MAZLUMDER Genel Başkanı, MYK Üyeleri ve Bölge Şube Başkanları Açıklaması: Sağduyu Telkin Ediyor, Huzur İstiyoruz!
29 Mayısta, Şırnak İli İdil İlçesi Xanike/Kozluca Köyünde HDP ve HÜDAPAR mensupları arasında yaşanan siyasi gerilim neticesinde 2 HÜDAPAR mensubu öldürülmüş ve birkaç HDP mensubu yaralanmıştır.
6 Haziranda HDP’nin Diyarbakır mitingine yapılan bombalı saldırıda toplamda 3 kişi yaşamını yitirmiş dört yüzden fazla vatandaş da patlama ve sonrasında meydana gelen olaylarda yaralanmıştır.
9 Haziranda ise Diyarbakır Yenişehir İlçesi Şehitlik mahallesinde Yeni İhya-Der Başkanı Aytaç BARAN kimliği belirsiz kişilerce uğradığı silahlı saldırıda yaşamını yitirmiş saldırı sonrasında kimliği belirsiz kişilerce Aytaç BARAN’ın saldırıya uğradığı yerin yakınında Eşit Özgür Yurttaş Derneği ile HDP’nin seçim bürosuna uzun namlulu silahlarla saldırı olmuş bu saldırıda Bayram ÖZELÇİ ve Emin ESEN isimli iki kişi hayatını kaybederken Bayram DAĞTAN isimli vatandaş da evine silahlı baskın yapılmak suretiyle öldürülmüştür. Silahlı grubu görüntülemek isteyen 2 basın mensubu da grup tarafından darp edilerek ağır yaralanmıştır.
Aynı Gün Bağlar’da Ahmet ÖNER ve Suriçi Saraykapı Mahallesi’nde Fesih ÇINAR isimli vatandaşlar da ensesinden silahla vurulmuş ve F. ÇINAR’ın yoğun bakımda olmak üzere yaralıların tedavisi devam etmektedir.
Emniyet’in 10 Haziran tarihli açıklamasına göre yaralı sayısı 11 olarak paylaşılmış, ayrıca 27 adreste yapılan arama neticesinde 17 kişi gözaltına alınmış ve 13’ü tüfek olmak üzere 19 silah ele geçirilmiştir. Sonrasında paylaşılan bilgiye göre de gözaltına alınanlar arasından 14 kişi tutuklanmıştır.
Söz konusu olaylar toplumda ciddi huzursuzluklara neden olmuştur. Siyasal süreçlerin ve seçim atmosferinin insan yaşamını, yaşam hakkını ihlal edilemez ve her hal ve şartta kınanmalıdır, kınıyoruz.
Genelde Türkiye’de özelde bölgemizde yaşanan patlama, çatışma, infaz ve cinayetler toplumsal barışı, uzlaşıyı bozmaya yöneliktir. Karanlık güç odaklarının kirli oyunlarının tezgâhlandığı Ortadoğu coğrafyasında herkes ve her kesim dikkatli ve sağduyulu olmalıdır.
Özelde Kürt halkının genelde Türkiye haklarının barış içinde yaşama hakkını hangi sebeple olursa olsun engellenmeye kimsenin hakkı yoktur.
Siyasi faaliyetlerin çatışma ve savaş araçlarıyla sürdürülmesi bölge hassasiyetleri düşünüldüğünde onarılması güç acılar, sorunlar ve travmalara sebep olacağı kuşku götürmeyecek bir gerçeklik olduğu gibi tarihsel tecrübelerle de sabittir.
Bölgede şimdi ve sonrası için siyasi ve sosyal grupların birbirleri üzerinde şiddet ve benzeri yollarla egemenlik kurma ve kendisi gibi düşünmeyenlere baskı ve sindirme amaçlı tutum ve yaklaşımları kabul edilemez. Bu tür tutumların hem toplumun tümüne hem de bu yolları deneyen kesimlere katkısı olmadığı Türkiye tarihinde yeterince deneyimlenmiştir.
Özelde Türkiye Kürdistan’ında genelde Ortadoğu’da uluslar arası ve küresel politik-ekonomik emperyalistlerin halkların kardeşliğini ifsad etmeye dönük provakatif faaliyetleri göz ardı edilmemelidir.
Tüm siyasi ve sosyal grup ve aktörlere düşen en öncelikli sorumluluk şiddeti ve şiddet araçlarını siyasal ve sosyal bir mücadele aracı olarak kullanılması açık, net ve kararlı bir şekilde kınamaları gerektiğidir.
Bu çağrıyı her kesimin kendi müntesiplerine yeterli düzeyde anlaşıldığından emin oluncaya kadar sürdürmesi elzemdir.
Bölgede ve tüm ülkede herkesin dini düşüncesini etnik ve felsefi kimliklerini özgürce ifade etme ve paylaşma hakkına sahip olduğu bu hakkı korumanın da öncelikle çatışmaya taraf olanların birincil sorumluluğu olduğu bilinmelidir.
Öncelikle yaşam hakkına yönelen söz konusu saldırıları kınıyoruz. Olaylarda yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet ve ailelerine sabır dilerken yaralananlara acil şifalar diliyoruz.
Devletin bölgesel çatışmaya konu olan hassasiyetleri her kesimin güven içinde koruyabileceği, ifade edebileceği bir zemini oluşturma görevi bu bölgede her yerden daha fazla yerine getirmesi bu görevi yerine getirirken en küçük hata, ihmal ve kusurların kasıt ve provokasyon algısını güçlendireceği bilinmelidir.
Bu itibarla sorumluluk sahibi herkesimi bu sorumluluklarının bir gereği olarak toplumsal çatışmayı körükleyecek tutum ve davranışlardan uzak durarak barışı tesis edecek sağduyulu bir dil geliştirmelerini bekliyoruz.
Devleti söz konusu olayları ayrıntılı olarak araştırarak gerçekleri ortaya çıkarmaya, faillerin, olaylarla ilgili olarak devlet içinde kastı, ihmali veya kusuru olanları tespit ederek gerekli yasal yolları işletmeye çağırıyoruz.
MAZLUMDER Genel Merkezi Adına
Genel Başkan Ahmet Faruk ÜNSAL
ve
MAZLUMDER Diyarbekir Şubesi
MAZLUMDER Adıyaman Şubesi
MAZLUMDER Batman Şubesi
MAZLUMDER Gaziantep Şubesi
MAZLUMDER Hakkari Şubesi
MAZLUMDER Urfa Şubesi
MAZLUMDER Şırnak Şubesi
MAZLUMDER Van Şubesi