Basın Açıklamaları

Kütahya İnanç Özgürlüğü Platformu 21. hafta basın açıklaması

Kütahya İnanç Özgürlüğü Platformu 21. hafta basın açıklamasını gerçekleştirdi..Basın açıklamasını platform adına Sekine Uzun okudu.Bu hafta ki basın açıklamsında ilk evrensel insak hakları beyannamesi olan veda hutbesinden kesitler sunuldu.Adeletsizliğin ve zulmün ayyuka çıktığı bu zaman da kurtuluş reçetesi olarak tüm insanlığa çağlar ötesinden gelen ve çağlar üstü olan veda hutbesini

DÜNYA İSLAM GÜNÜ, MEVLİD KANDİLİ

VE ÇAĞLARI AŞAN VEDÂ HUTBESİ

Yarın 28 Şubat darbesinin yıl dönümü... Ancak biz hak mücadelemizin 21. haftasında 28 Şubat ve darbelerden bahsetmeyeceğiz... Çağları aşan ve çağlara ışık tutan bir peygamberin ümmetine son hitabı olan veda hutbesinden bahsedeceğiz. Bu hafta iki özel gün ardı ardına geldi. 23 Şubat DÜNYA İSLAM GÜNÜ ve bu yıl 25 Şubata denk gelen Hz. Muhammed'in hicri doğum günü olan MEVLİD KANDİLİ...

Hz. Peygamber miladi 23 Şubat 632'de tüm Müslümanlara ve tüm insanlara hitap etmiş, İslam'ın evrensel değerlerinin bir özetini yapmıştır. Bu nedenle 23 Şubat geçen yıldan itibaren "DÜNYA İSLAM GÜNÜ" olarak uluslararası düzeyde kutlanmaya başlanmıştır.

Bugün pek çok toplumsal meselenin özünde, paylaşmayı unutmak, merhamet etmemek, kavmiyetçilik yapmak, menfaatler uğruna yalan söylemek, hırs, tamah ve inat gibi ahlaki zaaflar bulunmaktadır. Sivil anayasa, sosyal adalet ve reformlar gerçekleştirilmesi gereken alanlar inatlaşmalar yüzünden tıkanmaktadır. Bazen çözümü çok kolay olan meseleler karmaşık kurumsal hantallık nedeniyle çözülemez duruma gelmiştir. Devlet, birey, cemaat düzlemlerinde ötekini anlamayı engelleyecek duvarlar vardır. Anlayamamak diğer tüm ahlaki bozuklukları beraberinde getirir.

Öyleyse bu hafta biz susacağız Hz. Peygamber konuşacak. Yani birbirine benzeyen başarısız olmuş darbe planlarından, hayatlarımız felç etmiş darbelerden, bir türlü tesis edemediğimiz toplumsal barıştan, sosyal adaletten bahsetmek yerine kutlu peygamberin bundan tam 1378 yıl önce beyan ettiği tüm insanlığa hitap eden " VEDÂ HUTBESİNDEN" bazı bölümleri okuyacağız:

"Ey Allah'ın kulları,

Size Allah'a sığın­manızı, emirlerine yapışmanızı, günahlar­dan arınmanızı, azabından korunmanızı öğütlerim. Size tekrar tekrar, O'na itaati tavsiye ederim. Sözlerime hayırlı olanla, O'nun izni ve yardımıyla başlıyorum.

Ey İnsanlar! Ben sizin hepinize, Al­lah'ın; emirlerini tebliğ ile görevlendirdiği, ilahî hükümleri icraya, ülkeyi imara, dünya düzenini kurmaya, sağlamaya memur et­tiği Rasûlü'yüm. Beni dinleyin, size bazı açıklamalar yapacağım. Bu yıldan sonra, bir daha burada sizinle buluşup buluşamayacağımı bilemiyorum.

Ashabım! Siz Rabbinizin huzuruna varacaksınız, size işlediğiniz amellerin hesabını sorulacak. İyice tebliğ edebildim mi?

Ey İnsanlar! Allah'a sığının, emirlerine yapışın, azabından korunun. İnsanların mallarını eksik tartmayın, bedellerini eksik ödemeyin, mallarını kötülemeyin, haksız rekabet yapmayın, fırsat kollayarak, gasp ederek insanların haklarını zayi etmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmakta ve küfürde ileri gitmeyin..

Bütün insanlara ve size söylüyorum. Cahiliye döneminin faizli alışverişi kaldırılmıştır. Yüce Allah, kaldırılan ilk fa­izin, Abbas b. Abdilmuttalib'in ki olmasını emretmiştir. Ancak anaparalarınız sizindir. Ne siz haksızlık edebilirsiniz, ne de haksız­lığa uğratılacaksınız.

