Basın Açıklamaları

MAZLUMDER BURSA BASIN AÇIKLAMASI: HENDEKLERE VE OPERASYONLARA SON!

MAZLUMDER BURSA BASIN AÇIKLAMASI: HENDEKLERE VE OPERASYONLARA SON!
Mazlumder Bursa Şubesi tarafından “Hendeklere ve Operasyonlara Son!” başlıklı bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Basın Mensuplarının katılımı ile 26 Aralık Cumartesi saat:11.00’da Mazlumder Bursa Şubesinde yapılan açıklamayı Mazlumder Bursa Şube Başkan Yardımcısı Cihat Oruç okudu.

Mazlumder Bursa Şubesi tarafından “Hendeklere ve Operasyonlara Son!” başlıklı bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Basın Mensuplarının katılımı ile 26 Aralık Cumartesi saat:11.00’da Mazlumder Bursa Şubesinde yapılan açıklamayı Mazlumder Bursa Şube Başkan Yardımcısı Cihat Oruç okudu.

Mazlumder Gnl. Bşk Yrd. İzzet Saldamlı açılış konuşması yaptı, açıklamanın ardından basın mensuplarının soruları cevaplandırıldı. Şube Yönetim Kurulu üyelerinden Samet Solakoğlu, Saim Utku, Enes Gündüz ve Yahya Geçit’in de hazır bulunduğu açıklamanın tam metni şu şekilde:

HENDEKLERE VE OPERASYONLARA SON!

MAZLUMDER olarak 2013 yılında başlayan Çözüm ve Müzakere Süreci’ni, toplumun geniş bir kesimiyle birlikte, içtenlikle benimsemiş, bu sürecin üçüncü bir göz olarak ayrı bir heyet üzerinden izlenmesi gerektiğine de önemle dikkat çekmiştik.

Tüm Türkiye halkı, bu çatışmasızlık sürecinde derin bir nefes almış,  çatışmasızlık nedeniyle yaşanan normalleşmeyi, bununla beraber gelişen barışçıl ortamı olumlu karşılamıştı.

Bu süreçte, zaman zaman yaşanan kırılma ve aksamalara sessiz kalmayıp, barışa doğru atılan tarihi adımların sürdürülmesinde ısrarcı olunmasını, aksine her tutumun telafisi imkânsız sorunlarla birlikte şiddet ve çatışma sürecini tetikleyebileceğini yüksek sesle dile getirmiştik.

Ancak tüm halkın desteklediği çözüm sürecinin 7 Haziran seçimlerinden önce bozulmaya başlamasıyla birlikte, sivil siyaset zemini ve müzakere imkânları, bölgedeki askeri ve siyasi gelişmelerin de etkisinde kalarak yerini çok hızlı bir şekilde, tekrar silahlı çatışma ortamına bıraktı. Altı aydır artarak devam eden bu çatışma ve şiddet siyaseti, adeta bölgeyi savaş alanına çevirmiş, birçok şehri, mahalle ve ilçeleri askeri bir karantinaya dönüştürmüştür.

Çatışmaların il ve ilçe merkezlerinde sürdürülmesi, sivil halkın can ve mal güvenliğinin en yüksek seviyede tehlikeye girmesine ve yerleşim yerleri sakinlerinin mevcut çatışmanın birincil mağduru olmasına sebep olmuştur.

Bu öngörüyle, bu sürecin başından beri;  çatışan taraf olarak PKK’ye yaptığımız çağrılarda, öncelikle çatışmaları sivil alandan uzaklaştırması, ateşkes ilan ederek siyasi, kültürel ve kimlik taleplerinin barışçıl sivil siyaset üzerinden sürdürülmesi gerektiğini söyledik. 

Devlete de PKK tarafından ilan edilecek ateşkese olumlu karşılık vererek operasyonları durdurmasını ve gecikmeksizin barış için çözüm ve müzakere masasını oluşturmasını talep ettik.

Gelinen noktada birçok yerleşim yerinin harap edildiği, sivil can kayıplarının sürekli arttığı, sokakların mayınlandığı, roketlerin, top ve tankların kullanımının rutinleştiği, on binlerce insanın göç etmek zorunda kaldığı, hastane, okul, ev, tarihi eser ve camilerin hiçe sayılarak çatışmanın araçlarına dönüştürüldüğü vahim bir durumla karşı karşıya kaldık.

Çatışma bölgesinde yaşayan halk tarihin en zor, en acı dönemlerinden birini yaşamaktadır. İki ateş arasında kalarak mağduriyeti katlandığı gibi,  hem sokağa çıkma yasağı ve yaşamı tehdit eden süresi ve hem de sokakların hendek ve bombalı tuzaklarla donatılmasından dolayı insani en temel haklarından yoksun bırakılmaktadır.

Hiçbir vicdan bu çatışma daha fazla sürdürülmesini kabul edemez. Akan her kan, işittiğimiz her acı, her çığlık herkese vicdani bir sorumluluk yüklemektedir.

Kendi evinden, kendi sokağından hastası için, yaralısı için, doğum için,ölüsü için, göç için beyaz bayraklarla çıkış arayan halkın tarihi dramı daha fazla görmezden gelinemez. Sebebi ne olursa olsun hedef gözetilerek meskûn mahallere tank top atışları kabul edilemez.

Tüm bunlarla beraber,  Mazlumder Bursa Şubesi olarak diyoruz ki:

Savaşlar, çatışmalar, silahlar, operasyonlar bir an önce durmalı, her ne sebeple olursa olsun bozulan müzakere dönemine geri dönülmeli, şehirler Devletin ve PKK’nin çatışma alanı olmaktan çıkarılmalıdır. Son 30 yıllık savaş sorunun silahla çözülmeyeceğini göstermektedir. Tekrar tekrar başa dönmenin, aynı yollardan farklı sonuç beklemenin anlamsızlığı orta yerde durmaktayken bu kör savaşa son verilmelidir. Çocukların savaşın bir nesnesi haline getirilerek çatışmaya dâhil edilmesi kabul edilemez bir durumdur ve tüm duyarlı kesimler tarafından yüksek sesle kınanmalıdır. Tüm çatışma ortamlarının birincil mağdurları kadınlar ve çocuklar olmaya devam etmektedir, bu mağduriyetlerin oluşmaması için önleyici ve çözümleyici tedbirler daha fazla gecikmeden bir an önce alınmalıdır. Siyasal iktidar bir şarta bağlı kalmaksızın Kürt halkının temel kültürel ve kimlik hakları için acil eylem planı açıklamalıdır. Tüm siyasal ve sivil yapılar adil bir barış ve eşit bir vatandaşlık için kendilerine düşen sorumlulukları bir an önce yerine getirmelidir.

Çatışma değil, müzakere ve çözüm istiyoruz. Barış ve huzur ortamı hepimizin hakkıdır ve onu korumaktan herkes sorumludur.

Hawar (feryat) Ey İnsanlık ,Hawar Ey Adalet ,Hawar Ey Barış.

Mazlumder Bursa Şubesi