16 yıl önce, 2 Temmuz 1993 tarihinde, Sivas'ta, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği tarafından düzenlenen 4. Pir Sultan Abdal Şenliklerine/etkinliklerine katılmak amacıyla Madımak oteli'nde kalmakta olan yazar, düşünür ve sanatçılara yönelik kitlesel nefret ve şiddetin sonucu olarak zikredilen otel kundaklanmış ve meydana gelen yangın neticesinde 37 insan yaşamını yitirmiş, sayıları 60 ila 70 arasındaki insan da yaralanmıştır.
Sivas'ta meydana gelen ve 37 insanın yanarak ya da boğularak yaşamını yitirmesine yol açan olaylar, en temel ve vazgeçilmez insan hakkı olan yaşam hakkını ihlal etmiştir. <!--?xml:namespace prefix = st1 ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:smarttags" /-->Sivas olayları tek kelimeyle kitlesel bir cinnet hali ve katliamdır. Yeryüzünde insan aklının icad edeceği hiçbir gerekçe masum insanların öldürülmesini haklı kılamaz.
Katliamla ilgili yargılama süreçleri neticesinde verilen yargı kararları ise maddi gerçeğin açığa çıkması ve adaletin gerçekleşmesi adına tatmin edici değildir. Kamuyoundaki genel görüş de bu yöndedir. Bu cümleyle paralel olarak sivas katliamı, failleri, azmettiricileri ve olayları önlemede ihmali bulunan devlet görevlileriyle üzerinden 16 yıl geçmesine karşın hala tam anlamıyla aydınlatılabilmiş değildir.
Sivas katliamı, toplumu, din, etnisite ve mezhep açısından homojenize etmeyi amaçlayan totaliter devlet aygıtının, farklı kimlikleri atomize eden ve çatıştıran pratiklerinden bağımsız düşünülemez. Bu açıdan, sivas katliamının görünen failleri örgütlü-kitlesel şiddet ve nefret etkisindeki bireyler olduğu gibi ilk bakışta görünmeyen asli/azmettirici faili de toplumsal çatışmayı besleyen, insan hak ve özgürlüklerini, çoğulculuğu, benzeri kavram ve değerleri tehdit tanımlarıyla kategorize eden totaliter devlet zihniyeti ve gelenekleridir.
Yazar, düşünür ve sanatçıları hedef alan ve masum 37 canın yaşamını yitirmesine neden olan Sivas katliamının, faillerini ve azmettiricilerini, ayrıca ihmalleriyle birşekilde bu katliama yardım ve yataklık edenleri kınıyor ve lanetliyoruz. Katliamda yaşamını yitirenler başta olmak üzere, tüm mağdur yakınlarının acılarını, katliamın yıldönümü vesilesiyle paylaşıyoruz. Cumhuriyet tarihinin karanlık koridorlarından biri olan ve hala aydınlatılmayı bekleyen Sivas olayları ve katliamıyla yüzleşmek zorunluluğu, devlet ve elitleri başta olmak üzere örgütlü toplum unsurlarının tümünün asli sorumluluğundadır.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur. 03.07.2009
MAZLUMDER İzmir Şube
Yön. Kurulu adına
Av. Suphan ERKAN