Seminer/Panel/Konferans

MAZLUMDER DOSAB TERMİK SANTRALİNİN MÜZAKERE EDİLDİĞİ TOPLANTI DÜZENLEDİ

MAZLUMDER DOSAB TERMİK SANTRALİNİN MÜZAKERE EDİLDİĞİ TOPLANTI DÜZENLEDİ
Mazlumder Bursa şubesi tarafından, Demirtaş Organize Sanayi Bölgesinde yapılmak istenen Kömürlü Termik Santralin insan, şehir ve çevreye etkilerinin müzakere edildiği toplantı düzenlendi.

Mazlumder Bursa şubesi tarafından, Demirtaş Organize Sanayi Bölgesinde yapılmak istenen Kömürlü Termik Santralin insan, şehir ve çevreye etkilerinin müzakere edildiği toplantı düzenlendi. 17 Aralık saat 19.00’da İncirli Kültür Merkezi’nde gerçekleşen toplantıya ağarlıklı olarak İslami kuruluşlardan davetliler katıldı.

Uzun süredir Bursa kent gündeminde yer alan ve yoğun tepkilere rağmen, şehir halkının ve doğanın hakları yok sayılarak yapılmak istenen kömürlü termik santralle ilgili alanında yetkin kişiler tarafından sunumlar yapıldı.  Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi ve Bursa Tabip Odası Çevre Komisyonu Üyesi Prof. Dr. Kayıhan PALA, DOĞADER Başkanı Murat DEMİR ve Kimya Mühendisleri Odası’ndan Ali ULUŞAHİN konu ile ilgili bilgilendirmelerde bulundular.

Bütün Varlıkların Doğalarının Korunması Amacımızdır

Mazlumder Bursa şubesi yönetim kurulu üyesi İlyas Ermiş açılış konuşmasında, başta insan olmak üzere, şehrin ve doğanın hakları hiçe sayılarak yapılmak istenen bu zulme sessiz kalmadıklarını ve bu konuda mücadelenin devam edeceğini belirterek sözü Mazlumder Bursa Şubesi Çevre Komisyonu Başkanı Tamer Ataç’a bıraktı. Sayın Ataç, toplantının konusu bağlamında Mazlumder’in kuruluş amaçlarından; “İnsan haklarını, insan haysiyetiyle ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan, bu sebeple de zulüm niteliği taşıyan; ekonomik, sosyal, hukuki, psikolojik, kültürel ve fiili her türlü engelin kaldırılması, zulme uğrayan başta insan olmak üzere bütün varlıkların doğalarının korunması amacıyla her türlü mücadeleyi vermektir.” diyerek Mazlumder kuruluşunda ekolojik tavrını ilan ettiğini bu tavırdan uzak kalamayacağını söyledi. Bu bağlamda Bursa’nın göbeğinde yapılmak istenen kömürlü termik santrale karşı “DOSAB’da Termik Santrale Hayır” platformunda yerini aldığını belirtti. Ardından Tamer Ataç sözü konuşmacılara bıraktı.

Kömürlü Termik Santral Erken Doğum Erken Ölüm Demektir

Sözü ilk olarak Prof. Dr. Kayıhan Pala aldı. Sayın Pala termik santralin ana başlıkları ile hava su, toprak, iklim, gıda, ulaşım, santralde çalışanlar, çevre ve sağlığa olan ölümcül etiklerinden bahsetti. Orhaneli Termik Santrali’nde 1,5 yıl araştırmalar da bulunduğunu anlatan Pala özet olarak şunları söyledi: “Santrallerde yakılan kömürlerin yüzde kırkı kül havuzuna dönüşmektedir. Atık olarak radyoaktif elementler toprağa ve suya karışmakta buradan tarım ürünlerine ve diğer canlılarla birlikte insana da etki etmektedir. Birinci dereceden 15 km yarıçapındaki alan, ikinci derecede 100 km yarıçapındaki alan etkilenmektedir. Orhaneli Termik Santrali çevresindeki köylerde yapılan kontrollü deneylerde, burada yaşayan insanlarda erken doğuma, solunum ve kalp rahatsızlıklarına daha çok rastlandığı ve çocuklarda akciğer gelişimini olumsuz etkilediği tespit edilmiştir. DOSAB’ın 15 km yarıçapı çevresinde yüz binlerce insan yaşamaktadır. Etkiler sadece bununla sınırlı olmayıp sera etkisi yaparak iklim değişikliğine yol açmakta dünya genelindeki diğer santrallerle birlikte kürsel olarak doğal dengeyi bozmaktadır. AB ile birlikte toplam 30 ülkede yapılan araştırmalar da 23.289 kişinin termiğe bağlı hastalıklar nedeniyle öldüğü tespit edilmiştir. Ayrıca Türkiye’de 2010 yılındaki verilere göre bir yılda 4.045 kişi trafik kazasında hayatını kaybederken, yaklaşık iki katı 7.900 kişi de termik santrallere bağlı rahatsızlıklardan dolayı erken ölüme maruz kalarak hayıtını kaybetmektedir.”

