Eve girdiler ve bağırmaya başladılar: "Altınlar nerede? Paralar nerede?" Ben de onlara cevap verdim: "Ne altını? Bizim hiçbir şeyimiz yok." Kocama ve çocuklarıma vurmaya başladılar. Gazze'nin güneyindeki Şucaiyye'ddeki evlerini batığında İsrail askerlerinin "Bana altın ve paraların yerini göster, Yoksa sizi öldürürüz, ya da ayaklarına ateş ederiz, ve seni kan kaybından ölünceye kadar seni öylece bırakırız." dediklerini aktarıyor.
Filistinli anne Ümmü Abdullah Affane, İsrail askerlerinin kendilerine yaptıklarını böyle anlatıyor.
İşte, İsrail ordu sözcüsü Afihay Adari'nin 'dünyanın en ahlaklı ordusu' dediği ordu..Bu ordu, Gazze sınırlarındaki evlere arama bahanesiyle girdiğinde mazlum Gazze halkının evlerini, ölümden kurtulan Filistinlilerin anlattığına göre böyle soyuyor.
Ümmü Abdullah, acı ve kederle şunları söylüyor: "Bu parayı ve altınları biriktirmek için yıllarımı vermiştim. Hiçbir şey bırakmadılar. Her şeyimi aldılar. Çocuklarımın geleceği mahvoldu. Bu paralarla üniversiteye kadar onları okuturum diye düşünüyordum. Ancak her şey gitti."
Göz açıp kapayıncaya kadar
İsrail askerlerinin bastığı bir başka evde ise Ümmü Yusuf, dizlerini döverek "Hasbnullahu ve nimel vekil" diyor. Göz açıp kapayıncaya kadar ömür boyu biriktirdiklerini yitiren Ümmü Yusuf, hiçbir şey yapmadan yılların alın teri ve emeğinin ellerinin arasından yitip gittiğini görmenin verdiği acıyla ağlıyor.
Ümmü Yusuf, oturduğu ev civarına İsrail bombardımanı başlamasının ardından evinden çocuklarıyla beraber kaçarak canlarını kurtarmaya çalışmış. Sonrasını şöyle anlatıyor: "Eve yaptıkları bombardıman şiddetlenince evden çıkıp kaçmak istedim ancak aklıma evden hızla alabileceğim paralar ve altınlar geldi. Hemen eve dönüp elbise dolabına sakladığım paraları almak için odaya girdiğimde birden bire İsrail askerlerinin odaya girdiğini gördüm. Aniden silahları üzerime çevirdiler ve para almak için dolaba ulaşmak istediğimi anlayınca ayaklarıma ateş ettiler. Buna rağmen dolabın kapısın açmayı başardım ama paralarımı galiz küfürler eşliğinde elimden aldılar."
Silahlı gasp
Başka bir tanık olan Ebu Ahmet ed-Dihdar, başına gelenleri şöyle anlatıyor: "Eve düzenledikleri baskınla hepimizi evden çıkarttılar. Giderken de evimizden bir şay almamıza izin vermediler. Hepimiz çoluk, aç ve susuz olan çocuk, kadın ve yaşlılardan oluşan 12 kişiydik. Sonra evlerimize girerek her yeri aradılar. Eşlyaarımızı kullanılamaz hale getirdiler, mutfağı patlattılar, toplam 12 bin dolar ve 1 kg. altın aldıktan sonra gittiler."
Ve ekliyor: "Deri elbiselere ve yüzüklere varana kadar aldılar."
İşte, İsrail sözcüsünün bahsettiği dünyanın en ahlaklı ordusu..