Basın Açıklamaları

Kayıp yakınları JİTEMe yürüdü

JİTEM binasına yürüyen Diyarbakırlılar, faili meçhullerin sorumlusu JİTEM komutanlarının yargılanmasını istedi

Diyarbakır'da faili meçhul cinayetlerin adresi olarak bilenen eski JİTEM binasına doğru yürüyüş düzenleyen yaklaşık 3 bin kişi, Hakikatleri Araştırma Komisyonu'nu kurulmasını istedi.
Ergenekon operasyonunda eski JİTEM'ci komutanların tutuklanması ve Abdülkadir Aygan'ın itiraflarıyla JİTEM bir kez daha gündeme gelirken, Diyarbakırlılar, Dağkapı Meydanı'nda bir araya gelerek, yaşanan olayların adresi olarak bilinen Saraykapı semtindeki eski JİTEM binasına doğru yürüyüş gerçekleştirdi. DTP Diyarbakır İl Örgütü öncülüğünde yapılan yürüyüşe, Diyarbakır Milletvekili Gültan Kışanak, belediye başkanları, İHD Diyarbakır Şube Başkanı Muharrem Erbey, JİTEM tarafından kaçırılarak kaybedilen ve faili meçhul cinayetlerde kurban gidenlerin aileleri katıldı.
Dağkapı'da toplanan aileler, gazetecilere eşlerini, çocuklarının, kardeşlerinin nasıl evden ya da iş yerinden yada yoldan alındıklarını anlatırken ağlamaları yürekleri burktu. Kaçırılan ve bir daha haber alınamayan Sadık ve Fatma Kortak'ın 15 yaşındaki kızları Kübra Kortak, yaşadığı acıyı anlatırken, "Ne annemi ne de babamı görebildim. Kaçırdılar katlettiler bizi öksüz bıraktılar" diyerek, gözyaşlarını tutamadı.
JİTEM binası önünde bir konuşma yapan DTP Diyarbakır İl Başkan Vekili Ali Şimşek, Ergenekon'da ortaya çıkan gelişmelerin dikkatleri yeniden bölgeye ve Diyarbakır'a çevirdiğine dikkat çekerek, "Uzun yıllar boyunca faili meçhul cinayetlerin sistematik ve belli bir konsept çerçevesinde işlendiği gerçeği bu coğrafyada yaşayan tüm insanların bilgisi dahilindedir. Canlı tanıkları olduğumuz bu süreçte gözaltında kayıplar ve infazlar adeta günlük yaşamın bir parçası haline gelmişti" dedi.
Böyle bir süreci bir avuç insanın "kontrol dışı" faaliyetleri gibi açıklamanın bu cinayetlerin üstünü örtme ve saptırma çabasından başka bir şey olmadığnı söyleyerek, "Nitekim Ergenekon davasının en önemli sanığı olan Veli Küçük, Hurşit Tolon, Şener Eruygur, Levent Ersöz, Arif Doğan gibi isimler yıllarca bu bölgede görev yapmış o dönemin devlet hiyerarşisinin en yetkili isimleridir. Subayların yanı sıra itirafçı ve bazı korucuların da yer aldığı JİTEM, Diyarbakır'da yüzlerce faili meçhul cinayet ve kayıpların sorumlusudur. JİTEM Diyarbakır Grup Komutanlığı'nın adresi ise Jandarma Alay Komutanlığı olarak kullanılan binadır. Burası 'Girişi olan çıkışı olmayan' yer olarak ün yapmış ve sayısız gözaltında kayıpların yaşandığı önemli merkezlerden olmuştur. Gözaltın da kaybedilen insanların cesetlerinin bu bölgede toprağa gömülü olduğu yaygın bir kanaattir. Bu nedenle Savcıları bu bölgede kazı yapılması konusunda görevlerini yapmaya davet ediyoruz" şeklinde konuştu.
Tozlu raflarda bekletilen faili meçhul cinayet ve kayıp dosyalarının raflardan indirilerek Ergenekon davası ile birleştirilmesi gerektiğinin altını çizen Şimşek, "Ergenekon davası esasen Diyarbakır merkezli olarak yürütülmeli, tüm mağdurların ve tanıkların bilgisine başvurulmalı bunun yanı sıra Hakikatleri Araştırma Komisyonu kurularak tüm karanlık olaylar ayrıntılı bir şekilde incelenmeli ve derin devletle olan bağı ortaya çıkarılmalıdır" dedi.
Araştırma komisyonu
Ergenekon davasının tüm bu gerçeklerden uzak olduğunu ve AKP Hükümeti'nin derin devleti yenileme ve kendisine siyasi açıdan rant sağlama çabasından başka bir şey olmadığını ifade eden Şimşek, "Devlet sorumluluğunu kabul etmeli ve bütün karanlıkta kalmış olayların soruşturulduğu Hakikatleri Araştırma Komisyonu kurulmalıdır" diye kaydetti. Yapılan açıklamanın ardından DTP Diyarbakır Milletvekili Gültan Kışanak ve DTP'liler JİTEM binasında incelemelerde bulundu. (Diyarbakır/DİHA)


İşte JİTEM işkencehanesi
Bölgede kaçırılarak kaybedilen ve faili meçhul cinayetlerde yaşamını yitirenlerin adresi olarak gösterilen Diyarbakır JİTEM Grup Komutanlığı'nın İçkale'deki eski binasının hücre bölümlerinde işkencecilerin izleri duruyor. Duvarda sallanan ve "askı" olarak adlandırılan işkence yönteminin aletleri de yerli yerinde.
Kayıp yakınları, özellikle Silopi'deki BOTAŞ kuyuları ve Diyarbakır'ın İçkale bölgesindeki eski JİTEM binasının çevresindeki alanda araştırılma yapılması istiyor. İçinde kilise, camii, eski cezaevi binası bulunan İçkale, 1990'dan önce adliye binasını da barındırıyordu. İçkale'de bulunan yapıtlar, müze ve kültürel etkinliklerin yapılacağı alan olarak yeniden restore ediliyor. Ancak, JİTEM binasının çevresi yeniden düzenlense de, o dönemin izleri silinemiyor. Keza İçkale'nin Güneybatı kısmında JİTEM binasına bağlı olan ve yerin bir buçuk metre altında olan hücrelerin olduğu bölge tüyleri diken diken ediyor.
JİTEM'e giren canlı çıkamaz!
Eski JİTEM üyesi Abdulkadir Aygan'dan bu binaya dair bir kaç not eklemek de yaşananları anlamak için önemli: "JİTEM'e giren canlı çıkmazdı. Kuşkulandıklarımızı, suçlu olsun olmasın JİTEM'e çeker, sorgular, infaz ederdik. Sonra da yola atardık. Binbaşı Abdülkerim Kırca'nın döneminde sadece biz 30 kişi öldürdük. İhsan Haran diye bir genç vardı. Kırca'nın emriyle kafasına sıkıldı. Ama ölmeyip hastaneye gitmiş. Hastane basıldı, yeniden infaz edildi. PKK'lı olduğu sanılan bir genci ve alakasız amcasını JİTEM'e çektik. Sorgulayıp Kırca'nın emriyle telle boğduk, ölüleri Silvan yoluna attık. PKK'lı olmadığını ağlaya ağlaya söyleyen bir gençle sevgilisini aldık. Genç kıza bizzat Kırca işkence yaptı. Cesetleri Sivas yönünde attık..."

(Diyarbakır/DİHA) 03.02.09