DOSAB’da 103 Kişinin Kâr Etme Hırsına Karşı 3 Milyon Kişi Mağdur Edilemez

Prof. Dr. Kayıhan Pala sözlerine şöyle devam etti: “Sağlık Bakanlığı bile termik santral çevresinde akciğer kanseri riskinin arttığını itiraf etmiştir. Termik santrallerde daha çok yerli kömürün kullanıldığı yanlıştır. Resmi verilere göre burada kullanılan kömürün yüzde 98'i  ithal edilmekte, Zonguldak’ta bile ithal kömür kullanılmaktadır. Türkiye’de her geçen gün termik santraller artmaktadır. Çok uluslu küresel sermaye Avrupa ülkelerinde çevreye ve insana zarar veren bu santraller ve benzeri üretim sanayisini Türkiye gibi ülkelere kaydırmaktadır. Bursa yılda 60 bin ton kömür yakarken DOSAB Termik Santrali kurulursa tek başına yılda 500 bin ton kömür yakacaktır. Burada 103 patron biraz daha ucuz enerji elde etsin diye bütün bir şehri ve doğayı zehirlemeye hakları yoktur. Bu sorunların giderilmesi için yeni termik santraller açılmamalıdır. Enerjinin verimli kullanılması ve yenilenebilir enerji kaynaklarının nasıl daha fazla kullanılabileceği ile ilgili teknolojik araştırmalar ve yatırımlar yapılmalıdır. Mevcut olan termik santrallerde bu kaynaklar ile yer değiştirerek kademeli olarak kapatılmalıdır. ” diyerek sunumunu tamamladı.

Kömürlü Termik Santrale Karşı Platform Nasıl Oluştu?

İkinci olarak sunuma DOĞADER Genel Başkanı Murat Demir devam etti. Sözlerine bu anlamlı müzakere toplantısı için ve “DOSAB’da Termik Santrale Hayır” Platformunda başından beri yapıcı ve aktif katkıları ile destek veren Mazlumder Bursa Şubesi’ne teşekkür ederek başladı. Sayın Demir konuşmasına şöyle devam etti: “Platform ile ilgili ilk toplantı Demirtaş’ta Panayır bölgesinde bulunan mahalle muhtarlarının talebi ile o bölgede bulunan çeşitli hemşeri dernekleri ve sivil toplum örgütlerinden yaklaşık 49 kuruluşla gerçekleştirildi. Biz de zaten 2012 den beri süreci takip ediyorduk. Yapılan toplantının ardından bölge halkı ile beraber Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi’ne giderek, Mazlumder’in de destek verdiği protesto ve basın açıklaması ile tepkimizi açık bir şekilde ortaya koyduk. Ardından DOSAB yönetimi gelecek halk tepkisini engellemek için, muhtarlar, STK’lar ve bizimle özel görüşmeler yapmak ve çeşitli avantalar vermek suretiyle direnişi kırmak istedi ancak bizler buna prim vermedik.

DOSAB Kömürlü Santral Projesi Bursalılardan Gizlendi

Murat Demir sözlerini şöyle sürdürdü: “ÇED(Çevresel Etki Değerlendirmesi)’e göre bu tarz santrallerin yapımından önce Halkın Katılım Toplantısı düzenlenmesi gibi bir zorunluluk var. DOSAB yönetimi bu toplantıyı yapmadan, projeyi Bursalılardan gizleyerek Ankara’daki bağlantıları ve kulis faaliyetleri ile kendi başına bir karar aldı. Dolayısı ile bu projenin en başından beri meşruiyeti yok. Bizde Termik Santrale Karşı 70 kurumun desteği ile bir platform oluşturduk. Şu an bu platformun 100’ü aşkın bileşeni var ve her perşembe yapılan toplantılarda ortak kararlar alınmaktadır. Platform tarafından yüzlerce kişinin katıldığı açık hava bilgilendirme toplantıları ve paneller düzenlendi. Kurulmak istenen termik santrale karşı 6.000 dilekçe Çevre ve Şehircilik Bakanlığına verildi. Bölge çevresi ve Bursa genelinde 40.000 bilgilendirme broşürü dağıtıldı ve en son binlerce kişinin katıldığı kitlesel kent yürüyüşü gerçekleştirildi” diyerek platform ve faaliyetleri hakkında bilgiler verdi.    

