosu