Araştırma sahasını DTP'nin güçlü
olduğu Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri, DTP'nin güçlü olmadığı
Doğu, Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz Bölgeleri ve Batı illeri olarak üçe
ayıran araştırmada örneklemenin belirlenmesinde "çok
aşamalı","tabakalı","tesadüfi yöntem" deneklerin belirlenmesinde ise
mahalle, sokak, kapı numarası, yaş ve cinsiyet kotaları uygulandığı
belirtiliyor.
1-10 Ağustos 2008 tarihleri arasında yapıldığı belirtilen araştırma şu bölgeleri içeriyor:
DTP'nin güçlü olduğu iller: 1-Ağrı, 2-Batman, 3-Bingöl, 4-Bitlis, 5-Diyarbakır, 6-Iğdır, 7-Mardin, 8-Muş, 9-Siirt, 10-Şırnak, 11-Tunceli, 12-Şanlıurfa, 13-Van, 14-Hakkari, 15-Kars, 16-Ardahan. Bu illerde yapılan toplam anket sayısı 3260 adet
DTP'nin güçlü olduğu ilçeler: 1-Bismil, 2-Cizre, 3-Doğubeyazıt , 4-Ergani, 5-İdil, 6-Erciş, 7-Kızıltepe, 8-Kozluk, 9-Kurtalan, 10-Midyat, 11-Nusaybin, 12-Patnos, 13-Silopi, 14-Silvan, 15-Tatvan, 16-Viranşehir, 17-Kahta, 18-Birecik, 19-Siverek, 20-Ceylanpınar, 21-Suruç, 22-Yüksekova Bu İlçelerde yapılan toplam anket sayısı 1511 Adet
DTP'nin güçlü olmadığı iller: 1-Malatya, 2-Mersin, 3-Osmaniye 4-Sivas, 5-Erzurum, 6-Erzincan, 7-Adıyaman, 8-Elazığ, 9-Gaziantep, 10-Kilis, 11-Antakya, 12-Kahramanmaraş, 13-Adana: Bu illerde yapılan toplam anket sayısı 4543 Adet
Batı illeri: 1-İstanbul, 2-Ankara, 3-İzmir, 4-Antalya, 5-Bursa, 6-Edirne, 7-Tekirdağ, 8-Konya, 9-Eskişehir , 10-Kayseri, 11-Kocaeli, 12-Samsun, 13-Trabzon, 14-Rize, 15-Kütahya. Bu illerde yapılan toplam anket sayısı: 4929 Adet
Yapılan toplam anket sayısı 14.243 Adet
Soru 1: Sizce Türkiye'de Kürt sorunu var mıdır ?
Sonuçlar: Fotogalerimizdeki 1,2,3 numaralı grafikler...
Doğu Ergil'in yorumu;
DTP'nin güçlü olduğu Doğu ve Güneydoğu illerinde belirgin bir "Kürt
sorunu" algılaması vardır. Deneklerin %78,3'ü Türkiye'de bir "Kürt
sorunu" olduğuna inanırken, aynı illerdeki deneklerin %20,3'ü böyle bir
sorun olmadığını veya yaşadıkları sorunları bu çerçevede
algılamadıklarını belirtmişlerdir. Kararsızların istatistiksel bir
değer sergilemediği bu ortamda insanların yargılarının çok net olduğu
anlaşılmaktadır. Oysa, Kürt coğrafyası (Doğu ve Güneydoğu illeri)
içinde olmasına rağmen DTP'nin kuvvetli olmadığı illerde edinilen sonuç
oldukça farklıdır. Bu illerde deneklerin % 47'si Türkiye'de bir "Kürt
sorunu" olduğuna inanırken %36.1'i karşı çıkmakta, %16.9'u da kesin bir
yargıda bulunmamıştır. Bu verilerden iki sonuç çıkarılabilir: �DTP'nin
etkili olduğu halk tabakaları arasında siyasal ve ideolojik tercihler
daha belirginleşmiştir. Bunun nedenleri ayrıca araştırılmalıdır. �İnsanlar,
yaşadıkları sorunları tek bir nedene dayandırmaktan ziyade birçok
nedenin hayatlarına yansıyan olumsuzlukların kaynağı olabileceğine
işaret etmektedirler. Kısaca, salt siyaset temelli bir toplum yorumu
yapmanın yetersiz olduğu kanısındadırlar. Batı'ya gidildiğinde "Kürt sorunu" olgusu
daha az itibar görmektedir. Batı illerinde deneklerin %50,7'si bir Kürt
sorunu olmadığını dile getirmişlerdir. Sadece %21,4 Türkiye'de bir Kürt
sorunu olduğuna inanmaktadır. İlginç olan, Doğu'dan Batı'ya gidildikçe
kararsızların sayısının artmasıdır. Örneğin, DTP'nin zayıf olduğu Doğu
ve Güneydoğu illerinde kararsız olanların veya "fikri olmayanların"
oranı %16,9 iken, bu oran Batı'da %27.9'dur. Batı illeri, olup biten
hakkında daha az bilgiye, hatta ilgiye sahip görünmektedirler. Bu da
doğaldır; çünkü yaşanan sorunun ancak ikincil müdahili durumundadırlar.
Acaba PKK'nın son haftalarda kitlesel şiddet eylemlerini kentlere
taşıma çabaları, bu kararsızlığı ortadan kaldırmak ve toplumu
kutuplaştırarak taraf olmaya zorlamak mıdır? Eğer öyle ise haklı bir
siyasal bir davanın sonuçlandırılmasından çok bir kör dövüşüne ve
psikolojik kırılışa yol açacak eylemler, örgütün "barışçı ve demokratik
çözüm" önerisine ters düşmektedir.
Soru 2: Sizce Kürtler ve Türkler iki ayrı halk mıdır?
Sonuçlar: Fotogalerimizdeki 4,5,6 numaralı grafikler
Doğu Ergil'in yorumu;
Türklerin ve Kürtlerin iki ayrı halk olup olmadığı konusunda
sorulan soruya verilen yanıtlar, Kürt coğrafyasında DTP'nin güçlü
olduğu ve olmadığı illerde sadece niceliksel (sayısal) bir farkı
yansıtmaktadır. Esas olarak Kürtler kendilerini ayrı bir halk olarak
(Halk, kültürel olarak kendisinin diğer kümelerden veya ülke nüfusunun
çoğunluğundan farklı özelliklere sahip olduğuna inanan kümedir.)
görmektedirler. Kürtlerin ve Türklerin ayrı halklar olduğu savı DTP'nin
güçlü destek bulduğu Doğu ve Güneydoğu illerinde %69,1 oranında kabul
görürken, bu oran DTP'nin güçsüz olduğu Doğu ve Güneydoğu illerinde
%44,4'dür. İlk kategoride "ayrı halklar değildir" diyenlerin oranı
%4,3'tür. Yine de deneklerin %26,6 gibi bir oranı kesin bir kopuşa razı
olmalılardır ki bir fikir beyanından kaçınmışlardır. DTP'nin güçlü
olmadığı Doğu ve Güneydoğu illerinde Türklerle Kürtlerin ayrı halklar
olmadığını belirtenlerin oranı %36,8'dir. Bu kümeye, %18,8 olan
kararsızlar veya fikri olmayanların bir bölümü daha ilave edilirse,
Kürt coğrafyasında bile radikal bir kültürel-duygusal ayrışmaya razı
olmayanların oranının yüksekliği görülebilir.
Soru: 3 Sizce Kürtçe Türkçe'den ayrı bir dil midir?
Sonuçlar: Fotogalerimizdeki 7,8,9 numaralı grafikler
Doğu Ergil'in yorumu;
Kürtçe'nin Türkçe'den ayrı bir dil olup olmadığı sorusu, dile
ilişkin bir olgu olmaktan çok kültürel farklılık algısını ortaya
çıkarmak için soru kâğıdına konmuştur. Çok açıktır ki iki dil,
paylaştıkları ortak sözcüklerin ötesinde farklı bir köken ve yapıya
sahiptir. Buna rağmen, DTP'nin güçlü olduğu yörelerde bile
Kürtçe'nin, Türkçe'den ayrı bir dil olmadığını düşünenler vardır:
%16,7. Bu illerde Kürtçe'nin özgünlüğünü kabul eden deneklerin oranı
%75 iken, %8,3 de bu konuda kararsızdır. Doğu ve Güneydoğu'da DTP'nin
kuvvetli olmadığı illerde Kürtçe ile Türkçe'nin ayrı diller olduğunu
düşünenlerin oranı %37,6 iken aynı dil olduğunu (belki farklı lehçeler)
olduğunu belirtenlerin oranı %36,6 gibi çok yüksek orandadır. Buna
%25,6 oranında kararsız veya "fikri yok" olanlar da katılırsa, dilden
kaynaklanan bir ayrılığın hoş görülmediği yorumu yapılabilir. Konunun
ideolojik yönü Batı illerinde daha da dramatik bir boyut kazanmaktadır.
Batı illerindeki denekler %61,8 oranında iki dilin ayrı olduğunu
reddetmektedirler. Sadece %6,9'u Türkçe ile Kürtçe'yi ayrı diller
olarak görmektedir. Ancak bu konuda kafası karışık olanların veya
sağlıklı bir karar veremeyenlerin oranı %31,4 gibi yüksek bir değerdir.
Soru 4: Sizce Kürtçe Türkçe'nin bir lehçesi midir ?
Sonuçlar: Fotogalerimizdeki 10,11,12 numaralı grafikler
Doğu Ergil'in yorumu;
Türkçe ile Kürtçe'yi zihinsel ve kültürel olarak yaklaştırabilecek ve
insanları farklılıktan kaynaklanan travmalardan kurtaracak bir bağ
arayışında olup olmadıkları sorunsalı önemliydi. Bu nedenle
"Kürtçe'nin, Türkçe'nin bir lehçesi" olup olmadığı soruldu ve alınan
sonuçlar gerçekten de böyle gereksinim olduğunu ortaya çıkardı. Kürt
kültürünün, soyunun (etnisinin) ve dilinin farklılığında türetilen bir
siyaset geleneğinden gelen DTP'nin güçlü olduğu Doğu ve Güneydoğu
illerinde Kürtçe'nin Türkçe'nin bir lehçesi olduğunu kabul edenlerin
oranı sadece %8,2'dir. "Değildir" diyenler %69,9 iken kararsızlar
%21,9'dur. Bu siyaset-yoğun ortamda bile "lehçedir" diyenler ile
kararsızların oranı %30'a varmaktadır. Bekleneceği gibi DTP'nin güçlü olmadığı Doğu ve Güneydoğu
illerinde Kürtçe'nin Türkçe'nin bir lehçesi olduğu tezini kabul
edenlerin oranı %50,5'tir. Bu değer, Batı illerinde %69,9'a
çıkmaktadır. Her iki yörede, karar vermekte zorlananların oranı
yüksektir. DTP'nin güçlü olmadığı Doğu ve Güneydoğu illerinde bu konuda
"fikri olmayanların" oranı %15,8 iken, bu oran Batı illerinde
%22,2'dir. Eldeki veriler, yargıların siyasal nitelikli olduğunu ve
siyasal eğilimlerin de birliktelikten yana olduğunu sergilemektedir.
Bir diğer önemli bulgu da; DTP ve içinden geldiği siyasal
geleneğin endokrine edici etkisidir. Bu ideolojik bagajı taşıyan kişi
ve grupların ayrışmış ve başka hiç bir şeye benzemeyen bir Kürt kültürü
ve varlığı olduğuna ilişkin inancı DTP'nin etkisinin sürdüğü yörelerde
açıkça görülmektedir.
(Haber 7)