Bir Ailenin Bir Yılda Yakacağı Kömürü Bir Günde Yakacaklar

Sunuma son olarak Kimya Mühendisleri Odası Bursa Şubesi’nden Ali Uluşahin devam etti. Kömürlü Termik Santrallerin zararları ve özel olarak da DOSAB’da yapılmak istenen santralle ilgili teknik bilgiler verdi. Konuşmasında şunlara değindi: “ Yapılmak istenen santralde 1 yılda; toplam 500 bin ton kömür, 43,8 bin ton kireç taşı ve 3,65 milyon m3 su kullanılacaktır ve toplam 146 bin tondan fazla zararlı kül atıklar çıkacağı tahmin edilmektedir. Burada kullanılacak su şehrin yer altı sularının dengesini bozacak ve daha da azalmasına yol açacaktır. Su temini için Demirtaş Barajı kullanılırsa sadece buradaki suyun azalmasını değil suyun sıcaklığını artırarak baraj ve çevresindeki doğal yaşama da ciddi zararlar verecektir. Kömür, kireç taşı getirmek ve kül atıkların tahliyesi için yaklaşık 35 bin kamyon giriş-çıkış yapacaktır. Bu taşıma esnasında da hava ile temas eden kömür zararlı gazlar çıkaracak ve kirliliğe yol açacaktır.  Yalnızca bu kamyonların yol açacağı hava kirliliğinin, gürültü ve trafik yoğunluğunun bile başlı başına Kentimiz ve Bursa Ovamız için ciddi bir sorun yaratacağı açıktır. Kömürlü Termik Santralden çıkacak kükürt ve azot oksitler atmosfere karışarak burada sülfirik asit ve nitrik asiti oluştururlar. Bunlarda asit yağmurları oluşturmakta ve toprağa, sulara, bitkilere ve insana tehlikeli zararlar vermektedir.”   

DOSAB Termik Santrali ile ilgili 41 Soru, 41 Gerçek Cevap

<input src="/webimage/image/d4 dosap 41 sorya 41 kkkkkkk.jpg" type="image" /></span>

 

Ali Uluşahin konuşmasında, DOSAB Yönetimince dağıtımı yapılan 41 Soru Cevap adındaki halkı yanıltıcı broşürün Kimya Mühendisleri Odası Bura Şubesi tarafından teknik olarak incelendiğini belirterek, sorular değiştirilmeden gerçek cevapların hazırlandığı rapora değindi. Bizde, "41 Soru, 41 Gerçek Cevap” adlı, Kömürlü termik santrallerin zararları ile ilgili halkımızın doğru bilgileri edinmesi amacıyla hazırlanmış olan raporu, Yararlı bir kaynak olması umuduyla paylaşıyoruz.

http://www.kmo.org.tr/genel/bizden_detay.php?kod=1922

 

 

 


<input src="/webimage/image/d5 dosab_raporu_0 tmmob.jpg" type="image" />

 

TMMOB Kömür Yakıtlı Termik Santral Raporu 

Yukarıdaki kaynağa ilave olarak TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurlu tarafından hazırlanan raporu da paylaşıyoruz.

http://www.tmmob.org.tr/icerik/bursa-ikk-bursa-ovasina-termik-santral-kurulmamalidir

 

 

 

 

 

Kapitalist Kazanma Hırsı Ekini ve Nesli İfsat Ediyor 

Sunumların ardından katılımcıların da konuşmacılarla karşılıklı; soru, eleştiri ve katkıları ile müzakere devam etti. Özet olarak şu değerlendirmeler yapıldı:

-Bursa milletvekilleri, Belediye Başkanları ve Bursa’daki diğer yöneticiler konu ile ilgili tutumlarını açıklamalı.

-Kimin yaptığına değil yapılan işe bakarak ayrışmaları bir tarafa bırakmalı ve anlamlı bir çaba ile çok uluslu şirketlerin ve yerel işbirlikçilerinin kapitalist kâr hırsına karşı durmalıyız.

 -İdeolojik saplantılarımızı bir tarafa bırakarak, yöneticiler üzerinden baskı aracı oluşturmalıyız. Daha da kitleselleşerek varlığa karşı sorumluluğumuz gereği doğanın ve hepimizin hakkı için hep birlikte mücadelemize devam edelim.

Mazlumder Bursa Şubesi olarak tekrar diyoruz ki; Yaşadığımız şehre, gelecek kuşaklara ve varlığa karşı taşıdığımız sorumluluk gereği, yaşama karşı, işlenen suçlara sessiz kalmayacağız. Bu nedenle oluşan toplumsal duyarlılığa destek vermemiz adil şahitliğimizin gereğidir.

Mazlumder Bursa Şubesi