Uluslararası kuruluşların tespitlerine göre bu kanlı saldırıda yaklaşık olarak 400'ü çocuk, 100'ü kadın olmak üzere en az 1.300 Filistinli hayatını kaybetmiştir. bu bilançonun Henüz ulaşılabilen bina enkazlarından çıkacak cesetlerle birlikte daha da artacağı kesin gözükmektedir. Yine bu saldırılarda yaklaşık 5 bin 500 kişinin yaralandığı, bunun yarıdan fazlasının çocuklardan olacağı tahmin edilmektedir.
Filistin Enformasyon Merkezi verilerine göre, bombardıman sonrası 4 binden fazla binanın tamamen yıkıldığı, 20 bin evin büyük ölçüde ağır hasar gördüğü, 48 Hükümet binası, 20 Cami ve 30 Karakol'un yıkıldığı, İslam Üniversitesi başta olmak üzere aralarında BM'ye ait bir okulun da bulunduğu çok sayıda eğitim kurumunun büyük hasar gördüğü ve en az 100 bin Filistinli'nin evsiz kaldığı rapor edilmektedir.
İşte tüm bu nedenlerle kamuoyunda israil' e karşı oluşan öfke büyük infial oluşturmuş tüm ülkede milyonların katılımı ile büyük protestolar tertip edilmiştir. Toplumsal İnfial saldırılar devam ettiği müddetçe hız kesmeden artarak devam etmiştir.
Bursa kamuoyu da bu konuda hassas davranmış sivil toplum kuruluşlarımızın öncülüğünde bir çok eylemler gerçekleştirmiş ve hükümetten bir dizi yaptırım talebinde bulunmuştur.
Değişik yer ve zamanlarda yapılan basın açıklamaları yanında her akşam Bursa Kent Meydanında kesintisiz protesto eylemleri gerçekleştirilmiştir.
Anajet eğitim üssünde İsrail uçaklarının uçuşlarına son verilmesi maksadıyla Konya da düzenlenen "katil uçaklara dur de" mitingine 8, yine hükümetten israil'e yaptırım uygulama çağrısı için Ankara da düzenlenen "her Filistin hepimiz Filistinliyiz" mitingine 43 ve İsrail zulmünü tel'in amacıyla İstanbul da yapılan çağlayan mitingine 86 otobüsle rekor düzeyde katılım sağlanmıştır. Dayanışma geceleri tertib edilerek gazzeye yardım kampanyaları başlatılmış ve toplanan yardımlar konvoylar eşliğinde halkın yoğun sevgi gösterileri altında ve dualarla Gazze'ye uğurlanmıştır.
Tüm bunların yanında onlarca sivil toplum kuruluşlarının ortak kararı ile 25 ocakta Bursa da bir büyük miting tertip edilmesi kararı alınmış bu konuda siyasi partilerden destek talebinde bulunulduğunda siyasi parti il başkanlıkları bu tür bir soykırıma ilgisiz kalamayacaklarını ve var güçleriyle destek vereceklerini ortak bir basın açıklaması ile kamuoyuna deklare etmişlerdir.
israilin tek taraflı ateşkes ilan etmesi hamasın da israilin tüm askeri varlığını gazzeden çekmesi şartına bağlı olarak bunu kabul etmesi üzerine başlayan yeni süreç nedeniyle miting kararı askıya alınmış, kent meydanında kesintisiz sürdürülen eyleme de ara verilmiştir. Ancak İsrail mallarının boykot edilmesi ve gazzeye yardımların artırılarak sürdürülmesi ve İsrail devletine karşı yaptırım çağrılarına devam edilecektir.
İsrail'in gazze şeridine yenilgiyi kabul etme pahasına giremeden ateşkes ilan etmesinin yanıltıcı olacağı bu kanlı saldırıların durmayacağı 60 yıldır sürdürdüğü işgali sona erdirmeyeceği hamasın da şanlı direnişinin de devam edeceği açık olmakla beraber duyarlılığını esirgemeyen bursa kamuoyuna ve bu konuda ortak irade sergileyen siyasi parti il başkanlıklarına teşekkür ediyor aynı duyarlılığın devam eden yardımlar ve İsrail mallarına karşı sürdürülen boykot kararı için de sürdürülmesini talep ediyoruz.
