MAZLUMDER İstanbul Şubesi, Gazeteci-Yazar Abdurrahman Dilipak'ın da katılımıyla, kendisine yönelik maddi linç ile neticelenen tazminat davasında verilen hukuka aykırı yargı kararını değerlendirdiği bir basın toplantısı yaptı.
Açıklamayı yapan MAZLUMDER İstanbul Şube Başkanı Av. Cihat Gökdemir, “Gazeteci Yazar Abdurrahman Dilipak, 28 Şubat sürecindeki etkinliği herkesçe malum olan, Batı Çalışma Gurubunun kurucusu Deniz Kuvvetleri Eski Komutanı Güven Erkaya hakkında, ölümünün ardından 2000 senesinde kaleme aldığı yazısı nedeniyle, yargılama usul ve esaslarına aykırı bir biçimde yargılanarak tazminat ödemeye mahkûm edilmiştir. Bu davada insan hak ve özgürlüklerinin güvencesi konumunda olması gereken yargı sistemi, hak ve özgürlükleri bizzat kısıtlayan, daraltan hatta yok sayan bir karara imza atmıştır” dedi.
Gökdemir açıklamada, yargılamayı yapan Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi’nin yargılama süreci boyunca Dilipak’ın adresine ulaşılamadığından bahisle Dilipak’a “ilanen tebligat” yapıldığını, bu nedenle dava dilekçesi ve karar da dâhil olmak üzere hiçbir evrağın Abdurrahman Dilipak’a tebliğ edilmediğini, bu usulsüzlüklerle hitama eren davanın kararının icrası safhasına gelindiğinde ise; kayıp ikamet adresinin birden bulunduğu ve icra işlemlerinin vakit kaybetmeksizin yerine getirildiğini, Dilipak’ın 30 yıllık birikimi olan tek evinin değerinden çok daha az bir meblağa satılarak Dilipak’ın mülkiyet hakkının da ihlal edildiğini belirtti.
Av. Cihat Gökdemir “Eğer tazminata mahkum edilen beyanlar suç ise, biz de aynı suçu defalarca işledik ve işlemeye devam edeceğiz; Birçoğumuzun tazminat olarak ödeyecek bir evi, haczedilecek maaşı, kaybedecek maddi bir değeri yok. Ama bu tür hukuksuzluklarla bize kaybettirilen yarınlarımızın hesabını sormak adına asla kaybolmayacak, tazminat halinde satılamayacak onurumuza sahip çıkıyor ve 28 Şubat, 12 Eylül, 12 Mart, 27 Mayıs, 27 Nisan, Sarıkız, Ayışığı, Ergenekon, adı bilinen bilinmeyen, yapılan yapılamayan tüm darbelerle bu ülkeye ve insanına zarar veren, hukuk dışı mekanizmalarla hukuku, insan haklarını ve hürriyetleri öldüren, askıya alan, insanların yarınlarını çalanlara HAKKIMIZI HELAL ETMİYORUZ!” dedi.
Toplantı sonunda söz alan Abdurrahman Dilipak, Basın Konseyi üyesi olduğunu, basın kartında ve nüfus cüzdanında açık adresinin bulunduğunu, ayrıca hakkında aynı yazı dolayısıyla açılmış olan ceza davası dosyasında da adresinin mevcut olduğunu ifade etti. Ceza davasından beraat edecekken bilinçli olarak kararın verilmeyerek zamanaşımına uğratıldığına dikkat çeken Dilipak, zamanaşımı nedeniyle ceza davasının düşürülmesine AİHM’e yaptığı itirazın ve satışa yaptığı itirazla ilgili davanın takipçisi olacağını belirtti.
Dilipak, "ben denemek amacıyla Ankara'da TBMM'nin posta kutusuna üzerinde sadece "Abdurrahman Dilipak" yazan, adres falan bulunmayan bir zarf attım ve bu zarf bile benim adresime ulaştı. Mahkeme benim adresimi kötüniyet dışında bulmaması mümkün değil. Bana bile bu yapılabiliyorsa, Türkiye'de hiçbir ferdin yargı güvenliği yoktur." dedi.
Birçok basın mensubunun katıldığı toplantının sonunda Av. Cihat Gökdemir ve Abdurrahman Dilipak soruları cevapladı.
MAZLUMDER İstanbul Şubesi Basın Bürosu
Basın Açıklaması Metni İçin Tıklayın