Ashabım! Cahiliye dönemindeki bütün kan, dava­ları, kıyamet gününe kadar ayaklarımın altındadır. Kıyamet gününe kadar Cahiliye döneminde var olan kan da­vaları kaldırılmıştır, kaldıracağımız ilk kan davası, Amir (İyâs) b. Rebîa b. el-Hâris b. Abdülmuttalib'in kan davasıdır.

Tebliğ ettim mi? (İnsanlar; 'elbette tebliğ ettin', dediler)

Burada bulu­nanlar sözlerimi bulunmayanlara iletsin.

Ey İnsanlar! Sizi uyarıyorum, herkes yal­nızca kendi işlediği suçtan sorumludur. Suçlu evlattan dolayı baba sorumlu tutula­maz, suçlu babadan dolayı evlat da sorum­lu tutulamaz.

Ey İnsanlar! Şeytan, sizin bu toprakla­rınızda kendisine tapınılmasından ümit kesmiş bulunuyor. Ancak, bunun dışındaki önemsiz gördüğünüz davranışlarda, ara­nızda çıkardığı fitne fesatla sizi birbirinize düşürdüğünde sözünün dinlenmesinden hoşnut olacaktır. Dininizde sebat ederek, dininize sahip çıkarak, şeytanın, azgınların, şeytani düzen­lerin vesvesesinden, dalaveresinden kendi­nizi koruyun.

Ey İnsanlar! Yalan yere Allah'ın adını anarak yemin etmeyin. Yalan yere Allah adına yemin edenin yalanını Allah açığa çıkarır.

Ey İnsanlar! Kadınlarınızın sizler üze­rinde hakları, sizin kadınlarınız üzerinde haklarınız vardır. Rızıklarını ve giyimlerini sağlama sorumluluğunuz var. Kadınların iyiliğini isteyin, durum­larının iyileşmesi için çaba sarf edin. Çünkü onlar sizinle birlikte yaşamak mecburiyetinde olan hayat arkadaşlarınızdır. Siz onları Allah'ın emaneti olarak aldı­nız. Allah'ın emri ve hükmüyle onları helal edindiniz. Eğer haklarını ararlar, sorumluluklarına riayet ederlerse onlara tavır takınmanıza, cezalandırmaya hakkı­nız yoktur. Onların serkeşliğinden ederseniz, onlara öğüt verin. Onların yi­yeceği ve giyimi konusunda cömertçe iyilik ve ihsanda bulunmanız, onların haklarıdır. Kadınların haklarına riayet ko­nusunda Allah'ın emirlerine yapışın, aza­bından korunun, onların iyiliğini isteyin, durumlarının iyileşmesi için çaba sarf edin. Sözlerimi iyice anlayarak hatırınızda tutun.

Ey İnsanlar! Sözlerimi iyi dinleyin. Bütün müminler kardeştir. Kimseye, gönül rızası olmadıkça, kardeşi­nin malı helal değildir. Sakın haksızlık etmesin, hile yapmasın. Müslüman'ın kim olduğunu size anlata­yım mı? Müslümanların, dilinden ve elin­den zarar görmediği kişidir. Müminin kim olduğunu size anlatayım mı? İnsanların mallarına ve canlarına za­rarı dokunmayacağından emin olduğu ki­şidir.

Ey Müminler! Benden sonra küfre dön­meyin, birbirinin boynunu vuran kâfirler haline gelmeyin. Size, sımsıkı sarıldığınız sürece asla hak yoldan uzaklaşmayacağınız apaçık Allah'ın kitabı Kur'ân'ı ve Rasûlü'nün sünnetini bıraktım. Bunlarla amel ediniz, davranışlarınıza Kur'ân ve sünneti yan­sıtınız. Bir de soyumdan yakınlarımı, Ehl-i beytimi bıraktım.

Ey insanlar! Rabbiniz birdir. Babanız da birdir. Hepiniz Adem'in çocuklarısınız, Adem ise topraktandır. Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi; kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahın da kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvadadır.

Ey İnsanlar! Yarın Beni size soracaklar. Ne dersiniz? Peygamberlik görevimi yeri­ne getirdim mi? Vazifemi yaptım mı? Orada bulunanlar, 'evet yemin ederiz ki, tebliğ ettin, bize tavsiyelerde ve öğütlerde bulundun, böylece şehadet ederiz' dediler.

Şahit ol ya Rabbi, Şahit ol ya Rabbi, Şahit ol ya Rabbi...