Ayrıca gerek Türkiye cumhuriyetinin gerekse uluslar arası toplumun israilin işlediği savaş suçlarına karşı harekete geçirilmesi ve hak ettiği cezayı alması yaptırımlar uygulanması noktasında başlattığımız mücadelelere de destek verilmesi çağrısında bulunuyoruz. Zira hiçbir suç cezasız kalmamalıdır.
Bu nedenle mazlumder tarafından gazzeye gönderilen uluslar arası bir gözlem heyeti savaş suçları ile ilgili rapor ve delillendirme çalışması yapılmaktadır.
BM Cenevre Sözleşmesinin 1 Nolu Protokolüne göre; doğrudan sivil nüfusa, insani yardıma, barışı korumakla görevli misyona ve sivil hedeflere yönelik saldırılar ile askeri hedef olmayan din, eğitim,kültür ve hayır amaçlı kullanılan binalar ve hastanelerle tarihi yapılara kasıtlı ya da rast gele yapılan saldırılar savaş suçu kapsamına girdiğinden israil'in uluslarası savaş suçlusu olarak ilan edilmesi ve ceza mahkemesinde yargılanması gerekmektedir.
Bu BM Güvenlik Konseyi'nin BM Kuruluş Sözleşmesi 7.bölümü uyarınca UCM Savcısına soruşturma yetkisi vermesi mümkün olduğundan ve BM Güvenlik Konseyi'nin Darfur Bölgesinde yaşanan olayların soruşturulması için UCM Savcısına verdiği yetki örneğinden hareketle MAZLUMDER' de BM Güvenlik konseyine İsrail'in UCM'de yargılanması için başvuruda bulunacaktır.
Ayrıca daha önce İsrail dostluk gurubuna üye milletvekillerinin istifa etmesi ve dostluk gurubunun dağıtılması aksi halde üye isimlerin deşifre edileceği beyanımıza bağlı olarak bilgi edinme yasası çerçevesinde TBMM'den talep ettiğimiz İsrail dostluk gurubuna mensup üye isimlerinin bildirilmesi dilekçemize meclis ten aldığımız cevabi yazıda İsrail dostluk grubunun tamamen dağıtıldığı ve parlamentolar arası böyle bir dostluk grubunun mevcut olmadığı bilgisinin verilmiş olması ne kadar sevindirici ise milli eğitim bakanlığınca ilk ve ortaöğretim kurumlarında yapılması düşünülen 'Filistin'de insanlık dramı' konulu resim ve kompozisyon yarışmalarının israil'den gelen sert tepkiler üzerine "antisemitizm" endişesiyle iptal edildiği duyurusunun yapılmış olmasını acı ve utanç verici bulduğumuzu ifade etmek istiyorum.
İsrail'in dünya kamuoyunu yanıltmak maksadıyla yaptığı "anti semitizm" propagandaları ile ilgili olarak diyoruz ki;
Artık İsrail'in rahatı kaçmıştır. zira İsrail, Lübnan ve gazze de uğradığı yenilgiyi gizliyor olsa da devletler düzeyinde olmasa bile dünya kamuoyunun vicdanında bu savaşı kesin olarak kaybettiği açıktır.
kurulduğu günden beri kazanmaya alışmış olan İsrail, bundan böyle hep kaybetmeye mahkumdur. çünkü insanlık, Filistin halkının özgürlüğü için savaşan hamas'ın yanında yer almıştır.
İsrail'in bu kaybını telafi etmek, yada gizlemek için yapılan protestoları antisemitizm'in yeniden hortlaması şeklinde sunma çaba ve propagandaları da bu gerçeği asla değiştirmeyecektir.
Başbakanın sert söylemlerinden rahatsız olan israilin Türkiye'ye yönelik tehdit içerikli şantajlarına karşı "ey İsrail, cehenneme kadar yolun var" diyoruz.
Ey İsrail; Bu gün ve her zaman Sana ve zulmüne karşı olacağız ve özgürlüğün ve insanlığın ve Hamas'ın yanında yer alacağız. seni yok edecek bu savaşta asla kadınlarına, yaşlılarına, masum çocuklarına ve mabetlerinde ibadet edenlerine yönelmeyeceğiz ve onlara zarar vermeyeceğiz. Tanrının kulları olarak insan hakkına sahip, senden ve ideolojinden uzak Yahudilere asla dokunmayacağız. Bizim hedefimiz yeryüzünde tek bir Yahudi kalmayıncaya kadar değil, Siyonist israilin işgalini ve zulmünü bitirinceye kadar mücadele etmektir. Ve tarih, bu sözlerimizin asla antisemitizm anlamına gelmediğinin açık şahididir.
24.01.2009
Hasan ÜNAL
MAZLUMDER Bursa Şube Başkanı
Filistin Enformasyon Merkezi verilerine göre, bombardıman sonrası 4 binden fazla binanın tamamen yıkıldığı, 20 bin evin büyük ölçüde ağır hasar gördüğü, 48 Hükümet binası, 20 Cami ve 30 Karakol'un yıkıldığı, İslam Üniversitesi başta olmak üzere aralarında BM'ye ait bir okulun da bulunduğu çok sayıda eğitim kurumunun büyük hasar gördüğü ve en az 100 bin Filistinli'nin evsiz kaldığı rapor edilmektedir.
İşte tüm bu nedenlerle kamuoyunda israil' e karşı oluşan öfke büyük infial oluşturmuş tüm ülkede milyonların katılımı ile büyük protestolar tertip edilmiştir. Toplumsal İnfial saldırılar devam ettiği müddetçe hız kesmeden artarak devam etmiştir.
Bursa kamuoyu da bu konuda hassas davranmış sivil toplum kuruluşlarımızın öncülüğünde bir çok eylemler gerçekleştirmiş ve hükümetten bir dizi yaptırım talebinde bulunmuştur.
Değişik yer ve zamanlarda yapılan basın açıklamaları yanında her akşam Bursa Kent Meydanında kesintisiz protesto eylemleri gerçekleştirilmiştir.
Anajet eğitim üssünde İsrail uçaklarının uçuşlarına son verilmesi maksadıyla Konya da düzenlenen "katil uçaklara dur de" mitingine 8, yine hükümetten israil'e yaptırım uygulama çağrısı için Ankara da düzenlenen "her Filistin hepimiz Filistinliyiz" mitingine 43 ve İsrail zulmünü tel'in amacıyla İstanbul da yapılan çağlayan mitingine 86 otobüsle rekor düzeyde katılım sağlanmıştır. Dayanışma geceleri tertib edilerek gazzeye yardım kampanyaları başlatılmış ve toplanan yardımlar konvoylar eşliğinde halkın yoğun sevgi gösterileri altında ve dualarla Gazze'ye uğurlanmıştır.
Tüm bunların yanında onlarca sivil toplum kuruluşlarının ortak kararı ile 25 ocakta Bursa da bir büyük miting tertip edilmesi kararı alınmış bu konuda siyasi partilerden destek talebinde bulunulduğunda siyasi parti il başkanlıkları bu tür bir soykırıma ilgisiz kalamayacaklarını ve var güçleriyle destek vereceklerini ortak bir basın açıklaması ile kamuoyuna deklare etmişlerdir.
israilin tek taraflı ateşkes ilan etmesi hamasın da israilin tüm askeri varlığını gazzeden çekmesi şartına bağlı olarak bunu kabul etmesi üzerine başlayan yeni süreç nedeniyle miting kararı askıya alınmış, kent meydanında kesintisiz sürdürülen eyleme de ara verilmiştir. Ancak İsrail mallarının boykot edilmesi ve gazzeye yardımların artırılarak sürdürülmesi ve İsrail devletine karşı yaptırım çağrılarına devam edilecektir.
İsrail'in gazze şeridine yenilgiyi kabul etme pahasına giremeden ateşkes ilan etmesinin yanıltıcı olacağı bu kanlı saldırıların durmayacağı 60 yıldır sürdürdüğü işgali sona erdirmeyeceği hamasın da şanlı direnişinin de devam edeceği açık olmakla beraber duyarlılığını esirgemeyen bursa kamuoyuna ve bu konuda ortak irade sergileyen siyasi parti il başkanlıklarına teşekkür ediyor aynı duyarlılığın devam eden yardımlar ve İsrail mallarına karşı sürdürülen boykot kararı için de sürdürülmesini talep ediyoruz.
Ayrıca gerek Türkiye cumhuriyetinin gerekse uluslar arası toplumun israilin işlediği savaş suçlarına karşı harekete geçirilmesi ve hak ettiği cezayı alması yaptırımlar uygulanması noktasında başlattığımız mücadelelere de destek verilmesi çağrısında bulunuyoruz. Zira hiçbir suç cezasız kalmamalıdır.
Bu nedenle mazlumder tarafından gazzeye gönderilen uluslar arası bir gözlem heyeti savaş suçları ile ilgili rapor ve delillendirme çalışması yapılmaktadır.
BM Cenevre Sözleşmesinin 1 Nolu Protokolüne göre; doğrudan sivil nüfusa, insani yardıma, barışı korumakla görevli misyona ve sivil hedeflere yönelik saldırılar ile askeri hedef olmayan din, eğitim,kültür ve hayır amaçlı kullanılan binalar ve hastanelerle tarihi yapılara kasıtlı ya da rast gele yapılan saldırılar savaş suçu kapsamına girdiğinden israil'in uluslarası savaş suçlusu olarak ilan edilmesi ve ceza mahkemesinde yargılanması gerekmektedir.
Bu BM Güvenlik Konseyi'nin BM Kuruluş Sözleşmesi 7.bölümü uyarınca UCM Savcısına soruşturma yetkisi vermesi mümkün olduğundan ve BM Güvenlik Konseyi'nin Darfur Bölgesinde yaşanan olayların soruşturulması için UCM Savcısına verdiği yetki örneğinden hareketle MAZLUMDER' de BM Güvenlik konseyine İsrail'in UCM'de yargılanması için başvuruda bulunacaktır.
Ayrıca daha önce İsrail dostluk gurubuna üye milletvekillerinin istifa etmesi ve dostluk gurubunun dağıtılması aksi halde üye isimlerin deşifre edileceği beyanımıza bağlı olarak bilgi edinme yasası çerçevesinde TBMM'den talep ettiğimiz İsrail dostluk gurubuna mensup üye isimlerinin bildirilmesi dilekçemize meclis ten aldığımız cevabi yazıda İsrail dostluk grubunun tamamen dağıtıldığı ve parlamentolar arası böyle bir dostluk grubunun mevcut olmadığı bilgisinin verilmiş olması ne kadar sevindirici ise milli eğitim bakanlığınca ilk ve ortaöğretim kurumlarında yapılması düşünülen 'Filistin'de insanlık dramı' konulu resim ve kompozisyon yarışmalarının israil'den gelen sert tepkiler üzerine "antisemitizm" endişesiyle iptal edildiği duyurusunun yapılmış olmasını acı ve utanç verici bulduğumuzu ifade etmek istiyorum.
İsrail'in dünya kamuoyunu yanıltmak maksadıyla yaptığı "anti semitizm" propagandaları ile ilgili olarak diyoruz ki;
Artık İsrail'in rahatı kaçmıştır. zira İsrail, Lübnan ve gazze de uğradığı yenilgiyi gizliyor olsa da devletler düzeyinde olmasa bile dünya kamuoyunun vicdanında bu savaşı kesin olarak kaybettiği açıktır.
kurulduğu günden beri kazanmaya alışmış olan İsrail, bundan böyle hep kaybetmeye mahkumdur. çünkü insanlık, Filistin halkının özgürlüğü için savaşan hamas'ın yanında yer almıştır.
İsrail'in bu kaybını telafi etmek, yada gizlemek için yapılan protestoları antisemitizm'in yeniden hortlaması şeklinde sunma çaba ve propagandaları da bu gerçeği asla değiştirmeyecektir.
Başbakanın sert söylemlerinden rahatsız olan israilin Türkiye'ye yönelik tehdit içerikli şantajlarına karşı "ey İsrail, cehenneme kadar yolun var" diyoruz.
Ey İsrail; Bu gün ve her zaman Sana ve zulmüne karşı olacağız ve özgürlüğün ve insanlığın ve Hamas'ın yanında yer alacağız. seni yok edecek bu savaşta asla kadınlarına, yaşlılarına, masum çocuklarına ve mabetlerinde ibadet edenlerine yönelmeyeceğiz ve onlara zarar vermeyeceğiz. Tanrının kulları olarak insan hakkına sahip, senden ve ideolojinden uzak Yahudilere asla dokunmayacağız. Bizim hedefimiz yeryüzünde tek bir Yahudi kalmayıncaya kadar değil, Siyonist israilin işgalini ve zulmünü bitirinceye kadar mücadele etmektir. Ve tarih, bu sözlerimizin asla antisemitizm anlamına gelmediğinin açık şahididir.
24.01.2009
Hasan ÜNAL
MAZLUMDER Bursa Şube Başkanı